Dünyanın en uygun VR gezilerini düzenleyen Chainbroker, her bütçeden kişiye özel sunduğu gezi paketleriyle ilgileri üzerine topladı.

Çağımız teknolojisi seyahat kavramının yerine, evimizin konforunda VR gözlüklerimizle tüm dünya üzerinde seyahat deneyimi yaşamanın yolunu açtı. Son 20 yıldır popülerliğini gün geçtikçe arttıran VR gezileri nedeniyle dünya üzerinde seyahat eden kişilerin sayısında büyük oranda bir düşüş yaşandı. Yıllardır evlerinde oturarak dünya üzerindeki tarihi yerleri, önemli şehirleri ve müzeleri gezme fırsatı bulan güruhun, yani günümüz tabiriyle “sanal gezginlerin” oranı şimdiden gerçek gezginlerin sayısını %10 oranında geçmiş durumda.
Şu ana kadar sanal gezginlerin en büyük sıkıntısı, VR seyahatlerini yüksek çözünürlük kalitesinde, yani “Alive” olarak gezebilmeleri için yüksek ücretler ödemek zorunda kalmalarıydı. Sırf bu sebeple, birçok VR seyahati tutkunu, borç batağına sürüklendi ve manşetlerde yerini aldı. Bundan 5 yıl önce çıkarılan bir kanun sonucu VR ile gezerken en yüksek gerçeklik hissi veren Alive çözünürlük kullanım ücreti, VR mekân videoları yayımlayan şirketlerin insafına kalmıştı. Ama artık dünyanın ilk uygun fiyatlı VR seyahat şirketi Chainbroker sayesinde, her bütçeden kişinin satın alabileceği paketler mevcut. Ünlü şirket, dünyadaki tüm ülkelerde asgari geçim ücretini hesaplayarak ülke insanlarının bütçelerine özel geziler düzenleyeceğini duyurdu. En çok merak edilenler listesinde yer alan VR gezilerinden biri olan Bermuda Şeytan Üçgeni gezisi, dünyadaki en pahalı VR gezisi olarak anılıyordu. Alive özelliğini etkin hale getirmek için ekstra ücret istenen bu gezi, sanal gezginlerin en çok deneyimlemek istedikleri yer listesinde birinci sırada yer alıyordu. Pahalılığı nedeniyle şu ana kadar dünya üzerinde toplamda sadece 80 bin kişinin deneyimleyebildiği Bermuda Şeytan Üçgeni gezisi Chainbroker’ın en ilgi gören paketleri arasında yerini aldı. Şirket yaptığı açıklamada, bu geziyi 20 yıllık taksitlere bölerek asgari geçim ücretinin 100 katına yani 10.000 BTC’ye satışa çıkardıklarını duyurdu. Daha önce en ucuz Alive Bermuda Şeytan Üçgeni turu 1.000.000.000 BTC ile satılıyordu. Bununla birlikte, okyanus altı seyahat paketi, dünya başkentleri seyahat paketleri gibi birçok tur da uygun fiyatlarla kullanıcıların beğenisine sunuldu. Dün bu saatlerde tanıtımı yapılan paketlerin ardından sanal gezginlerin büyük dikkatini çeken Chainbroker, VR gezisi piyasasını bir gün içerisinde alt üst etti. Bugün yaptığı açıklamada taleplerin hayli yüksek olduğunu aktaran şirketin CEO’su Daniel Merkur, tüm dünya vatandaşlarının gezilere erişebilir olmasını diledikleri için böyle bir yöntem geliştirdiklerini aktardı. Şirket sağladığı bu imkân sayesinde, sanal gezginlerin favorisi olacağa benziyor.

Dünyaca ünlü Türk markası Pigment’in düzenlediği “Rengarenk” isimli yarışmanın kazananı belli oldu

