Türkiye Tıbbi Görüntüleme Projesi her türlü rekoru kırdı…

Bir röntgen görüntüsündeki pürüz acaba bir hastalık mıdır? Bir tomografideki karanlık bir tümör müdür? Bir tahlil raporundaki küsurat bir ipucu mudur? Bir doktor bir günde kaç hastaya kaliteli bir şekilde bakabilir ki? Bir patolog günde kaç kan veya doku örneğini tahlil edebilir ki?

Neden sağlığımızı bir doktora emanet edelim ki? Sağlık ve insan metabolizması çok parametreli bir denklemdir. Ama artık yeterince çok verimiz var. Yeterince çok insan var. Yeterince çok tahlil var. Yeterince çok hasta var. Yeterince çok doktor ve uzman var. Yeterince çok analiz var, başarılı tedavi var.

Bu düşünceden hareketle Sağlık Bakanlığı 2023 yılında Türkiye Tıbbi Görüntüleme Projesini başlatmıştı. Tüm görüntüleme sonuçları güvenli ve merkezi bir veri tabanına aktardı. Yapay zeka tabanlı görüntü işleme algoritmaları bu görüntüleri analiz etti. Doktorların ve diğer ilgili uzmanların yönlendirmeleri ile teşhis kalitesi ve hızı giderek artmıştır.

Son 15 yıl içinde bu sistem hızlıca gelişti. Dünyada emsali olmayan bir veri tabanı oluştu. Bu dev miktardaki veriler üzerinde koşan yapay zeka algoritmaları her geçen yıl daha gelişti. Türkiye’deki bu merkez dünyaya örnek oldu. Son on yıl içinde pek çok ülke ile iş birlikleri yapıldı, bu uzmanlıklar ihraç edilmeye başlandı. Böylece Türkiye’de geliştirilmiş algoritmalar aynı zamanda başka ülkelerde de koşmaya başlamıştır. O ülkelerdeki sağlık kalitesi gelişmiştir.

2030’lu yıllardan sonra neredeyse hiç hata olmaz oldu. Bu Görüntüleme Merkezi alanında dünyanın en büyük veri merkezi haline geldi. En çok görüntü bu merkezde, en başarılı algoritmalar bu merkezde ve en önemlisi, en yüksek tahlil ve teşhis kalitesi bu merkezdedir. Nitekim asıl önemli olan insanların yaşam kalitesini geliştirmektir.

“3D Moda Tasarım Akademisi” Her Yaştan Katılımcıyı Yarışmaya Davet Ediyor

3D örgü makinaları artık her evin en elzem eşyalarından biri olarak değerlendiriliyor. Online internet siteleri üzerinden, mağazalardan ve aplikasyonlar aracılığıyla markaların ürettiği kıyafetleri satın almak, retro tutkunları dışında hiçbirimizin tercih etmediği bir seçenek. Artık markaların tasarımlarına uymak yerine kendi moda akımımızı ve tarzımızı yaratıp, milyonlarca insanın bizden ilham almasına olanak sağlıyoruz. Kıyafet tasarımlarımızı 3dfashionme uygulamasıyla paylaşıp binlerce beğeni alıyor ve 100.000 beğeniyi aşınca kendi online mağazamızı oluşturuyoruz. 3dfashionme uygulamasında binlerce beğeni alanlardan mısınız? Yoksa keşfedilmeyi bekleyen genç bir yetenek mi? Hangisi olursanız olun, 3D Moda Tasarım Akademisi sizi dünya genelinde yapacağı fashion yarışmasına davet ediyor. Yarışmada dereceye giren en havalı fashion makerlar, hem tüm dünyaya kendi moda akımlarını tanıtma fırsatı bulacak, hem de 3D Moda Tasarım Akademisi’nde bir yıl boyunca verilecek eğitime katılmaya hak kazanacaklar. Dünyanın en iyi fashion maker’ı olacağım diyorsanız, yarışmamıza başvurun!

Burak amcanın hayatı bu sayede kurtuldu

Burak amca daha henüz 70 yaşında. Doktor ona aslında 90 – 100 yaşına kadar yaşayabileceğini söylemişti. Ama sonra bir gün ansızın o felaket oldu. Yemiş olduğu dikey tarım ürünü bir salatada bir virüs tespit edilmiş. Hemen kana karışan bu virüs Burak amcanın böbreğine hasar vermiş. Büyük sancılarla fenalaşan Burak amca hemen hastaneye kaldırıldı. Ailesi geldiğinde tahliller tamamlanmış, doktorlar teşhisi koymuştu. Yeni bir böbrek gerekiyordu.

Hemen onay alındı, hemen donör bulundu ve hemen değiştirildi. Hayır 3 boyutlu baskıyla elde edilmiş bir böbrek değil. Hayır, genetik müdahale ile yedek organ olarak suni bir şekilde üretilmiş bir organ değil. Gerçek bir insanın, organ bağışı sonucunda elde edilen sağlıklı ve uyumlu gerçek bir böbrek.

Nasıl mı oldu. 2030 yılında organ bağışına yeni bir konsept getirildi. Organ bağışı isteğe bağlı bir konu iken, toplumun standardı haline getirildi. Yani doğuştan itibaren herkes otomatikman organ donörü oluyor. Özellikle olmak istemiyorsa, bu modelden kendi isteğiyle çıkıyor. Bu sayede toplumdaki donör oranı bir anda %5’lerden %70’lere yükseldi.

Bu sayede Burak amcaya uygun bir böbrek bulmak, organ veri tabanında bir arama ile bir dakikalık bir mesele haline geldi. Dönemin sağlık bakanına üstün başarı madalyası verildi. Sayesinde onbinlerce organ bekleyen insan hayata döndü.

