Birkaç yıl önce, iki tane şirket, Yıldız Savaşları’ndaki droid kuryelerine benzer robotlar geliştirdi. O zamanlar, bu girişim niş görünüyordu. Fakat şu ana geldiğimizde, yapay zeka ve robotiğin birleşimi ile üretilen ve daha geniş bir trend haline gelen perakende otomasyonu ve robot servisleri üzerine çalışan yarım düzineden fazla start-up ortaya çıkmış durumda. McKinsey’e göre, önümüzdeki gelecekte, servislerin %80’i kara servis robotları ya da servis dronları tarafından gerçekleştirilecek.
Otomasyon konusundaki bu yeni gelişmeler, yapay zeka ve robotların servis sektörüne girmesiyle kaç insanın işsiz kalacağı konusunda tahminlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. İşgücü İstatistikleri Bürosu’nun verilerine göre, şu anda, 500.000 insan kurye ve servis sürücüsü olarak çalışıyor ve yıllık ortalama 30.000 dolar gelire sahipler. Ancak, yeni geliştirilen servis robotları, kurye ve servis sürücülerinin yerini alacağa benziyor. Bununla birlikte, robot servisler, yeni iş alanlarının açılmasına neden olacak. Çünkü insanların hala yeni servis robotlarını izlemeye ve denetlemeye ihtiyaçları olacak. Hatta yeni bir iş kategorisi olan ve “robot çobanı” olarak adlandırılan bir pozisyon hali hazırda ortaya çıkmış durumda.
Sayısı gitgide artan yeni nesil servis robotları ve start-uplara bir göz atalım:

Tüm Marble’lar İçin:
Kara servis robotları savaşına katılan ve San Fransisko’da kurulan Marble, Seri A adını verdiği servis robotları için birkaç gün önce 10 milyon dolarlık yatırım yapılan bir start-up. Yatırımcılar arasında Çin’in teknoloji devi Tencent’in yanı sıra General Motors’un kısa süre önce 1 milyar dolara satın aldığı Cruise Otomasyonu adı verilen bir start-upa dahil olan bazı kişiler de yer alıyor. 2015’te kurulan şirket, şehrin kalabalığı ve kaosu arasında ilerleyebilen ve tam otomasyona sahip servis robotları üretmek üzerinde çalışıyor. Büro tipi fotokopi makinası büyüklüğünde olan servis robotları, kamera, LİDAR ve yüksek çözünürlüklü 3D şehir haritası kullanarak ilerliyor. Marble’ın ürettiği servis robotları, ilk olarak yiyecek servisi yapan Eat24 şirketi ile yapılan işbirliği ile test edildi. Bununla birlikte, Marble robotları, gıdadan reçeteyle verilen ilaçlara kadar geniş yelpazedeki ürünleri taşıyabilmek için dizayn edildi.

Süper Boyutlu Servis Robotu:
Nuro, Silikon Vadisi’nin ürettiği süper boyutlu bir servis robotu. Start-up, servis robotunu, sürücüsüz yürüyen bir golf arabası büyüklüğünde dizayn etti ve Ocak ayında 92 milyon dolar büyüdü. Yatırımcılar arasında Çin girişim şirketi olan Banyan Capital ve en iyi VC firması olarak bilinen Greylock Partner var. Sürücüsüz araçların sahip olduğu tüm standartlar, bu servis robotunda mevcut: LİDAR, kamera ve radar. Aynı zamanda, bu servis robotu kaşiflerinin eski Google sürücüsüz araç mühendislerinden oluşan bir grup olduğunu da belirtelim. Bu servis robotlarının, şehrin dar sokaklarında hizmet vermesi planlanıyor.

Cesaretle Teslim:
2014 yılında kurulan, Londra merkezli Starship Technologies (Estonya’daki mühendislik tesisleri ile birlikte) en iyi bilinen servis robot şirketlerinden biridir. İlk öne çıktıklarında, start-up 17.4 milyon dolar değer kazandı. Bizleri daha önce de Skype ile buluşturan takım tarafından kurulan Starship, fütüristik bir görünüm yerine, tekerlekli buz soğutucusunu andıran bir servis robotu dizaynını tercih etti.
Starship’in geliştirdiği App aracılığıyla, tüketiciler istedikleri ürünü sipariş edip, şehrin kalabalığında gezen servis robotlarını izleyebiliyor. Altı tekerlekli bu servis robotları, iki mil menzile sahip ve tıpkı Dominos Pizza gibi 30 dakika içinde teslimat yapabiliyor.