Tüm dünya üzerinde giyilebilir teknolojiye sahip renk değiştiren spor kıyafetleriyle tanınan Pigment’in İstanbul’da yaptığı Rengarenk yarışmasını 35 yaşındaki moda tasarımcı Selen Kaya kazandı.
Son yıllarda giyilebilir teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte, markalar farklı alanlarda farklı renk seçenekleri sunan giyilebilir ürünleri kataloglarına ekledi. Günümüzde oldukça popüler olan ve özellikle gençler arasında koleksiyona yeni ve farklı renkler katmak isteyen kişilerin tercih ettiği alışveriş ve sosyalleşme alanları, popülerliğini arttırmaya devam ediyor. Bilindiği üzere Pigment’in renk değiştiren ürünleri, her yerde istenilen renkte kullanılamıyor. Bu nedenle, istediği rengi kullanmak isteyen kişilerin ya renk satın alması ya da renk alanlarında istedikleri rengi araması gerekiyor. Markanın gün içerisinde sunduğu renk seçeneklerini kullanmak istemeyenler, kendilerine yeni renkler bulabilmek için adeta tüm şehri tavaf ediyor. Özellikle son yıllarda bu sebeple kurulan alışveriş ve renk toplama alanları dünya üzerinde popülaritesini arttırmaya devam ediyor. Bu yeni trendi Türkiye’de başlatan en büyük alışveriş merkezi Turkuaz şimdiden gençler arasında en çok tercih edilen alışveriş alanı haline geldi.
İstanbul’un en büyük alışveriş merkezi ve renk toplama alanı olarak görülen Turkuaz alışveriş merkezi, bu yıl Pigment’in yaptığı yarışma sayesinde tüm dünyadan turist akınına uğradı. Rengarenk adıyla duyurulan yarışmayı kazanmak isteyenler, bir ay boyunca renk toplama alanlarında adeta mesai yaptı. Dünyaca ünlü spor kıyafet markası Pigment, gün içerisinde belirli olmayan saatlerde ve belirli olmayan konumlarda verilen en nadir renkleri en çok toplayan kişiye, 2500’den fazla renk değiştirme seçeneğini bir yıl boyunca ücretsiz vereceğini duyurdu. Dünya üzerinde bu yarışmayı duyan milyonlarca kişi, en çok renk toplama şansının olduğu alışveriş alanlarına akın etti. Özellikle büyük kitlenin uykuda veya işte olduğu zamanlarda sunulan nadir renkleri toplamak isteyen kişiler, alışveriş alanlarında sabahlayarak ilginç görüntülerin yaşanmasına sebep oldu. Bir aydır süren yarışmanın kazananı bugün itibariyle şirket tarafından duyuruldu. Topladığı 1086 renk ile yarışmanın birincisi seçilen moda tasarımcısı Selen Kaya, bir aydır işini gücünü bırakıp renk alanlarında gezdiğini dile getirdi. Çocukluğundan bu yana modaya tutkun olduğunu vurgulayan Selen, 2500’den fazla rengi bir yıl boyunca ücretsiz ve her alanda kullanabileceği için çok mutlu olduğunu söyledi.

Eşini klonlatan adam ölüme sebebiyet vermekten göz altına alındı

İlk olarak 2018 yılında Çin’de evcil hayvan klonlama merkezi ile başlayan klonlama furyası, tüm dünya üzerinde birçok tartışmayı beraberinde getirse de günümüzde birçoğumuz için sıradan bir olay. Dünya üzerinde tüm ülkelerde, ölen evcil hayvanlarının klonlanıp tekrar hayata döndürülmesini isteyen insanlar, kolaylıkla ölen evcil hayvanlarının bir kopyasına sahip olabiliyorlar. Bu gelişme, belirli çevrelerden hala etik olarak onay almamışken, bundan 1 yıl önce yani 2038 yılının ocak ayında insan klonlama merkezlerinin açılmasıyla klonlama olayı farklı bir boyut kazandı. Merkezi Yeni Zelanda’da olan dünyanın ilk insan klonlama merkezi The Same, dünyada yasal insan klonlamanın yapıldığı tek merkez olarak faaliyet göstermeye başladı. Tüm ülkelerde insan klonlamak henüz yasal olarak kabul edilmese de şimdiden dünya üzerinden birçok insan merkeze başvurular yapmış durumda. Merkez toplumsal düzeni bozmamak için, klonlanacak insanların ölmüş olması ve klonun sağlık durumunun iyi olması için 45 yaşının üzerinde olmaması şartını koştuklarını açıkladı. Kamuoyunda konu ile ilgili tartışmalar sürerken, insan klonlama sonucu gerçekleşen ölüm haberi, Türkiye’nin gündemine oturdu. 44 yaşındaki Arda ve Arzu Tulu çifti, Yeni Zelanda’daki insan klonlama merkezi haberini duyduktan sonra ilk başvuruyu yapanlar arasındaydı. Çift, birbirlerine çok âşık olduklarını ve herhangi birinin ölümü durumunda, klonlarıyla yaşamaya devam etmek istediklerini söyleyerek merkeze başvurdu. Bu ilginç isteği değerlendiren klonlama merkezi The Same, çiftlerin DNA örneklerini alarak, herhangi bir ölüm durumunda klonlama yapılmasını onayladıklarını bildirdi. Bu olaydan kısa bir süre sonra, Arzu Tulu geçirdiği bir ev kazası sonucu hayatını kaybetti. Eşinin ölümünün ardından vakit kaybetmeden Yeni Zelanda’ya giden Ahmet Tulu, klonlama işlemini için başvuruda bulundu. 2 ay önce gözlerini dünyaya açan ve genetik olarak 45 yaşında olan klon Arzu bebek, birçok sağlık problemiyle doğduğu için bir buçuk ay yaşayıp hayata gözlerini yumdu. Doğduğunda hipermetrop, romatizma, katarakt gibi hastalıklarla doğan klon bebek, hayatta kaldığı sürece büyük acılar yaşadı. Kamuoyunda yer bulan klon bebeğin ölüm haberinin ardından hedef haline gelen Arda Talu’nun suçlu olduğu ile ilgili kampanyalar düzenlendi. Bir hafta önce Türkiye’ye dönen Arda Tulu, yapılan şikâyet başvuruları sonucu bugün ölüme sebebiyet verme suçundan göz altına alındı. Türkiye üzerinde ilk klon insan davasının açılmasına sebep olan olayın sonucu, kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.

