Sahaflar yeniden popülerleşti

E-kitap o kadar yaygınlaştı ki, normal kitapçı bulmak ve o kitapçıda normal basılı kitap bulmak oldukça zorlaştı, nadir bri fenomen haline geldi. 2000’li yıllardan başlayan e-kitap dönüşümü artık tüm yaşlara, okullara, dergilere ve her yerlere yaygınlaştı. Gazete, dergi, kitap, haber öncelikli ulaşım ve okuma mecrası dijital oldu. Akıllı telefon, tabletler, AR / VR uygulamaları, akıllı televizyon setleri ve benzerleri tüketicinin birincil bilgi edinme mecrası haline geldi.

Ama 2000’li yıllardaki retro plak sevdası gibi, 2030’lu yılların sonuna doğru basılı kitapları elinize almak, koklamak, hissetmek, bıraktığınız sayfanın kenarını kıvırmak gibi davranışlar özellikle yetişkin yaşa gelip ebeveyn olan alfa kuşağı üyeleri arasında çok popüler haline geldi.

Kadıköy’deki ve Beyazıt’taki sahaflar kötü günler sonrasında tekrar aranan ve uğranan mekanlar haline geldi. Sahafçılar oldukça bilge kişiler olarak algılandı ve alfa kuşağı üyeleri tarafından sanki taş devrinden kalan mağara adamları gibi görülse de, ne kadar kadim bilgilere sahip olduklarını keşfettiler.

İstanbul – İzmir otoyolunda trafik levhaları tarihe karıştı

İstanbul’dan İzmir’e giderken, tek bir trafik işareti ile karşılaşmıyorsunuz. Neden mi? Son yıllarda yapılan akıllı trafik çözümleri çalışmaları ve akıllı araç projeleri sonuç verdi. Artık yol araçla otomatik haberleşmektedir. Sürat limitleri yoldan araca otomatik bildirilmektedir ve akıllı araç otomatik buna uymaktadır. İsteseniz de sürat yapıp, ceza alamıyorsunuz.

Tabii ki yine akıllı aracının yazılımına müdahale edip, sürat yapmayı mümkün hale getiren bazı korsanlar var. Ama normal koşullarda, fabrika çıkışı araçlarda otomatik sinyal entegrasyonu bulunmaktadır. Sürat, mesafe ölçer, şerit takip, vb. sistemlerin tümü standart olarak tüm araçlarda mevcut.

Türkiye’deki otoyolların da tümünde yola gömülü sensörler ve sinyalizasyon sistemleri var. Tüm trafiğin verisi Karayolları Genel Müdürlüğünde (KGM’de) birikmektedir. Biriken büyük veri ile yolların kullanımı, verimliliği, sıkışıklıkların önlenmesi, düzenli bakımların planlanması, aydınlatma optimizasyonu gibi konuların tümü yönetilmektedir ve planlanmaktadır.

İstanbul – İzmir otoyolu bu anlamda pilot yol oldu. Önümüzdeki yıllarda yurdun tüm otoyollarına bu teknolojiler yaygınlaştırılacak. Pek çok yerli girişim, üniversitelerde trafik yönetim mühendisliği gibi bölümler ve son derece yaratıcı girişimciler sayesinde, Türkiye akıllı trafik çözümleri konusunda lider ülkeler arasındadır.

3 yıl evvel dünyanın lider matematikçileri ve otonom araç ekosistemi bu fenomenin adını ‘Roundabout Phenomenon’ yani Türkçesiyle ‘Döner Kavşak Olgusu’ demişlerdir. Bunun için her yıl bilimsel bir yarışma ve bir konferans düzenlemeye karar vermişlerdir. 3. Yılında konferansa İstanbul ev sahipliği yapmıştır. Zira otonom araçlar oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır, ve trafiğin durumu, kavşakların durumu bu fenomenin sıkça görülmesine sebep olmaktadır.

Teknoloji hayat kurtardı

Bu yılın başından beri geçerli olan yönetmelik bilfiil hayat kurtardı. Bir ameliyat esnasında cerrahın yaptığı hatayı fark eden görüntü işleme ve büyük veri sistemi, ameliyata müdahale etti. Cerrah hatasını fark edip, yöntemi düzeltti. Bu sayede bağırsak ameliyatı başarılı oldu, Hasan B. 52 yaşındaki hasta ölümden döndü.

