MILETOS

Berkin Malkoç

Miletos

Miletos şirketini ne amaçla kurdunuz?

Miletos’u temel bilimler ve mühendislikte araştırma geçmişli kişilerden oluşan bir takım olarak Türkiye ve dünyadaki zorlu analitik problemlere çözümler geliştirmek amacıyla kurduk. Şu aralar makine öğrenmesi ve özellikle de derin öğrenmedeki birikimimizi günümüzün veriye boğulmuş dijital dünyası için çözümlere dönüştürmekle meşgulüz. Derin öğrenme sayesinde, insan bilişsel yeteneklerinin makinelerin hızlı ve hatasız çalışma becerileri ile birleştirilebildiğini, yani aslında beyin gücünün de makinelerce ikame edildiği bir dünyaya doğru yapay zekâ devriminin yaşanmakta olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Sizi en çok hangi problemi çözmek heyecanlandırıyor?

Miletos olarak bu kuvvetli tekniği çok çeşitli veri problemlerine uyguluyoruz ve iki alan bizi özellikle heyecanlandırıyor: Fiziksel dünyanın en önemli dijital izdüşümü olan imajlar/videolar ile uygarlığın temeli olan doğal dil. Bu iki alanın kesişiminde ortaya çıkarılabilen değer büsbütün artıyor. Örneğin, tarih araştırmacılarının kültürel mirasın saklandığı dijital arşivlerdeki imaj kümelerinde kaybolmak yerine metin üzerinden araştırmalarını yürütebilmeleri veya e-ticaret siteleri gibi görselliğin ve dilin beraberce öne çıktığı mecralarda, insanların aradıklarını kendi beklentilerinin de ötesinde bir isabetle bulabilmeleri.

Berkin Malkoç

Dil işleme tarafında, makinelerin Türkçeyi anlayabilmelerinin; bu sayede de hem insan-makine etkileşiminin doğallaşmasının, hem de makinelerin dijital dünyadaki metin yığınlarını insan bilişsel düzeyinde işleyebilmelerinin önünü açmak istiyoruz. Bu seviyedeki bir doğal dil işleme becerisiyle, haberlerin otomatik olarak özetlenmesi veya etiketlenmesi, kurumsal arşivlerdeki belgelerin otomatik olarak sınıflandırılması ve mesela İngilizce-Türkçe makine çevirisi yapılması mümkün olacak.

Makine Öğrenmesi’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Öyle görünüyor ki önümüzdeki yıllarda derin öğrenme ve yapay zekânın günlük hayatımızdaki yeri hızla büyüyecek. Biz de Miletos olarak, insan ile dijitalin ve makinenin yakınsama sürecinde makineyi insana yaklaştırma yönündeki çalışmalarımızı daha da hızlandırmayı hedefliyoruz.

COGITO LABS

Samet Kütük

CogitoLabs

Cogito Labs şirketini ne amaçla kurdunuz?

Şirketimizi, en son teknoloji normlarını takip ederek, Beyin-Bilgisayar Arayüzleri özelinde kendi donanım ve yazılım öğelerimizi geliştirmek; bu sayede de insan ve makine arasında doğal bir dilin geliştirilmesini sağlamak için kurduk.

Beyin-Bilgisayar Arayüzleri’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Beyin-Bilgisayar Arayüzleri, Gartner tarafından hazırlanan Gelişen Teknolojiler İlerleme Döngüsü grafiğinde henüz “teknolojik tetikleme” safhasında yer alıyor. Bu da önümüzdeki 10 sene içerisinde bu teknolojinin zirveye çıkabileceği anlamına geliyor. Beyin-Bilgisayar Arayüzleri daha kompakt, daha erişilebilir ve daha maliyet-efektif olabildikçe; yaşamsal fonksiyonlarımızı yöneten en büyük gizemimiz, beynimiz hakkında nihayet daha fazla bilgi edinebiliyor olacağız. Ben, Beyin-Bilgisayar Arayüzü konseptini beynin IoT’si olarak değerlendiriyorum.

Samet Kütük

Sizi en çok hangi problemi çözmek heyecanlandırıyor?

