Bugün 1 Eylül 2018. Ege’den İstanbul’a dönerken TRT FM dinledik. Neyle ilgili bir program yapsalar beğenirsiniz. Tabii ki yapay zeka. Dedi ki: Bir robot düşünün, en ileri yapay zekası olsa, hayal ettiğiniz her işi yapabilse, onun neler yapmasını isterdiniz?

Gelen yorumlar son derece doğal, hayatın içinden: Evi temizlesin, yemek yapsın, benim yerime işe gitsin ki ben çocuğuma vakit ayırabileyim, tütün kırsın, ev işlerini halletsin, çocukları eğlendirsin, ve daha neler. Son derece doğal.

Bu talepleri biraz daha yakından inceleyelim mi?

Evi temizlesin!

Evet, oldukça makul bir istek. Bunun için aklınıza öncelikle insansı bir robot mu geliyor? İnsan gibi, önlük giymiş, elinde paspas, cam silme bezi, elektrikli süpürge, vb. Sırasıyla evi mevcut elektrikli süpürge ile süpürüyor, sonra paspaslıyor, sonra da camları siliyor, tozları alıyor. Bu mudur?

Böyle olma ihtimali son derece düşük. Hatta böyle olması bence yanlış. Zira insanın temizliği böyle yapmasının sebebi, onun iki bacağının, iki kolunun olması, atalarından böyle görüp, bugünlere gelmiş olması. Temizlik bu şekilde yapılması ‘ideal’ tasarım mı? Hayır, kesinlikle değil. İnsanın imkanları bunlar…

Peki. Nasıl olmalı? Yerleri süpüren robotları görmüş, duymuşsunuzdur. Artık envai çeşidi vardır. İlklerden biri irobot şirketinin Roomba isimli cihazıdır. Onun da pek çok modeli vardır. Toz süpüren modeli, ıslak silen modeli, ikisinin kombinasyonu. Ayrıca Samsung, Dyson, vb. markaların da bu tür robot süpürgeleri var artık. Tekerlekli, paletli, navigasyonlu, sensörlü, kendi şarj ünitesine geri dönen, vb.

Bunların sanayi / profesyonel versiyonları da vardır. AGV kategorisinde geçen, otonom araç, binaların içini temizleyen, çimleri biçen, eşya taşıyan, hatta zaman içinde insan da taşıyacaklardır. Doğru tasarım bu, gidilmesi gereken istikamet budur, geliştirilmesi gereken ürünler bunlardır.

Cam temizleme işlemi de insanın yaptığı şekilde asimetrik hareketlerle önce ıslak, sonra kuru veya bir hamlede özel kimyasal ve özel bezlerle camları temizlesin. Makine böyle yapmak zorunda değil.

Aynı yerdeki robot süpürge gibi, camlara yapışan, paletlerle her istikamete hareket edebilen, üzerinde temizleme sıvısı olan, atık sıvıyı toplayan havzaları olan, minimum enerji sarfiyatı ile maksimum verim üreten bir cam temizleme robotu. Halihazırda zaten var. Ev için lüks mü geldi.

Ya büyük binalar, dış cepheler, tehlikeli ortamlar, zehirli ortamlar düşünün. Siz ofisin 40. katında lüks bir toplantı yaparken, yemeğinizi yerken, şöminenizin önünde otururken, manzaranızda bir pürüz olmaması için, insanlar sallanan kabinlerin içinde, bir kaç çelik halata emanet, karda kışta gökdelenlerin dış cephelerini temizliyorlar, elle, günler boyunca. Sizce mantıklı mı?

Yemek yapsın!

Gerçekten mi? Yemek yapmak çok zevkli bir iş değil midir? Çok da sosyal bir işlemdir. Ama yalnız yaşayanlar için? Yine bir sosyalleşme vesilesidir. Mutfakta ocak başında elinde bıçak ve tava sallayan insansı bir robot beklemeyin. Hiç belli olmaz, elinde tava ve bıçakla sizin üzerinize yürümesin…

Yemek zaten internet / mobil üzerinden sipariş edebilirsiniz, anında evinize taptaze, sımsıcak gelir. Dışarıda yeme imkanınız var. Dışarıdan hazır alıp, eve getirme imkanınız var. Dondurulmuş veya taze hazırlanmış, fırında veya mikro dalgada kolayca hazırlayabileceğiniz imkanlar var. Daha ne olsun.

Belki geleceğin mutfak tasarımları biraz daha farklı olabilir. Buzdolabı ile fırın entegre olabilir. Buzdolabın içinden bir yemek doğrudan fırına kayar, orada pişer, diğer taraftan bitmiş olarak çıkar. Evinizdeki seyyar robot (ki bu temizliği yapan cihaz da olabilir), pişmiş yemeği sırtına alır, salona veya yemek masasına veya istediğiniz yere getirebilir. Bunu da seslenerek haberleşebilirsiniz, nitekim Siri’ler, Alexa’lar o güne kadar ayağa düşeceği kesindir…

Dolayısıyla yemek yapan insansı bir robot veya hatta evin içinde her şeyi yapabilen bir robot olma ihtimali çok düşük. Zaten onun ebadı ve maliyeti mantık çerçevesinin dışına çıkar. Ama ‘özel amaca uygun’ robotların yaygınlaşma ihtimali son derece yüksektir.