Ameliyat sonrasında istişare toplantısında cerrah hesap verdi, verileri kontrol edildiğinde, gözünden kan değerli kaçtığını, farklı bir metot uygulanabileceğini düşündüğünü ifade etti. Yapay zeka tabanlı sistem bu durum için en uygun olan yöntemi önerdi ve Hasan B.’nin ameliyatının başarılı geçmesini sağlamış oldu.

Sağlık Bakanlığı üzerinden 10 yıldır çalıştığı bu proje pek çok pilot uygulamadan, kontrollü ortamlardan sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi ameliyathanelerinde kullanılmasına karar verildi. Peyderpey tüm hastanelere ve ameliyathanelere yaygınlaştırılacaktır.

Tümüyle yerli teknoloji firmaları tarafından geliştirilmiş donanım, yazılım ve bulut bilişim altyapısı sayesinde Türkiye’nin sağlık sistemine çok önemli bir değer katılmış oldu. En önemlisi ameliyatlar esnasında oluşacak insan hataları minimize edilecek, pek çok hayat kurtarılacak.

10.000’inci yerli otonom forklift satıldı

Endüstri 4.0 çalışmaları halen devam etmektedir. Üretim makinaları, konveyör bantları, çalışanlar, kamyonlar sonrasında sıra forkliftlere geldi. Fabrikalardaki ve depolardaki otonom forkliftlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Pek çok yerli girişim ortaya çıkmıştır.

Endüstri 4.0 dönüşümü yapan şirketler bugünlerde yerli ve milli teknolojilerin tercih etmektedir. Her türlü bileşeni ile Türkiye’de geliştirilmiş otonom forklift Türk sanayicisinin birincil tercihi oldu. Depolardaki kazaların oranı azaldı, rotalar optimize oldu, yükleme ve sevkiyat süreleri hızlandı, nitekim bu sayede müşteri memnuniyeti arttı.

Endüstri 4.0 dönüşümleri düşünüldüğünden çok daha uzun sürdü. Bugünlerde yeni yeni ilk karanlık depolar, karanlık fabrikalar gerçekleşti. Bu seviyeye gelmesi 20 yıldan uzun sürdü. 2010’lu yıllardaki vaatler ve heyecanlar sakinleşti ve normalize oldu. Bunun bir devrim değil, evrimsel bir süreç olduğu 2020’li yıllarda daha net anlaşıldı…

Yerli otonom forklift üreticileri ihracat yapmakta, asıl Endüstri 4.0’ın katma değeri bu tür yüksek teknolojide olduğu anlaşılmaktadır. Forklift şirketi cihazlardan kazandığı gelir kadar, aynı zamanda yazılım entegrasyonu ve veri servislerinden elde etmektedir. Yüksek teknoloji, bilgi ekonomisi işte asıl bu noktada kendini göstermektedir.

0 kg ihracat, Türkiye’deki veri merkezlerinde barındırılan depo otomasyonu sistemleri ve verileri sayesinde Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki pek çok fabrika ve depo otonom hale getirilmekte ve optimize edilmektedir.

Sipariş üzere Bebeklere Singapur’da izin verildi

Genetik araştırmalar oldukça ilerledi. Özellikle CRISPR gen editleme teknolojisi son derece yaygınlaştı, olgunlaştı. Bitkiler ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar çok olumlu sonuçlar vermeye başladı.

Diğer yandan nadir hastalıklar ve kanser alanında uygulanan kişisel genetik tedaviler bazı ülkelerde izinli hale geldi, hastanın da onaylaması ile uygulanmaya başlandı. Özellikle İngiltere’de, ABD’de ve Japonya’da sıkça kullanılmaya başlandı.

Aynı teknoloji ile ana rahmindeki embriyoya müdahale edilebildi. Tespit edilen genetik mutasyona CRISPR ile müdahale edildi ve yüzlerce engelli doğacak çocuğun engelleri ve eksikleri ana rahminde giderildi.

Son yıllarda sağlıklı bebekler üzerinde de müdahale yapılması tartışmaları alevlendi. Korsan olarak yapılan müdahaleler sonucunda iyi sonuçlar da alındı, bazı engelli ve ters giden vakalar da yaşandı.

