Atatürk’ün 100. Ölüm Yıldönümü daha önce hiç olmadığı şekilde anıldı

Ülke çapında ortaokul öğrencilerinin Gazi Mustafa Kemal’in vefatının 100. yılına özel geliştirdikleri projeler, vatandaşların duygu dolu anlar yaşamasına sebep oldu.

Bu yıl, ülkemizin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal’in 100. ölüm yıl dönümü şerefine düzenlenen gösteriyi tüm Türkiye nefesini tutarak izledi. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk’ün 100.ölüm yıl dönümü kapsamında, ortaokul öğrencileri arasında bir proje yarışması başlattı. Ülke çapında büyük bir ilgi gören yarışmada ilk beşe giren projeler, 10 Kasım saat 00.00 itibariyle halkın beğenisine sunuldu ve gün boyu gösterimler devam etti. Projeler, öğretmenlerin gözetiminde Maker Atölyelerinde geliştirildi. İzleyenlerin gözyaşlarını tutamadığı seremonide, duygu dolu anlar yaşandı. Milli Eğitim Bakanı Sinem Sürmeli, üretilen projeleri, çağımızın teknolojisi ile üretilmiş yaratıcı ve çok yönlü olarak değerlendirdi. Yetişen gençliğin ülkemizin geleceğine ışık tuttuğunu vurgulayan Sürmeli, gençlik sayesinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, mezarında huzurla uyuduğunu da sözlerine ekledi. Ülke çapında yapılan yarışmada ilk beşe giren projeler şu şekilde:

Birinci seçilen proje, Mersin’de Atatürk İlköğretim Okulu’nda eğitimlerine devam eden sekizinci sınıf öğrencileri Sena Doğan ve Giray Coşkun’un ürettikleri proje oldu. Öğrenciler, bir yıldır Maker Atölyelerinde tamamen kendilerinin geliştirdikleri bir programla, Atatürk’ün sesini birebir taklit eden ve konuşmaları dinleyerek öğrenen bir yapay zeka ürettiler. Anıtkabir’de mezarının önünde 20 dakikalık bir konuşma gerçekleştiren Atatürk hologramı, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak olanın Türk gençliği olduğunu vurguladı. Konuşma tüm ekranlarda canlı olarak yayımlanırken, hologramı Anıtkabir’de izleyen seyirciler gözyaşlarını tutamadı.

Yarışmada ikinci seçilen proje, Gaziantep’ten geldi. Şair Sırrı Hanım İlköğretim Okulu’nda okuyan altıncı sınıf öğrencileri, Sercan Akbulut, Gülseren Kor ve Saime Sucu’nun geliştirdikleri proje, halka görsel bir şölen yaşattı. Öğrenciler Maker Atölyelerinde tamamen kendi olanaklarıyla ürettikleri dronlar aracılığıyla gökyüzünde Atatürk’ün 50 farklı fotoğrafını resmettiler. Dron gösterisi, 10 Kasım saat 00.00 itibariyle başlarken, tüm gün boyunca yediden yetmişe tüm vatandaşların beğenisini topladı.

Yarışma üçüncüsü İzmir Aliağa İlköğretim Okulu altıncı sınıf öğrencisi Zehra Türkoğlu oldu. Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde, kadın, erkek, çocuk demeden tüm ülkenin büyük fedakarlıklar yaparak kazandığı Kurtuluş Savaşı’ndan çok etkilendiğini anlatan Zehra Türkoğlu, bu ruhu canlı tutmak ve sonsuza kadar yaşamasını sağlamak için bir simülasyon tasarladı. Anıtkabir’de toplanan kalabalığa dağıtılan hololenslerle Kurtuluş Savaşı simülasyonunu deneyimleyen vatandaşlar, karargahta ve toplantılarda Atatürk ile aynı masaya oturup, alınan kararlar ile ilgili yorum yapabiliyor. Gazi Mustafa Kemal ile gerçek hayatta iletişime geçme ve Kurtuluş Savaşı’nı deneyimleme hissi yaratan simülasyon, vatandaşların büyük ilgisini toplarken, duygusal sahneler yaşanmasına neden oldu. Büyük dedesi Kurtuluş Savaşı’na katılmış bir gazi olan 80 yaşındaki Kemal dede, simülasyonu deneyimledikten sonra, hıçkırıklara boğulup, gözyaşları içinde kaldı. Simülasyonun üreticisi küçük Zehra’yı tebrik eden Kemal dede, Türk gençliğinin

