Süperstar sesini geri almak için dava açtı

Sonsuz Adalet. Hukukçularla Yapay Zekacılar flört ederse..

Demokrasilerde yaşıyoruz. En önemli demokrasi aracı hukuktur. Adalet mülkün temelidir. Anayasa toplumun kurallarıdır. Hammurabi’den Aristo’ya, Kant’tan Marx’a kadar. İnsanlık olarak bugünlere gelişimizde pek çok düşünür, pek çok savaş, pek çok hükümdar katkıda bulundu. Günümüzün medeni ve hukuki düzeni şekil aldı.
Yıl 2037. Dünyadaki her şey internete bağlı, elimizde sonsuz veri var, sonsuza yakın yapay zeka kapasitesi var. ‘Sonsuz Adalet’ sloganı ile tanınan bir grup hukukçu ve bir grup yapay zeka uzmanı çok önemli bir proje kurguladılar. Katılımcı demokrasi ve katılımcı hukuk ortamı oluşturmak için, herkesin yorumlarını ve önerilerini almanın faydalı olacağını savundular. Kanunların daha anlaşılır olması için, daha insana yakın olması için, daha gerçek sorunları çözmek ve daha adil olması için, bunun çok yararlı olacağını düşündüler.

Ama nasıl olacaktı? Herkes öneri nasıl verebilir ki? Kim bunları değerlendirir? Ayrıca her önerinin yararlı olup olmayacağı nasıl anlaşılır? Kanunlar zaten karışık, daha çok kişi öneri ve yorum yaparsa, daha da karışmaz mı? Kesinlikle evet. Ama insan aklı ile yaklaşılırsa. Bu noktada yapay zeka devreye giriyor. Yapay zeka sayesinde sınıflandırma algoritmaları ile, sadeleştirme yaklaşımları ile, ve istatistiksel olarak anlamlı ve anlamsız olanları ayırt etmek için bir sistem geliştirdiler.

Yılın bir gecesi, bu durumda 15 Ekim gecesi, akşam gün batımından, ertesi sabah gün doğuşuna kadar, sosyal medya ve internet aracılığıyla herkes yorum yapabildi. Tüm yorumlar toplantı. Türkiye’de 90 Milyon nüfusun %20’si, yani 18 Milyon vatandaş derdini, yorumunu, önerisini paylaştı.

Dev bir veri merkezinde yapay zeka algoritmaları 16 Ekim boyunca harıl harıl çalıştılar. Ayıklama yapıldı, sınıflandırma yapıldı, anlamlandırma yapıldı, mevcut kanunlarla karşılaştırıldı ve nitekim bir sonuç öneri raporu Adalet Bakanlığı için hazırlandı.

Böylece hukuk sistemi yapay zeka sayesinde her yıl güncellenmektedir. Vatandaşın beklentilerine yaklaştırılmaktadır, çok daha işlevsel hale getirilmektedir.

Umutsuz vakada kişisel tıp hayat kurtardı

Zeynep Hanım çaresizdi. 65 yaşındaki kocası bir türlü iyileşmiyordu. Kronik ağrılar, kronik halsizlik, kronik depresyon. Ferhat Bey hayata olan ümidini yitirmişti. Gitmedikleri doktor kalmadı, denemedikleri tedavi kalmamıştı. Tüm bu çilelerini kızlarından saklıyorlardı, üzülmemesi için. Ama nafile. Kızları Selin son bayramda ziyarete geldiğinde durumu fark etmişti. Israrları üzerine annesi ve babası durumu açıklamak zorunda kalmıştı.

Selin çok kızmıştı, ama hemen bir önerisi oldu. Genetik ve biyoinformatikle uğraşan arkadaşları vardı. Hemen onlara sordu. Ertesi gün babasının kanı alındı. Bir kaç saat sonra sonuçlar çıkacaktı. Herkes çok heyecanlıydı. Acaba ne diyeceklerdi. Daha önceki tüm doktor ziyaretleri, raporları, tanıları, tedavileri, kullanılan ilaçlar, vb. devletin otomatik sisteminden devşirildi. Hasta kayıtları hızlıca bir yapay zeka programı ile analiz edildi. İlk analiz zaten tutarsız sonuçları kırmızı işaretlemişti.

