Yükselen petrol fiyatları, ekonomik krizler, iklim değişikliği … Dünya gündemini uzun zamandır meşgul eden bu sıkıntıların her biri, aslında birbiri ile bağlantılı sorunlar olarak karşımıza çıkıyor.  İnsanlığı ve dünyayı tehdit eden bu sorunlara karşı acil önlemler alınmazsa, insanlık büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalabilir. Peki bu kıyamet senaryosundan bir kaçış yolu bulunabilir mi? Bu tehlikeler, insanlığı daha iyi, daha temiz ve daha adil bir dünya kurmaya yönlendirebilir mi? İrlanda’dan Fransa’ya dünyanın dört bir yanından destekçilerini bulan “dönüşüm hareketi” tüm bu sorunlarımıza bir çözüm yolu olabilir. Yenilenebilir enerji üretimi, fosil yakıtsız ekolojik tarım, sürdürülebilirlik, dayanıklılık ve geri dönüşüm ile dünyayı ve insanlığı kıyamet senaryolarından kurtarmak mümkün gibi görünüyor.

Yaklaşık 150 yıldır hayatımızda olan ve ekonomik sistemin vazgeçilmez unsuru olan petrol kaynaklarının sonsuz olmadığı artık gün yüzü gibi ortada. Yani beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlardan, lüks ihtiyaçların karşılanmasına, üretimin temel yapı taşı olan ve dünya ekonomisinin bağımlı olduğu petrol tükenmekte. Bu problem hali hazırda tüm ekonomik sistemi ve iklimi derinden etkiliyor fakat insanlık üretime dahil olmadan daha fazla tüketmeye devam ediyor. Yani artık insanlar, petrol bulunmadan önceki zamanlarda olduğu gibi kendi evlerini kendileri yapmıyor, kendi yiyeceklerini üretmiyor. Dünyamızın bağımlı olduğu petrolün tükenmekte olduğunu hatırlatan ve dönüşüm hareketinin en önemli isimlerinden olan Rob Hopkins, bu probleme özgün bir çözüm öneriyor: fosil yakıtlarından tamamen bağımsız olan sistemler ve topluluklar oluşturmak için kendimizi petrolsüz bir hayata hazırladığımız ve lükslerimizden vazgeçtiğimiz yeni bir düzen olan, dönüşüm hareketi.

Dönüşüm hareketi dünyamızı yeniden tazelemek ve yeniden inşa etmek için bir araya gelen toplulukların hareketidir. Dönüşüm hareketinin kullandığı ‘topluluk’ kelimesi, sadece yerel halkı simgelemiyor, yerel halk, yerel kurumlar, ajanslar ve meclisler gibi toplumun farklı kesimleri de kapsıyor. Dünyanın farklı bölgelerinde, daha sürdürülebilir bir gelecek hayali kuran her bireyin ve topluluğun kendi dönüşümünü gerçekleştirebileceği bir akım olarak hayatımıza giren bu yeni yaşam stili, petrole bağımlı olan uygarlığımızı bu bağımlılıktan kurtararak, insanlığa temiz bir gelecek kurma hedefi güdüyor. Bu amaçla 2006 yılından bu yana farklı bölgelerden topluluklar, yerel politikacılar, gidişata dur demek isteyen katılımcılar ve Greenpeace gibi destekçiler dönüşümü gerçeğe dönüştüren projeler ve yaşam alanları yaratıyor.