Atatürk’ün yolunda ilerlemesinden gurur ve mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Yarışma dördüncüsü, İstanbul’dan katılan yedinci sınıf öğrencisi Burhan Çöl oldu. Burhan’ın geliştirdiği Atatürk hologramı, yapay zeka ile Nutuk’taki anlatım üzerinden, cumhuriyetin kuruluşunu öğrendi. Hologram, ülke çapında kura ile seçilen 100 farklı öğrencinin evine ziyarette bulunarak Cumhuriyetin ilanını anlattı. Ziyaret edilen öğrencilerin evleri, Atatürk hologramının konuşmasını dinlemek isteyen meraklı arkadaşları ve konu komşu ile dolup taştı. Atatürk hologramının konuşması tüm ülkeye canlı yayınla nakledildi.

Dereceye giren son proje ise, Tokat’tan geldi. Sekizinci sınıf öğrencisi Ahmet Akif Sezen ve Emir Can Suna’nın geliştirdiği proje de hologram teknolojisi üzerine oldu. Çanakkale Conk Bayırı’nın bir simülasyonunu üreten öğrenciler,  Çanakkale Savaşı esnasında Gazi Mustafa Kemal’in başından geçen mucizevi olayı Anıtkabir’in bahçesinde hologramla canlandırdı. Atatürk’ü büyük bir tehlike geçirdiği Conk Bayırı’nın hikayesi şu şekilde: Conkbayırı’nda Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanı iken verdiği taarruz emrinden kısa bir süre sonra harekatı tepede izlerken bir şarapnel parçası göğsünün sağ tarafına isabet eder. Şans eseri, şarapnel cep saatine saplanır ve ölümden döner. Bu sahne ile başlayan ve Çanakkale Savaşı’ndan sahnelerle devam eden bir saatlik hologram gösteriminde, izleyiciler büyük bir dikkat ile gösterimi izledi.

Dereceye giren öğrenciler, Milli Eğitim Bakanı Sinem Sürmeli’den başarı ödülleri aldı ve vatandaşlardan büyük takdir topladı. Ülkemizin kurucusu, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün 100. Ölüm yıl dönümünde gençlerin Atatürk sevgisi, çalışkanlığı, teknoloji ve üretimde muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış olmaları, Mustafa Kemal’in gençlik ile ilgili hedeflerinin gerçekleştiğini kanıtlar nitelikte.

 

Güvenlik açığı azılı suçluyu ortaya çıkardı

Güvenlik açığı azılı suçluyu ortaya çıkardı.

Daha önce de pedofili iddialarıyla gündeme gelen ve çıkarıldığı mahkemece yeterli delil bulunamadığı için serbest bırakılan dünyaca ünlü aktör Cihan Kumral’ın başı The Ultimate Protech Bank’ten sızdırılan görüntülerden dolayı büyük belada!

Cihan Kumral, hakkında daha önce de ortaya atılan pedofili suçlamalarını reddetmiş ve yeterli kanıt bulunamadığı için, çıkarıldığı mahkemece beraatına karar verilmişti. Fakat dün sabah saatlerinde, üçüncü kişilerin erişimine mahal vermeme, en üst düzey güvenlik sistemine sahip olma sloganı ile ortaya çıkan, ve dünyanın ilk anı bankası olarak tarihe geçen The Ultimate Protech Bank’te muhafaza ettiği pedofili anıları, basına sızdırıldı. Anıların internet ortamında tüm dünya tarafından izlenmesinin ardından, Cihan Kumral’a tepkiler çığ gibi büyürken, kişisel bilgilerin gizliliği kanununun ihlal edildiği gerekçesiyle, görüntülerin kanıt olarak kabul edilip edilmeyeceği hukuk çevreleri tarafından tartışılan konular arasında. Bununla birlikte, The Ultimate Protech Bank, kamuoyunda oluşan güvensizlik sonucu binlerce müşterisini bir gün içerisinde kaybetti.