Tek Şarjla Uzun Mesafe:
Diğer bir Silikon Vadisi start-upı olan Robby Technologies, 2016 yılında robot ve bilgisayar üzerinde yoğunlaşan bir kaç MIT uzmanı tarafından, Y Combinator programının ortaya çıkmasıyla birlikte kuruldu. Start-up, ürettiği alışveriş arabası görünümlü modelinden, NASCAR tipi reklamcılığı sayesinde 2.1 milyon dolar fon elde etti.
Start-upın yeni ürettiği Robby 2 modeli, tek bir şarj ile 20 milden fazla yol kat edebiliyor. Bu servis robotunun sekiz tanesi, halihazırda Kaliforniya’da çalışıyor.

Servis Robotlarında İsviçre Esintisi:
2013 yılında kurulan TeleRetail adlı İsviçre start-upı, Avrupa Uzay Ajansı’nın verdiği hibeler de dahil olmak üzere, değerini toplam 2 milyon dolar arttırdığını bildirdi. Şirket, Nvidia gibi firmaların donanımları da dahil olmak üzere, bilgisayar destekli GPS ve yüksek teknolojili sensörleri kullanan üç tekerlekli servis robotu için bir tür abonelik esasına dayanan lojistik model kullanıyor. TeleRetail’in CEO’su, servis robotu TechCrunch’ı, çamaşırları teslim eden ve yiyecekleri getiren bir çeşit “Mars gezgini” olarak tanımladı.
TeleRetail, servis robotlarını İsviçre’nin kırsallarının yanında, Amerika’nın başkenti Washington’da da test ediyor.

Servis Robotlarının Hummer’ı:
Diğer servis robotu start-uplarından biri olan Bay Area, yatırımcılarından Andreessen Horowitz ve Dispatch sayesinde, değerini 2 milyon dolar arttırdı. Dispatch, dört bölmeli ve bir seferde 100 pound taşıyabilen, Carry adında servis robotunun Hummer versiyonunu üretti. Carry, yukarıda bahsedilen diğer servis robotlarının birçoğu gibi, çevrede gezinebilmek için gelişmiş algoritmalar ve donanımlar kullanıyor.

Dört Ayaklı Teslimat:
Unsupervised.AI’nin Boston Dynamics ile birlikte ürettikleri servis robotu, dört ayaklı mekanizması ve ünlü distopia dizisi Black Mirror’daki robotları andıran dizaynı ile tamamen farklı bir tasarıma sahip.
Lyft’teki eski bir veri bilimcisi tarafından geliştirilen, köpek boyutlu servis robotları köşe başı teslimatı için tasarlanmıştır. Lyft sürücülerine benzer olarak oluşturulan ağ aracılığıyla, yiyecekler, Aida adı verilen robotlarla, sokaklarda köşe başlarına düşüyor. Robotun her bacağının ucuna takılan tekerlekler, sokaklarda karşılaşacağı engelleri aşmak için dizayn edilirken, aynı zamanda 30 kiloya kadar eşya taşıyabiliyor. Adı Silikon Vadi’si ile anılan start-up, aslında Avrupa’da faaliyet gösteriyor. Bununla birlikte start-up, ürettikleri servis robotları sayesinde değerini önemli ölçüde arttırdı.

Robot Oda Servisi:
Başka bir Silikon Vadisi start-upı olan Savioke, servis robotlarını, kahve, çay vb. ürünleri oteller ve restoranlara ulaştırmak için dizayn etti. 2013 yılında kurulan şirket, Intel de dahil olmak üzere yaklaşık bir düzine yatırımcısından toplamda 17 milyon dolar gelir elde etti. Relay olarak adlandırılan servis robotu, otelde resepsiyondan istediğiniz havlunuzu size getirebilir veya Starbucks’tan sipariş ettiğiniz kahvenizi size sunabilir. Dünyanın dört bir yanında yaklaşık 70 adet servis robotunun halihazırda otellerde çalıştığını duyuran The Verge, robotların yakında koridorlardaki çöpleri toparlamak ve misafirlerle kaynaşmak adına şaka yapmak gibi işlevler geliştireceğini söyledi.

Servis robotları, çağımızın en büyük pazarlarından biri olmaya aday ve start-uplar ve şirketler arasındaki rekabet gitgide hızlanıyor. Bu rekabeti kimin kazanacağı henüz muamma fakat tüm gelişmelere rağmen, robot devrimine karşı bir direnç de söz konusu. Şaşırtıcı bir biçimde, San Francisco servis robotlarını yasaklayan isyan merkezlerinden biri olarak adını duyurdu. Elbette, yeni gelişen teknolojilerde, dünya çapında kabul edilinceye değin böyle direnişlerle her zaman karşılaşılmıştır. Fakat direnişle karşılaşsın ya da tamamen benimsensin, servis robotları, bu süreçte, adından sürekli söz ettireceğe benziyor.

Recommended Posts

Aramak için bir kelime yazın

X

Arkadaşınızla paylaşın.