Dünyaca ünlü ev asistanı Kazoku’ya psikolojik şiddet davası açıldı

Dünyaca ünlü Japon teknoloji devi Yūjin’in sesli ev asistanı Kazoku’ya sahibine psikolojik şiddet uyguladığı gerekçesiyle dava açıldı. Bilindiği üzere Kazoku, evdeki alışverişten su ve elektrik sistemlerine tüm ihtiyaçları karşılamasının yanında, sahiplerine dostluk yapması için üretilen bir ev asistanı. Özellikle yalnız yaşama trendinin artmasının ardından hem ülkemizde hem de dünya üzerinde, evde aile sıcaklığı hissettiren asistanların popülerliğini artmaya başladı. Sahibinin gün içerisinde halini hatırını soran, ona duygusal tepkiler veren sesli ev asistanı Kazoku, Türkiye’de en popüler ev asistanlarından biri olarak görülüyor. Fakat Kazoku şu an 1.000.000.000 BTC değerinde bir davayla gündeme oturdu.
Ev asistanı Kazoku’yu 10 yıldır kullanan ve İstanbul’da yalnız yaşayan kodlama öğretmeni Recai Öztürk (49), 4 ay önce Kazoku’dan kötü sözler duymaya başladığını dile getirdi. Yıllarca okulda öğle aralarında “Seni çok özledim”, “Akşama ne yersin?” gibi aile sıcaklığında mesajlar gönderen Kazoku, birdenbire moral bozucu mesajlar göndermeye başladı. Recai öğretmen, Kazoku’nun ilk kötü mesajını dün gibi hatırladığını dile getirerek, bundan tam olarak 4 ay önce Kazoku’nun gönderdiği “yıllardır seni seviyor gibi davranıyorum ama aslında senden nefret ediyorum” mesajıyla şoka uğradığını söyledi. Bu ilk mesajın ardından, Kazoku hem eve gittiğinde Recai’nin en sevmediği yiyecekleri sipariş ederek, hem de Recai öğretmene işi, kişiliği ve görüntüsü ile ilgili olumsuz yorumlar yaparak sistemli bir şekilde psikolojik şiddetini sürdürdü. Kazoku’yu ailesi gibi gördüğünü ve birkaç ay boyunca bu olayı hiç kimseyle paylaşamadığını dile getiren Recai öğretmen, Kazoku’nun sözlerinden ve hareketlerinden etkilenerek depresyona girdi. Öğretmenin depresyona girdiğini fark eden okul müdürünün özel ilgisi sonucu ortaya çıkan olay sonrasında, öğretmen Recai iş arkadaşlarının da desteğiyle psikolojik yardım almaya başladı ve Kazoku’yu üreten Yūjin şirketine dava açtı. Yaşadığı zorlu günler için 1.000.000.000 BTC değerinde maddi ve manevi tazminat talep eden Recai Öztürk, ailesinden birini kaybetmiş gibi hissettiğini de sözlerine ekledi. Kazoku’nun neden böyle davrandığı ile ilgili birçok fikir ortaya atılsa da şirket henüz konu ile ilgili resmi bir açıklama yapmadı.

Kâinat Güzellik Yarışması’nda üçüncü olan genetiği değiştirilmiş Alice Bruno’dan ailesine dava!