Singapur dünyaya damgasını vurdu. 25 Nisan 2038 Dünya DNA Günü kutlamaları vesilesiyle, embriyolara müdahale edilmesine genel olarak müsade etti. Artık ebeveynler bebeklerinin pek çok özelliğini ilk aşamadan itibaren belirleyecek. Cinsiyeti, IQ’su, göz rengi, boyu, posu, saç rengi, kalıtsal hastalıklar temizlenecek, bazı dirençler ayarlanabilecek ve benzeri pek çok özellik daha.

Bu alanda çalışan pek çok yeni kuşak genetik girişim özellikler bakımından ve maliyetleri bakımından büyük bir rekabet içindedir. En çok özellik bizde var, en kolay tasarım uygulaması bizde var, en düşük maliyetler bizde, en yüksek başarı oranları ve garantili bebek teslimatı var diyen girişimciler yarışmaktadır. Ebeveynlerin işi hiç de kolay değil. Ama sonuçlar ne olacak, hep birlikte göreceğiz…

Hayatlarının en uzun ama son yolculuğuna çıktılar

2025 yılında kapılarını açan uzay oteli ayda 15 misafir ağırlamaktadır. Özel bir uzay aracı ile dünyanın farklı noktalarından uzay istasyonuna hareket eden meraklılar, 3 hafta konaklamakta ve akabinde geri dönmekteler. Uzay istasyonunda daimi hizmet personeli yaklaşık 9 ay kalmaktadır. Sonra nöbet değişimi için yeryüzüne inmekteler.

Her seferde 10 misafir taşınmaktadır.

Maalesef bu ayki sefer sonrasında büyük bir heyecan ile uzay oteline yerleşen 10 misafir ve 5 mürettebat için kötü bir sürpriz oldu. Uzay hoteli yörüngeden çıktı. Teknik bir arızadan dolayı devreye giren motorları ne yer istasyonundan ne de uzay istasyonu içinden kapatmayı başaramadılar. Uzay istasyonu bünyesindeki yolcularla birlikte uzayın derinliklerine doğru hareket etmeye başladı. 2 gün sonra haber alınamaz hale geldi. 10 gün sonra da her türlü takip sisteminin dışına çıktı. Ne acı.

Acaba kaç ay hayatta kalabilecekler. İlk fenalaşan kim olacak? İlk ölen kim olacak? Ölen kişiyi yiyecekler mi? Bu düşünceler ve senaryolar yeryüzünde epeyce spekülasyona sebep oldu. Şirketin piyasa değeri bir anda onda birine düştü. Rezervasyonların önemli bir kısmı iptal edildi. Şirket yönetimi yeni bir uzay oteli yaptıklarını ve yörüngeye yerleştireceklerini söylese de, uzay turizmi önemli bir darbe yemiş oldu…

Geçmişte Bu Ay

Nisan 2018

Cambridge Analytica Olayının Perde Arkası

ABD seçimlerinde ve 200’den fazla başka seçimde dışarıdan müdahale olduğu anlaşıldı. Ne bekleniyordu ki? Bunun olmaması sürpriz ve aptalca olurdu. İnsanlar tüm hayatlarını, sevinçlerini, korkularını, nefretlerini, düşüncelerini bu kadar alenen ve kendi istekleriyle paylaşıyorlarken, şirketler pazarlama amaçlı, siyasetçiler de seçim kazanmak amaçlı kullanmaları normal değil mi?

Nisan 1998

Alman Terör Grubu RAF 28 Yıllık Varlığından Sonra Kapatıldığı Açıklandı

Recht auf Freiheit, yani özgürlük hakkı. Almanya’nın aşırı sol terör örgütü çok büyük zararlara sebep oldu. Bomba saldırıları, suikastlar, büyük zulümler ve 28 yıllık terör sonunda RAF kapandı. Akabinden hukuki ve toplumsal hesaplaşma bir kaç zaman daha devam etti.

Nisan 1978

Jimmy Carter Nötron Bombasının Yapılmasını Erteledi

Soğuk savaş dönemi çok hareketli günler yaşadı. Bazı liderler daha agresif davrandı, bazıları daha sağduyulu. Fıstık çiftçisi olan Jimmy Carter barışın gelişmesi için ve silahlanmanın azalması için çok önemli bir katkıda bulundu. Efsane eser ilk kez kamuoyu ile buluştu. O günlerde efsane olacağı hayal edilmiş midir? Sanmıyorum. Dahilerin dehası genelde nesiller sonra fark edilmekte, hakkı verilmektedir.

Recent Posts

Aramak için bir kelime yazın

X

Arkadaşınızla paylaşın.