Biz, Beyin-Bilgisayar Arayüzü teknolojisi ile en katma değerli olabileceğimiz, sağlık uygulamalarına öncelikli olarak yöneldik. Bu teknolojinin yeteneklerini kullanarak, herkesin göz ardı ettiği ama çok büyük sorunların asıl kaynağı olan psikiyatrik hastalıklara odaklandık. Türkiye’deki çocuk nüfusunun %10’unda dikkat eksikliği hastalığı olduğunu tahmin ediyoruz. Bu hastalığın etkilerini azaltarak, okul başarısı grafiklerimizi yükseltebileceğimizi düşündüğümüzde, ne kadar önemli bir noktada durduğumuzu anlamak bizim için daha kolay oluyor.

VERITE ANALYTICS

Özgür Özlük

Verite Analytics

Verite Analytics şirketini ne amaçla kurdunuz?

Verite ismi “gerçek” anlamına gelen Latince kökenli “veritas” kelimesinden geliyor. Bizim Verite Analytics şirketini kurma amacımız her gün daha da dijitalleşen çağımızda çığ gibi büyüyen verileri doğru şekilde harmanlayarak, bu verilerde saklanan gerçekleri iş dünyası ve tabii ki insanlık hizmetine sunmak. Bu yolda ilk hedef sektör olarak gündelik hayatımızın en çok içinde olan şehirleri hedef aldık ve dijital şehirlere yönelmeye karar verdik.

Büyük verinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Bugün bir İstanbullu sabah yollara düşmeden önce, muhakkak bir şekilde – televizyondan, radyodan, ya da mobil uygulamalardan –  trafik verisine bakıyor. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda veriye danışmadan hiç bir karar almayacağız. Yıllar ilerledikçe veriyi toplama kanallarımız Nesnelerin İnterneti hareketi sayesinde artacak, verilere yepyeni Bulut Depolama ve İşleme teknikleri sayesinde gerçek zamanlı olarak ulaşabileceğiz ve optimizasyon, simülasyon ağırlıklı Yöneylem Araştırması uygulamaları hayatımızın her safhasını  kolaylaştıracak, ve bu çözümlere günbegün düşen maliyetlerde ulaşmamız mümkün olacak.

girisimler-ozgur

Sizi en çok hangi problemi çözmek heyecanlandırıyor?

Ben veriden yaşama yararlı hikâyeler çıkarmaktan haz duyan bir insanim; o yüzden veri kullanarak çözülebilecek her problem beni keyiflendiriyor. Bunların içinde beni en cok heyecanlandıran konu: insanoğlunun geleceğine yön vereceğine inandığım akıllı şehir çözümleri. Gitgide büyüyen metropolleri daha yaşanılır, daha sağlıklı, kendi kendini yenileyen ve sürdürülebilir yaşam merkezlerine verileri kullanarak dönüştürmek 21. yüzyılın en önemli projelerinden biri kanımca.

FİLİKA TASARIM

Selçuk Artut

Filika

Filika Tasarım şirketini ne amaçla kurdunuz?

Filika, interaktif sanat ve tasarım alanlarında yenilikçi ve yaratıcı çözümler sunan çizgi dışı bir oluşumdur. Var oluş felsefesinin merkezinde İnsan ve Teknoloji İlişkisi yatmaktadır.

Veri görselleştirmenin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Giderek karmaşıklaşan dünya düzeninde insanın zihinsel kapasitesinin zorlanmaya başladığı bir dönemi yaşıyoruz. İnsanlar teknolojinin olanaklarını karmaşık problemlerin çözümlerinde kullanmayı her fırsatta deniyorlar. Ancak nihayetinde insanın yorumuna dönüşecek bir fenomeni yine insanın karşısına onun anlayabileceği koşullarda sunmak gerekiyor. Bu açıdan veri görselleştirme hayati bir önem kazanıyor. Veri görselleştirmenin geleceğinin etkileşimli bir dilde gelişeceğini düşünüyorum.

Selçuk Artut

Veri içine girdikçe zenginleşiyor, gezintiyi sağlayabilecek boyutun etkileşim yöntemleriyle oluşturulacağını söyleyebiliriz.

Sizi en çok hangi problemi çözmek heyecanlandırıyor?

Kendine has bir problemin beklenildiğinin aksinde sonuçlar içerebildiği problemler heyecanlandırıyor. Çözümünün de aslında son derece kolay olduğu ama o kapının açılması için yüzlerce kapının zorlanması gerektiği problemler diyebilirim.