Çağımızın, bize bahşettiği en önemli yenilik olan hafıza çipleri, artık dünya nüfusunun %95’i tarafından aktif olarak kullanılıyor. Hafıza çipleri, günlük hayatımızda yaşadığımız tüm anıları kaydederek, unutma kaynaklı aksaklıkları tamamen ortadan kaldırdı ve insanlığın evrimsel basamakta bir üste çıkmasına öncülük etti. Fakat, bireysel iznimiz aracılığıyla da olsa, anılarımıza üçüncü kişilerin ulaşabilmesi, özel hayatın gizliliği açısından bir çok insan için büyük bir sorun teşkil ediyordu. Kimsenin ulaşmasını istemediğimiz fakat en ince ayrıntısıyla hatırlamak istediğimiz anılarımızı muhafaza etmemize olanak sağlamak için geliştirilen ve dünyada kurulan ilk anı bankası olarak faaliyet gösteren The Ultimate Protech Bank, güvenlik zafiyeti nedeniyle gündeme bomba gibi oturmuş durumda. Cihan Kumral’ın büyük bir insanlık suçu teşkil eden anılarının basına sızması ile birlikte, oluşan güvensizlik ortamı sonucu The Ultimate Protech Bank, bir gün içerisinde milyarlarca dolarlık ciro kaybetti.

Kurulduğu tarihten bu yana güvenlik konusunda ilk zafiyetini yaşayan The Ultimate Protech Bank’tan konuyla ilgili hala resmi bir açıklama gelmedi. Başta İnsan Hakları Derneği Çocuk Hakları Komisyonu olmak üzere, pek çok sivil toplum kuruluşu Cihan Kumral’ın en ağır cezaya çarptırılması için geniş çapta bir kampanya başlattı. Konu ile ilgili soruşturma devam ediyor.

İl dışına çıkan babaya 25 yıl boyunca Eski Medeniyet bölgesine sürülme şoku!

Sosyal Kredi Sisteminde adı kara listeye eklenen Ahmet Kolcu, İzmir’de üniversite eğitimine devam eden ve iki yıldır küs olduğu kızı Yasemin Kolcu’nun düğünü olduğu haberini aldı. Daha önce de ailesine psikolojik şiddet uyguladığı tespit edildiği için sistem radarına takılarak puanları düşürülen Ahmet Kolcu, yaklaşık bir ay önce sosyal uyumu bozan davranışlar sergilediği iddiasıyla komşusu Nazan Kürekçi’nin kapısına dayanıp laf dalaşına girdi. Bu olayın üzerine, sistem tarafından komşusuyla girdiği tartışmada Ahmet Kolcu’nun haksız olduğu tespit edilerek, puanları düşürüldü. Sosyal Kredi Sistemi’nin içinde yer alan ölçütlerden biri olan sosyal ilişkiler ve toplumsal uyum kategorisinde puanı D seviyesine düşen Ahmet Kolcu, yaşadığı il olan İstanbul haricinde ülke içerisinde seyahat özgürlüğünün kısıtlanması cezasında çarptırıldı. Ceza gereği, hava, kara ve deniz yoluyla herhangi bir yolculuk firmasından bilet alması sistemce engellendi.