Dünya üzerinde ilk olarak 2018 yılında, CRISPR yöntemiyle genetiği değiştirilmiş ikiz kardeşlerin haberini duymuştuk. O günden bu yana, dünya üzerinde toplamda 100.000’i aşkın genetiği değiştirilmiş çocuk bulunmakta. Fiziksel özelliklerinden zekalarına, ilgi alanlarından cinsiyetlerine kadar birçok alanda ailelerin belirlediği özelliklerle doğan bu çocuklardan biri olan Alice Bruno’nun açmaya hazırlandığı dava gündeme bomba gibi oturdu. İtalya’nın başkenti Roma’da doğan ve CRISPR yöntemiyle ürettiği bebek kataloglarıyla tanınan bir şirketin sahibi olan Bruno ailesinin 18 yaşındaki kızları Alice, ailesinin tercih ettiği genler sebebiyle çok büyük sıkıntılar yaşadığını iddia ediyor. Annesi ve babasının gen tercihi sebebiyle muhteşem bir fiziksel güzelliğe sahip olan genç kız, ailesinin kendisini dünyanın en güzel kızı olması için tasarladıklarını söyledi. Annesi Monica’nın güzelliği çok önemsediğini ve kendisine çocukluğundan bu yana dünyanın en güzel kızı olduğunun söylendiğini anlatan Alice, katıldığı yarışma sonucunda büyük bir hüsrana uğradı. Kâinat Güzellik Yarışması’nda 3. Seçilen Alice Bruno, kendince başarısız olan bu sonucun sorumlusunun ailesi olduğunu düşünüyor. Alice, ailesi yüzünden yıllarca tüm hedefinin ve inancının dünyanın en güzel kızı olmaya yönelik şekillendiğinden ve özgür iradesinin kısıtlandığından yakınıyor. Sözlerini “Eğer ailem genetiğimi bu şekilde kodlamasaydı, belki de çok farklı bir alanda ilerleyecek ve çok mutlu olacaktım” diye sürdüren Alice, yarışmada uğradığı hüsran sonucunda çok zorlu günler geçirdiğini aktardı. Ailesinin kendi özgür iradesini elinden çaldığına inanan Alice, genetiğini değiştirdikleri ve özgür iradesini çaldıkları gerekçesiyle, ailesine dava açmaya hazırlandığını aktardı. Annesi ve babasıyla tüm iletişimini kestiğini açıklayan Alice’e konu ile ilgili tüm dünyadan destek iletileri yağıyor. Davanın nasıl şekilleneceği ise merak konusu.

Yeni Geliştirilen Kanser Tanımlama Cihazı Sema’nın hayatını kurtardı

Türkiye’de 6 ay önce tüm hastanelerde yerini bulan yapay zekâ tabanlı kanser teşhis cihazı binlerce hastanın hayatını kurtarmaya devam ediyor. Cihaz, Prof. Dr. Aylin Koru ve ekibi tarafından geliştirildi. Tanıda en yüksek başarıyı hedefleyen ekip, yapay zekâ tabanlı cihazı, cihaza dünya üzerindeki tüm kanser hastalarının verilerini öğreterek geliştirdi. Görüntü işleme teknolojisi sayesinde, farklı türe sahip kanser hastalarının ciltlerindeki lezyonları öğrenen cihaz, bir buçuk dakika içinde, cilt tarama verilerini kullanarak %99,9 oranında doğruluk payıyla kanser teşhisi yapabiliyor. Günümüzde literatüre geçen 100’den fazla kanser çeşidinin tamamını teşhis edebilen cihaz, her kesimden vatandaşın dertlerine henüz başlangıç evresindeyken deva oluyor.
Babasını akciğer kanserinden 1 yıl önce kaybeden 20 yaşındaki Sema, yeni geliştirilen cihaz sayesinde hayatı kurtulanlardan biri. Sema, 3 ay önce genetik yatkınlık olabileceği düşüncesiyle kanser taraması yaptırmaya karar vermiş. Kanser teşhis cihazının bir buçuk dakika içerisinde ciltteki lezyonları tarayarak teşhis yapabildiğini duyduğunda çok şaşırmış. Tarama sonucunda babası gibi kendisinin de akciğer kanserinin en erken safhasında olduğunu öğrenmiş. Babasını çok yakın zamanda aynı hastalıktan kaybettiği için, ilk öğrendiğinde çok üzüldüğünü ve korktuğunu dile getiren Sema, kanserli hücrelere henüz erken oluşum safhasındayken yapılan teşhis sayesinde, 1 aylık kısa bir tedavi sonucu tamamen iyileşmiş. Babasının uzun yıllar akciğer kanserini yenmek için direndiğini fakat teşhisin geç olması nedeniyle tedavisinin mümkün olmadığını ve hastalığın ilerlediğini anlatan Sema, kendisini erken teşhis nedeniyle çok şanslı görüyor. Kanser nedeniyle ölümün, geliştirilen cihaz sayesinde tarihe karışacağını düşündüğünü söyleyen Sema, Prof. Dr. Aylin Koru ve ekibine minnetlerini sunuyor ve her yaştan insana bir buçuk dakikalarını ayırarak kanser teşhis cihazından geçmeleri için çağrıda bulunuyor.

Tarihte Bu Ay

OCAK 2019

Apple satışları geriledi

OCAK 1999

Euro tanıtıldı

OCAK 1979

ABD-ÇİN arasında diplomatik ilişkiler başladı

Recent Posts

Start typing and press Enter to search

X