2 saatlik bekleme sonunda rapor çıktı. Ferhat Bey’in tüm genomu dizilenmişti, tüm anormallikler tespit edilmişti. Çok nadir görünen bir hastalığa maruz kalmış. Bunu normal bir doktorun, uzman da olsa, profesör de olsa, genetik analiz yapılmadan fark etmesi imkansızdır. Bundan dolayı bu laboratuvar zaten ilk aşamada hemen genetik tahlil yapılmasını tavsiye etmektedir.

Ferhat Bey şanslıydı. Bu hastalık nadir de olsa, dünyanın dört bir yanında tedavi edilmiş başarılı vakalara hemen erişildi. Etken maddenin ne tür bir protein kompozisyonu ile Ferhat Bey’e özel verilmesi gerektiğini biyoinformatik algoritmalar hesapladı. Ve ilaç ertesi gün hazırdı. Zeynep hanım eşinin tekrar sağlığına kavuşmasından ötürü çok mutluydu. Selin ailenin kahramanı olmuştu. Artık ondan hiç bir şey saklamayacaklardı. Bu örnek kişisel tıbbın ne aşamaya geldiğini en çarpıcı şekliyle gözler önüne sermiş oldu. Tüm derman arayanlara duyurulur.

3 yıl evvel dünyanın lider matematikçileri ve otonom araç ekosistemi bu fenomenin adını ‘Roundabout Phenomenon’ yani Türkçesiyle ‘Döner Kavşak Olgusu’ demişlerdir. Bunun için her yıl bilimsel bir yarışma ve bir konferans düzenlemeye karar vermişlerdir. 3. Yılında konferansa İstanbul ev sahipliği yapmıştır. Zira otonom araçlar oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır, ve trafiğin durumu, kavşakların durumu bu fenomenin sıkça görülmesine sebep olmaktadır.

Süperstar sesini geri almak için dava açtı

İlerlemiş yapay zeka algoritmaları sayesinde artık her insanın sesi ayırt edilmeyecek kadar iyi taklit edilmektedir. Bu sayede sesli mesajları yazılı olarak iletip, sevdiklerinize kendi sesinizle seslenmiş, çocuklarınıza kitabı kendi sesinizle okuyormuş gibi bir mobil uygulama aracılığıyla seslendirmiş oluyorsunuz.

Evdeki sesli asistanlar çok yaygınlaştı. Neredeyse her evde var. Özellikle yalnız yaşayan insanlar, ki bunların sayısı her geçen gün artmaktadır, özel bir ses kataloğundan hoşlandıkları bir ses seçmekteler. Hatta yaşlı vatandaşlarımız ölmüş eşlerinin seslerini tercih etmekte ve sanki hala onunla konuşuyormuş gibiler…

Ama bir reklam ajansı bir adım daha ileriye gitti. İzin almadan süperstar Leyla İnceses’in sesini çaldılar ve en çok satılan kişisel asistanın ses kataloğuna eklediler. Elbette en çok tercih edilen ses oldu ve şirket çok büyük gelirler elde etti. Leyla Hanım bu durumdan çok rahatsız oldu. Defalarca şirketi uyarmasına rağmen, bir tepki alamadı.

Çareyi önce medyayı devreye sokarak aradı. Dijital mecralarda hakkını arayan süperstar, bu sese alışmış olan vatandaşlardan çok tepki topladı. Hatta bir karşı taarruz yaşadı ve bu yoldan vazgeçti. Sonunda dava açtı. Daha doğrusu dava açmaya çalıştı, ancak avukatı bunun henüz hukuki düzenlemesinin olmadığını tespit edince, avukat da savcı da yargıç da çaresiz kaldı. Bakalım dava nasıl sonuçlanacak…

Konuşmayı unutmuş olan insanlar için özel terapi merkezi açıldı

E-ticaret sayesinde, dijital müzik servisleri sayesinde, mobil ulaşım servisleri sayesinde, sürücüsüz araçlar sayesinde, otomatik / insansız kasa ödeme sistemleri sayesinde, robotların ve yapay zekanın gelişmesi sayesinde, internet tabanlı eğitim siteleri (MOOC) nedeniyle, ve nitekim sosyal medya sayesinde, günlerinizi ve saatlerinizi hiç kimse ile konuşmadan geçirebilirsiniz.