UFC 2038 Dünya MMA Şampiyonası’ndan  Conor Mcgregor’a Destek

Ultimate Fighting Championship (UFC) tarafından düzenlenen 2038 MMA Dünya Şampiyonası bu ayın 25’inde izleyici karşısına çıkacak. Doğal bazlı tasarıma sahip biyonik kollarıyla yarışmaya katılacak olan Conor Mcgregor UFC MMA Dünya Şampiyonası’nda bir ilki gerçekleştirecek.

8 Ekim 2018 tarihinde düzenlenen UFC 229 MMA karşılaşmasında rakibi Khabib Nurmagomedov tarafından yenilgiye uğratılan Conor Mcgregor, bu olayın ardından depresyona girdi. Depresyonunu atlatmak için ailesi ile çıktığı tatil yolunda trafik kazası geçirip iki kolunu birden kaybeden Mcgregor, bu elim hadise sonucu hayata küstü. Hayatının anlamı olan MMA’i bırakmak zorunda kalan talihsiz sporcunun oğlu Jack, umudunu hiç kaybetmedi. Yıllarca hayata küsen babasını yeniden hayata döndürmeyi amaç haline getiren Jack, 2025 yılında piyasaya sürülen biyonik kol protezleri ile karşılaştı. Kendisi de babası gibi MMA sporcusu olan Jack, babası ile bir MMA karşılaşması yapmak için kolları sıvadı. O yıl beraber çalışmaya başlayan Conor McGregor ve oğlu Conor Jack Mcgegor, yılmadan dünya çapında bir MMA karşılaşmasında rakip olmayı hayal etti. 2036’nın Mayıs ayında geliştirilmiş versiyonu ile piyasaya sürülen doğal bazlı tasarıma sahip biyonik kol, profesyonel bir sporcunun kollarıyla aynı işleve sahip olma sloganıyla üretildi. İşlevsel ve görsel olarak insan vücudunun motor fonksiyonlarına biyolojik kol kadar uyumlu olan ve doğal bazlı tasarıma sahip olan biyonik kollar, Mcgregor’a ve oğlu Jack’e hayallerini gerçekleştirme fırsatını verdi. UFC 2038 Dünya MMA Şampiyonası’na başvuran ve başvurusu kabul edilen Mcgregor, biyonik kollarıyla yarışacak olan ilk sporcu olacak. Conor Mcgregor en büyük motivasyonunun, fiziksel engellerin artık dünyamızda yeri olmadığını tüm insanlığa kanıtlamak olduğunu dile getirdi.

Bu anlamlı ve merak uyandırıcı karşılaşma için milyonlarca insan nefeslerini tutmuş durumda.

Dubai, Newyork ve Şanghay’ın ardından 2038-2039  Eğitim Öğretim Yılı İtibariyle İstanbul’da Volocopter Hizmete Başladı

Geleceğimiz karadan uzakta, havada! Çocuklarınızı son teknoloji güvenlik sistemleriyle donatılmış volocopter servisleri ile okullarına yollayın, onlara sizinle birlikte uzuun kahvaltılar yapabilmeleri için zaman yaratın!

Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen volocopterler İstanbul’da hepimizin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Dünya üzerinde ilk hava taksisi olarak kullanımı 2020 yılında gerçekleşen Volocopterler, son on yıldır Türkiye’de de gündelik hayatlarımızın önemli bir parçası haline geldi. 2038 yılı itibariyle, İstanbul’da günlük yolculuklarımızın %35’ini kara yoluyla değil, hava yoluyla gerçekleştiriyoruz. İstanbul, bundan 20 yıl önce çok daha yoğun trafik sorunları ile boğuşan bir metropol kentiydi. Çocukluğumuzda yaşadığımız bitmek bilmeyen uzun ve sıkıcı servis yolculuklarıyla okula gidiş-gelişlerinizi hatırlayın. Uykulu gözlerle annelerimize veda edip, elimize tutuşturulan bir sandviçle okul yolunu tutardık. Fosil yakıtlarıyla çalışan araçların küçücük ciğerlerimizi zehirle doldurduğu, bitmek bilmeyen ve saatlerimizi alan okuldan geri dönüş yolculukları, biz küçücükken annemize kavuşmamızı engelleyen uzun bir korku tüneli gibiydi. Fakat artık çocuklarımız VC2200 sayesinde uzun, saatler süren, toz ve dumanlarla kaplı okul yollarına ve uykusuz, mahmur sabahlara elveda diyecek. Yüzde yüz elektrik enerjisiyle çalışan servislerimiz, karbon salınımı olmadan, doğaya saygılı tutumuyla, çocuklarınızın sağlığı ve geleceği için olabilecek en iyi seçim. Bununla birlikte, özenle seçilmiş, Türkiye’nin en eğitimli pedagoglarından oluşan eğitmenlerimiz, yolculuk boyunca çocuklarınıza eşlik ediyor olacaklar. Yeni sürüm VC2200’ler sayesinde çocuklarınızın en yüksek güvenlik tedbirleriyle 15 dakika içerisinde okulda olmasını garanti ediyoruz!

Üstelik sürücüsüz volocopter servislerinde çocuklarınızın yaşadığı güvenli, eğlenceli ve sevgi dolu yolculuk serüvenini an be an izleyebilirsiniz!

Tarihte Bu Ay

Ekim 2018

Ezidi Nadia Murad Nobel Barış Ödülünü kazandı

Ekim 1998

Gerhard Schröder Almanya’nın 7. Şansölyesi oldu

Ekim 1978

2. John Paul 264. Papa oldu

Recommended Posts

Aramak için bir kelime yazın

X

Arkadaşınızla paylaşın.