Çevre sorunlarıyla başa çıkabilmek için politik desteğin ötesinde güçlü bir taban hareketine ihtiyaç olduğunu fark eden Rob Hopkins, Naresh Giangrande ile birlikte, insanlığı petrol bağımlılığından kurtarmak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek adına 2006 yılında İngiltere’nin Totnes şehrinde bir dönüşüm hareketi başlattı. Girişimin temel amacı, iklim değişiminin de ana nedenlerinden olan petrol tüketiminin zirve noktasına gelen dünyayı bu bağımlılıktan kurtarmak, tüketim odaklı bireysel yaşam tarzlarını değiştirerek kendine yeterli toplulukların oluşturulması, yerel ekonomiyi güçlendirmek, iklim değişikliğine karşı dayanıklı doğal ve insan üretimi yerel yapılar inşa etmek. Tarihi boyunca sanat merkezi ve alternatif toplulukların gözdesi konumunda olan Totnes, dönüşüm hareketini başlatmak için de ideal bir yer.  Dönüşüm Şehri Totnes’te, yerel halk ve politikacıların katılımıyla yapılan toplantılarda, bölgenin her alandaki ihtiyaçları halk oylamasıyla belirleniyor. Dönüşüm hareketinin başından beri, Totnes’teki yöre sakinlerinin amacı; enerji sarfiyatını en azami seviyeye getirmek, karbon emisyonunu en alt seviyeye çekmek, yerel gıda ağının devamlılığını sağlamak ve bu doğrultuda yerel ve ekolojik dengeleri devam ettirebilecek bir topluluk bilinci oluşturmak. Dönüşüm hareketini sahiplenen birçok topluluk, kurum ve işletme Totnes’i hali hazırda sahiplenmiş durumda. Örneğin, bölgede yer alan İngiltere’nin en büyük organik tarım çiftliğine dönüşen Riverford, uzun tedarik zincirinin dönüşümünü sağlamak için farklı bölgelere küçük çiftlikler kurma kararı almış. Ek olarak yenilenebilir enerji (güneş, rüzgâr vb.) üretimi, geri dönüşüm ve dönüşüm hareketi eğitimi gibi birçok konuda da Totnes şehrinin önemli bir merkez olduğunu belirtelim. Dönüşüm hareketinin bir diğer güzel örneği ise; 2000 nüfuslu Fransa’nın küçük bir kasabası olan Ungersheim. Kasaba, yerel yönetiminin dönüşüme destek verdiği ilk kasaba olma unvanını taşıyor. Fransa’da belediye başkanlarının yerel yönetimdeki gücü dünyadaki diğer ülkelere oranla çok daha fazla. Belediye başkanının dönüşüm hareketinin öncüsü olması, kasabanın dönüşüm yolunda dünyaya örnek teşkil edecek bir düzene oturmasını sağlamış. Peki Ungersheim’da tüm dünyaya örnek olan ‘dönüşüm’ün getirdiği yeni düzen kasabaya neler kattı? ·      Yerel halkın daha çok söz sahibi olduğu daha katılımcı bir demokrasi ·      Adil Ticaretin (Fair Trade) olduğu bir yerel ekonomi düzeni·      Vatandaşların katılımı ile yenilenebilir enerji ile ilgili forum oluşturuldu ve Fessenheim Nükleer Santrali’nin kapatılması için bir kampanya yürütüldü.·      Yeni bir yerel para birimi olan “Le Radis” üretildi ve yerel ekonomide kullanılmaya başlandı.·      Bölgenin biyo-çeşitliliği ile ilgili çalışmalar yapıldı ve “Biyo-çeşitlilik Haritası” çıkarıldı.·      Kasabanın her yerine güneş enerjisi panelleri kuruldu.·      Ahşaptan biyokütle kazanı kuruldu ve su ve bina ısıtmasının yenilebilir enerji ile giderilebilmesi sağlandı.·      Solar sanayi tesisi kuruldu. (Helio Parc 68.)·      Şehirdeki tüm ışıklar, düşük enerjili ampullerle değiştirildi ve gerekli olmayan bazı sokak lambaları kapatıldı. Bu sayede enerji kullanımı %40 oranında azaldı.·      Tüm kamu binalarının, enerji tüketimleri üzerinden vergilendirilmesi sağlandı.·      Kamu kullanımına açık ortak yaşam alanları ve üretim için ortak arazi oluşturma projeleri hayata geçirildi.·      Tarımda tüm kimyasal bitki ve böcek ilaçları yasaklandı.

  • Tüm temizlik ürünleri, ekolojik temizlik ürünleri ile değiştirildi.
  • Yerel gıda üretimine yardım etmesi için çevre kirliliğine neden olan araçlar yerine at arabaları alındı ve at arabalarının aynı zamanda öğrenci servisi olarak kullanılması sağlandı.
  • İlkokullardaki gıda düzenlemeleri tamamen değiştirildi ve her gün %100 organik yemek ve atıştırmalıkların öğrencilere servis edilmesi sağlandı.
  • Belediyeye ait 8 hektarlık arazi Les Jardins de Cocagne adlı organik bir pazara dönüştürdü, her hafta üretilen 64 çeşit sebze yerel aileler için gıda kaynağı olarak marketlerde yerini aldı.
  • Yerel üretim olan gıdaların uzun süreli kullanımını arttırmak için konserve üretimi yapıldı.

Ungersheim’ın ve Totnes’in geleceğe uyum sağlamak için geçirdiği dönüşüm insanlığa muhteşem bir yol açıyor. Değişen her duruma şu ana kadar uyum sağlama becerisine sahip olan insanlık, gelecekte yer edinmek için de şu an olduğundan farklı bir yol bulmalı. Geleceği şekillendirecek olan yine bizleriz, siz ne dersiniz bu yeni yaşam stili, geleceğimizi ve bizi sıkıntılarımızdan kurtarabilecek mi?

 

Recent Posts

Aramak için bir kelime yazın

X