Bu imkanları fazlasıyla kullanan insanların el parmakları fazlasıyla gelişmiş, ama diğer yandan konuşmayı unutmuşlar. Hiç sözlü ve fiziki gerçek insan etkileşimi yapmayan bazı insanlar zaman içinde konuşmayı tümüyle unutmuşlar. Konuşma ihtiyaçları olmadığı için de unuttuklarının farkına da varmamışlar. Çok fazla bilgi tükettikleri için de beyinleri o atıl alanı farklı bilişsel özellikler için kullanmaya karar vermiş. Böylece konuşma merkezini tümüyle yitirmiş insanlar var aramızda.

Sağlık bakanlığı liderliğinde bu vatandaşlar için ilk terapi merkezi açıldı. İstanbul’da yoğunlaşan Disputatio Absentia isimli hastalık, Türkçesiyle ‘Konuşma Yokluğu’, ilk etapta 10 hasta pilot olarak bünyesine alıp, zaman içinde iyileştirmeye çalışacak. Sinir bilimi, ileri beyin bilimi teknikleri, ve pedagojik yaklaşımlar denenecek. 2030’lu yılların başında özellikle yüksek gelişmiş ülkelerde başgösteren hastalık, ülkemizde de beklenenden hızlı bir şekilde yaygınlaştı. Şu an itibariyle İstanabul’da bir kaç bin hastanın, Türkiye genelinde de 5.000’i aşkın hastanın olduğu tahmin edilmektedir. Karanlık rakam belki daha yüksek olabilir.

Geçmişte Bu Ay

Ekim 2017

Weinstein’dan Sonra Sırada Kimler Var?

Hollywood için tahmin edilen gerçek oldu. Başrolü kapmak için ahlak dışı davranışlara maruz kalan kadınlar bir yapımcıyı deşifre etti. Neden şimdi? Neden Weinstein? Acaba Weinstein’dan sonra sırada kimler var? Silikon vadisindeki gayri ahlaki durumların ortaya çıkışından sonra, Hollywood da çalkalandı. Sırada başka hangi endüstriler, hangi patronlar var? Bu tür durumlar cezalandırılacak mı? Yoksa yaşatanların yanına mı kalacak?  Daha fazlası için tıkla.

Ekim 1997

Satürn Yolculuğu Başladı

Satürn gezegenenin araştırılması için NASA bir uzay aracı 15 Ekim 1997 günü fırlattı. Cassini isimli uzay aracı, Huygens isimli ekipmanlar taşıyordu. Uzun bir yolculuk sonunda 2004 yılı civarında Satürn’ü ilk defa görmüştür ve yörüngesine girmiştir. Satürn’ün ayı olan Titan’ı da o yıllarda görmüş, görüntülerini yer yüzüne göndermiştir. O dönemden beri Satürn’ün etrafını turlayan uzay aracı bugün, tam 20 yıl sonra, 15 Ekim 2017 itibariyle misyonunu tamamladı ve son görüntülerini göndermek üzere rotasını Satürn’ün üstüne doğrulttu. Teşekkürler Cassini – Huygens uzay aracı.

Daha fazlası için tıkla.

Ekim 1977

TRS-80 Bilgisayarı Piyasada…

Dünyanın belki de gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu emekli oldu. Asıl ismi Edson Arantes do Nascimento olan Pele, Brezilya’nın 1958, 1962 ve 1970 yıllarında futbol dünya şampiyonu olmasına çok büyük katkısı bulunmuştur. Futbol kariyerinden sonra UNESCO elçisi olarak pek çok önemli işe imza atmıştır. Futbol ile ilişkisi her daim devam etmiştir. Halen brezilyada yaşayan Pele, şu an 77 yaşındadır, sağlığı halen yerindedir.

Recommended Posts

Aramak için bir kelime yazın

X

Arkadaşınızla paylaşın.