Yaşanan son olaylardan habersiz olan ve iki yıllık küslüklerini sona erdirmek amacıyla düğününe çağıran kızı Yasemin Kolcu’nun daveti üzerine çözüm yolları arayan baba, çareyi sistem hackerları ile iletişime geçmekte buldu. Kızı ile barışma fırsatını kaçırmak istemeyen baba, evini satarak elindeki yüklü miktarda parayla, darkweb üzerinden bir sistem hacke’rıyla anlaştı. Sistem hackerları, Ahmet Kolcu’nun sosyal ilişkiler ve toplumsal uyum kategorisindeki puanını D seviyesinden B seviyesine çekerek sistemin uyguladığı bilet alma engelini ortadan kaldırdı. Aynı gün içerisinde, İzmir’e uçak bileti alan baba, kızının düğününe katıldı. Gün sonu raporlaması yapan, sistem polisleri tarafından kontrol edilen Sosyal Kredi Sistemi’nin güvenlik ağlarına takılan Ahmet Kolcu’yu, polisler kızının düğünündeyken kıskıvrak yakaladı. Toplumsal bekayı sağlayıp, korumak amacıyla kurulan Sosyal Kredi Sistemi’ni hacklemek / hackletmek suçu gereği 5 kategorideki puanı F seviyesine düşürülen Ahmet Kolcu, her kategoriden 5’er yıl olmak üzere, toplam 25 yıl Endüstri 1.0 temelli olarak kurulan Eski Medeniyet bölgesine sürülme cezasına çarptırıldı. Babasının tutuklanması üzerine Yasemin Kolcu, düğününü ileri bir tarihe erteledi. Mahkemede kızı ile barışmak adına bu suçu işlediğini belirten üzgün baba, hakimden ceza indirimi istedi. Sanık, toplumsal düzeni defalarca kez hiçe saydığı gerekçesiyle indirimsiz olarak, toplumsal uyumu en alt seviyede olan suçluların gönderildiği Eski Medeniyet bölgesinde 25 yıl yaşama cezasına çarptırıldı.

Mikro robotik hap, Kemal dedenin hayatını kurtardı!

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yaşayan 91 yaşındaki Kemal Dumlupınar, geçen yıl kalp sıkışması ve nefes darlığı şikayetleriyle hastaneye kaldırıldı. Yapılan ilk muayene sonucu aort damarının %80 oranında tıkalı olduğu ve hayati tehlikesinin olduğunu belirleyen doktorlar, Kemal dedenin tedavisi için kolları sıvadı. Hastanın yaşı ve fiziksel durumu gereği, açık ameliyat olması çok riskli olduğu için alternatif yollar arayan doktorlar, son bir yıldır, dünya üzerinde bir çok ülkede kritik hastaların tedavisi için tercih edilen ve Türkiye’de ilk defa uygulamaya konulacak bir tedavi yöntemi olan mikro robotik haplarla aort damarı açma ve yenileme yöntemini deneme üzerinde karar kıldı.

Aortopen olarak isimlendirilen ve kalp damar hastalıkları için geliştirilen mikro robotik haplar, iki yıl önce, Türk doktor Selma Cemre Kahraman’ın ekibi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacılarının ortak çalışmasının bir ürünü olarak piyasaya sürüldü. Aortopen tıpkı bir hap gibi yutuluyor ve mide öz suyunun sindirebileceği şekilde dizayn edilmiş bir kapsül içerisine yerleştirilmiş akıllı mikro taneciklerden oluşuyor. Bu akıllı robotik tanecikler, talimat verilen kalp damarlarına doğru yola çıkıp hasarlı bölgeyi tespit ederek tedavi işlemine başlıyor. Kapsül vücuda girdiği andan itibaren, doktorlar tarafından an be an izlenip, hem yönlendirme hem de müdahale sağlanabiliyor.