Çocuklarla ilgilensin!

Bu yapabileceği en kolay iştir. Jibo, Buddy, gibi sosyal robot denilen cihazlar zaten bugün itibariyle var. Yaşı veya yalnız insanlarla sosyalleşmek için, çocuklara masal okumak, yabancı dil çalıştırmak veya onları hareket etmeye stimüle etmek için. Bunlar mutlaka hızlıca gelişecektir.

Ayrıca Pepper, Nao, vb. robotlar var. Maliyetleri çok yüksek. Tabii ki ucuzlayacaklardır. Ama her eve girerler mi, girmeleri iyi olur mu, pek bilemiyorum. İnsansı robotlardan ziyade, bir işi çok iyi yapabilen ve bunun için tasarımı optimize edilmiş robotlar ve cihazlar bana hep daha mantıklı gelmiştir.

Tütün kırsın!

Bu apayrı bir mesele. Tarım 4.0 veya 5.0 veya X.0. Otonom giden traktör veya AGV tarzında bir aracın üzerinde veya arkasında olan bir tarım gerecinden bahsediyoruz. Ben Aydınlıyım. Pamuk üretimi son derece manüel ve zor bir işti. Bugün artık her aşaması, ekimden toplanmasına kadar, makineler aracılığıyla yapılmaktadır.

Bir biçerdöver de sanki dev bir robot. Robot denilince akla insana benzer, daha doğrusu Terminatör’e benzer manzaralar gelmesin. Her türlü alet, makine, otomat aslında bir robottur. Bir işi otomatize etmiştir, otonom bir şekilde çalışmaktadır, o işi en verimli bir şekilde yapması için optimize edilmiştir. İçecek otomatı, bilet otomatı, biçerdöver, otonom uçan dron dahil olmak üzere.

Tarım halihazırda ciddi bir şekilde otomatize, optimize ve otonom hale dönüşmektedir. Tarım 10.000 yıllık bir sektördür. Çapadan sabana, iyi tohumdan traktöre, yel değirmeninden biyoteknolojiye kadar pek çok teknoloji icat edilmiştir. Bugünlerdeki icatlar bu gelişim sürecinin doğal devamıdır. Mekanikleşme, elektronikleşme, dijitalleşme, otonomlaşma ve optimizasyon süreçleri aralıksız bir şekilde devam edecektir, etmelidir.

Görüldüğü gibi robotlar ve otonom makineler hayatımızı güzelleştirmek, kolaylaştırmak, geliştirmek ve medeniyetimizi ilerletmek için icat edilmektedir. İyi tasarlananlar yaygınlaşmaktadır. Kötü olanlar, pahalı olanlar, verimsiz olanlar, doğal seleksiyon ve pazarın dinamikleri ile elenmektedir.

Yapay zekaya ve robotlara bu gözlerle bakarsak, daha sağlıklı olur, daha gerçekçi olur. Böylece de daha iyi çözümler üretiriz, daha güzel yarınlar hazırlarız.

Son olarak:

Radyo programı devam ederken İzmir’in içinden geçtik. Ege Üniversitesi’nin ana kapısının önündeki kavşaktan Manisa’ya doğru dönecektik. Dev bir kavşak, çok güzel yeşillendirilmiş. Dış halkasında Çelebi çiçekleri dikilmiş. Belediye görevlisi bir kişi elinde bir kovayla çiçeklere fenni bir gübre atıyordu.

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesine sesleniyorum. Bunu gören yok mu? Neden bu gübreleme işini yapan bir robot yapmıyorsunuz? Bir kamyonun freni patlayıp o kavşağa kontrolsüz girdiğini ve o insana çarptığını düşünün. Yada o insan niye o kadar çok egzoz dumanına kurban gitsin. Genel olarak katma değeri bu kadar düşük olan, kolayca otomatize edilebilecek olan bir iş, Türkiye’nin sayılı üniversitelerin önünde neden buna çözüm bulunmaz. Neden bu bir girişim olmaz ve dünyanın tüm şehirlerine satılmaz?

En son olarak:

En önemsediğim robotlaşması gereken iş ise madencilik. Kariyerim en başlarında bir bakır madeninde bir danışmanlık projesi yaptım. Yerin altına inip, maden galerilerini ve tünellerini görmemiz teklif edildi. Cesaret edip inemedim. Ama her gün binlerce, dünya çapında yüzbinlerde madenci yerin altına inmekte, yerin altında bizim konforumuz için, canları pahasına çalışmaktalar. Her gün. Ve maalesef arada kazalar olmakta, diri diri gömülmekteler. Çok yazık.

Madencilik robotu yapılmasını ve en kısa sürede yerin altına artık insan gönderilmemesini öneriyorum, talep ediyorum, rica ediyorum. Ey girişimciler, ey mühendislik fakülteleri, ey bakanlıklar, ey özel sektör, ey kamu!!! İnsanlar, insanca çalışmalı, insana uygun ortam ve koşullarda çalışmalıdır.

Recommended Posts

Aramak için bir kelime yazın

X