Kategori: Etkinlik, Yönetim

Dün StudioX‘te gerçekleştirdiğimiz Yönetim 2.0 etkinliğinde, yönetim konusunda çeşitli uzmanlıklara sahip konuşmacılarımızdan yenilikçi yönetim modelleri üzerine birbirinden keyifli ve ufuk açıcı sunumlar dinledik. Çevik yönetim, tasarımlı odaklı düşünce, örgütsel davranış, iş yerinde mutluluğun sırrı ve otopilota aldığımız tüketici davranışlarımız ilk oturumun konuları oldu. ACM yönetici ortağı Lemi Orhan Ergin, uzun yıllar telekom sektöründe çalıştıktan sonra akademiye dönen İTÜ hocamız Deniz Tunçalp, şirket içi değişimi yakından izleyen SAP şirketi Yönetim Danışmanlığı temsilcisi Dr. Serdar Kebapcı, teknoloji ve medya şirketlerinde üst düzey görevler üstlenmiş Tijen Mergen ve Davranış Enstitüsü‘nü temsilen Erhan Ecevit hangi kalıpları kırmamız gerektiğini sorgulayarak yönetim konusundaki kendi deneyimlerini paylaştılar.

Ardından, İsmail Hakkı Bosnalı moderatörlüğünde CEO paneline geçildi. Halil Erdoğmuş (ebebek) ve Bahadır Pekkan (comData) birer başarı hikayesi olan şirketlerinde nasıl bir yönetim benimsediklerini, değişimi nasıl karşıladıklarını ve yönetim stratejilerini dinleyicilerle paylaştı. Kapanışta, Mümkün kitabının yazarı çok değerli ODTÜ’lü hocamız sosyolog Nurdoğan Arkış liderlik hakkında uzun yıllar yaptığı araştırmaları eğlenceli bir konuşmayla aktardı.

Konuşmaların video kayıtlarını youtube kanalımızdan çok yakında izleyebileceksiniz. Videolar yayına hazırlanırken, toplantıdan çıkan bazı değerli bilgileri şu şekilde özetlemek isteriz:

  • Yenlik, gelişim ve gelecek için bazı kalıpları kırmamız gerekiyor. Elbette, düzeni sağlayan, hayatımızı kolaylaştıran iyi kalıplar var. Her kalıba tekme atmayalım ama başarıya giden yolda kötü ve çirkin kalıplardan kurtulmamız gerekiyor.
  • “Türkiye’de çalışanların %85’i işinden mutsuz. Mutsuzluk %80 verimlilik kaybı demek.” Mutsuzluğa çareler sunan yeni yöntemlerden birisi çevik yönetim tarzıdır. İş yerinde mutsuzluğa neden olan iş ilişkileri, maaş, kariyer olanaklarının sınırlı olması gibi sorunları ortadan kaldırabilmek için yöneticilerin şirket DNA’sına uygun kişileri işe alması, yetkilerini devrederek çalışanlara sorumluluklar vermesi, kişilerin kendilerine yatırım yapabilmelerine olanak vermesi, şirket içinde bilginin ve deneyimin akmasını sağlaması gerekiyor. İş yerinde mutlu olmanın yolu otonomi, ustalık, bağlılık, sonuç odaklı olmak ve iyi ilişkiler kurmaktan geçiyor.
  • Toplum olarak zorlandığımız konulardan biri olsa da pozitif geri bildirimi yaygınlaştırmalıyız. Yapıcı eleştirinin organizasyonda yarattığı olumlu etkilerden faydalanmalıyız.
  • Davranışlarda değişiklik için %90 bilişsel ve sezgisel hareket etmemize neden olan otopilotu kırmamız gerek.
  • “Liderlik hedef koymak ve eyleme geçmektir, özgüven gerektirir”. Aslında doğuştan gelir, her çocuk sınırsız özgüvenle doğar ama toplumsal çevre içinizdeki özgüveni rahat bırakmaz. Topluma, rakiplerinize, zorluklara karşı  “Mümkün” diyebildiğiniz zaman sonuca ulaşabilirsiniz.

Yönetim 2.0 etkinliğimize katılan ve destek veren herkese teşekkür ederiz. Bir sonraki etkinlikte görüşmek dileğiyle.

 

İlgili Yazılar

Arama yapın