Bu çığır açan tedavi yöntemi, Kemal Dumlupınar ve ailesinin de onayı alınarak, Türkiye’de ilk defa Kemal dede üzerinde uygulandı. Aortopenı yuttuktan sonra 4 gün boyunca hastanede yoğun bakım ünitesinde gözlem altında tutulan Kemal dede, hiçbir komplikasyonla karşılaşmadan bugün itibariyle taburcu edildi. Aort damarı hastaneye yatırıldığında %80 oranında tıkalı olan Kemal dedenin tedavinin ardından tıkanıklığı %68 oranında azalarak %12 oranına düşürüldü. Hayat kalitesinin arttığını ve kendini çok sağlıklı hissettiğini aktaran Kemal dede, başta Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi doktorları olmak üzere, mikro robotik hapı üreten bilim insanlarına teşekkürlerini iletti.

Artık hayvanlarınız sizinle konuşabilecek, hem de sizin dilinizde!

Dünyaca ünlü Warble Studio Teknoloji Limited Şirketi’nin geçtiğimiz ay piyasaya sürdüğü hayvanlara konuşma yetisi kazandıran mikro çipi, dünyada yaşayan her canlı formunun eşit haklara sahip olması gerekliliğini savunan EAS(Equality for All Species)’in hayvan hakları konusunda yayımladığı farkındalık videosunda kullanıldı.

Yapay zeka teknolojisinden faydalanılarak beynin konuşma merkezine entegre edilen mikro çipler sayesinde, evcil hayvanlarımız artık yemek yeme ve oyun oynama gibi isteklerini sahiplerine söyleyebiliyorlar. Bununla birlikte, fiziksel ve duygusal şiddete uğradıklarında yaşadıkları acı ve korkuyu da dile getirebiliyorlar. Geliştirilen konuşma çipinin ilk denemesi, şirketin kurucusu John Gilbert’ın kedisi üzerinde gerçekleştirilmişti. Aynı zamanda ürünün tanıtımında kullanılan videoda, Gilbert’ın kedisi Moon beynine yerleştirilen mikro çip aracılığıyla sahibine acıktığını, oyun oynamak istediğini ve dışarı çıkmak istediğini söylerken kameraya alınmıştı. Sosyal medyada büyük bir yankı uyandıran bu video, kedi ve köpek besleyen milyonlarca hayvan sahibinin mikro çip taktırmak için sıraya girmesine neden oldu.

Bu güzel gelişmeyi yakından takip eden dünyaca ünlü sivil toplum kuruluşu EAS, hayvan hakları konusunda farkındalığı arttırmak amacıyla, kedi ve köpeklerin kendi sesleriyle insanlara seslenecekleri bir videoyu yayınlamaya karar verdi. Yayınlanan 3 dakikalık videoda, farklı cinslerden beşer tane kedi ve köpeğe yer verildi. Sahibi başını okşarken ne kadar mutlu olduğunu dile getiren sarman bir kedi ile başlayan video, acıktığını söyleyen, oyun oynarken kahkahalar atan ve yaramazlık yaptığı için azarlanan chincila cinsi kedi ve bulldog cinsi köpeğin ne kadar üzgün olduklarını söyledikleri kayıtlarla devam ediyor. Hayvanların da insanlar gibi duygularının ve isteklerinin olduğunu ve bizlere ne kadar çok benzediklerini vurgulamak amacıyla oluşturulmuş farkındalık videosu, veterinerde trafik kazası geçirmiş ve bacağı kırılmış olan teriyer cinsi bir köpeğin ağlayarak bacağının çok acıdığını söylemesiyle son buluyor. EAS videoyu, “Hepimiz aynı dilde hissederiz.” mesajıyla yayımlandı. Kuruluşa göre bu video, hayvan hakları konusunda farkındalığı arttırmada önemli bir rol oynayacak. Hayvanların insanların anlayacağı dille konuşmaları, onların da tıpkı bizim gibi hissettiklerini fark etmemizde önemli bir dönüm noktası olacak.

Tarihte Bu Ay

Kasım 2018

İstanbul Havalimanı seferlerine başladı

Kasım 1998

ISS Uzaya fırlatıldı

Kasım 1978

İran’da karışıklıklar tırmandı.

Recent Posts

Aramak için bir kelime yazın

X

Arkadaşınızla paylaşın.