Çağımız teknoloji ve bilimin hızla ilerlediği bir çağ. Bundan 100 yıl önce, çözülmesi mümkün görünmeyen ve insanlığa büyük zorluklar yaratan sorunların birçoğu, teknolojik ve bilimsel gelişmeler ışığında çözülmüş durumda. İnsanlar geçtiğimiz yüzyıla göre; daha rahat koşullarda yaşıyor, gıdaya erişim arttı, döneminde ölümcül olan birçok hastalığın çaresi bulundu, dünya üzerinde eğitim seviyesi yükseldi. Fakat bu büyük gelişmelere rağmen, günümüz teknolojisinde henüz çaresi bulunamamış birçok problem var. Yani daha gidilecek çok fazla yolumuz var. Bu sorunların hiçbirinin çözümü kolay olmasa da teknoloji sayesinde zorlukların üstesinden gelmemiz mümkün. Dünya üzerinde etkili olan ve teknoloji ile çözülebilecek 10 büyük küresel sorunu sizler için derledik:

  • Karbon Birikimi:

Hızla yükselen global sıcaklık artışlarını önlemek için, sera gazı emisyonlarının kesilmesi tek başına yeterli olmayacaktır. Görünen o ki, küresel ısınmanın önüne geçmek için, inanılmaz derecede pahalı bir işlem olan, atmosferden çok büyük miktarlarda karbondioksit alımı yapmamız gerekecek. Tabi bu durum, alınan tüm CO2’ler ile ne yapılacağı ile ilgili zorlu bir sorun sunacaktır. Bu soruna çözüm arayan birçok start-up, halihazırda karbondioksitin sentetik yakıtlar, polimerler, karbon fiber ve beton gibi ürünlere dönüştürülmesinin yollarını araştırıyor. Bu gelişmeler umut verici olsa da gerçekten ihtiyacımız olan şey atmosferden çıkarmak zorunda kalabileceğimiz milyonlarca ton CO2’i kalıcı olarak saklamanın ucuz bir yolunu bulmaktır.

  • Şebeke Ölçekli Enerji Depolama:

Gün geçtikçe, rüzgâr ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları daha ucuz ve yaygın bir şekilde kullanılabilir hale geliyor, ancak güneş parlamadığında veya rüzgâr esmiyorken enerji üretemiyorlar. Bu durum, yenilenebilir enerji kaynaklarının bizlere ne kadar güç sağlayabileceği konusunda soru işaretleri yaratıyor ve kömür/doğal gaz gibi yenilenemez kaynaklardan uzaklaşmamızı zorlaştırıyor. Çözüm sağlamak adına, çeşitli bilim adamları ve start-uplar, hem şebeke ölçekli enerji depolama çözümleri üzerine hem de akım piller veya erimiş tuz tankları ile daha uzun süre dayanabilen ucuz depolama formları geliştirmek için çalışıyor. Fakat şu anda, büyük miktarda elektrik depolamak için daha ucuz ve daha verimli bir yola ihtiyacımız var.

  • Evrensel Grip Aşısı:

Pandemik grip nadir fakat ölümcüldür. 1918 yılında yaşanan H1N1 gribi salgınında en az 50 milyon insan öldü. 1957-58 ve 1968 salgınlarında yaklaşık bir milyon insan öldü, 2009 yılında ise H1N1 nedeniyle yarım milyon insan hayatını kaybetti. Son yıllarda gerçekleşen ölüm vakaları, virüslerin kısmen daha ılımlı olması nedeniyle daha düşük oranda. Fakat bir dahaki sefere o kadar şanslı olmayabiliriz ve virüs çok sayıda insanın ölümüne sebebiyet verebilir. Bu nedenle, nispeten daha az zararlı olan virüslere karşı geliştirilen aşılar yerine, yüzyılda bir kez meydana gelen salgın felaketine karşı evrensel grip aşısının geliştirilmesi çok önemli bir halk sağlığı sorunudur.

  • Demans Tedavisi:

Alzeimer, çağımızda gittikçe daha genç yaşlarda görülmeye başlayan ve toplumların büyük bir çoğunluğunu etkisi altına alan hastalıkların başında gelmektedir. İnsanların yaşamları uzadıkça, hastalıkla yaşayan insan sayısının yüksek oranda artması muhtemeldir. Alzheimer’ın nedeni henüz tam olarak anlaşılamamıştır, kesin teşhisler ancak ölümden sonra mümkündür ve o zaman bile doktorlar Alzheimer ile diğer demans türleri arasındaki farkı tartışırlar. Ancak, sinirbilim ve genetik alanındaki gelişmeler, bu durumun sebebine gün geçtikçe daha fazla ışık tutuyor. Bu alandaki gelişmeler, durumun yıkıcı etkilerini yavaşlatmanın ve hatta kapatmanın nasıl mümkün olabileceği ile ilgili ipuçları veriyor.

  • Okyanus Temizliği

Milyarlarca küçük plastik parçası- yani “mikro plastikler” şu anda dünya okyanuslarında yüzüyor. Bu atıkların çoğu, okyanusa atıldıktan sonra zamanla parçalanan torbalardan veya çöplerden kaynaklanıyor.  Mikro plastikler; kuşları, balıkları ve insanları zehirliyor. Araştırmacılar bu problemin hem insan sağlığı hem de çevre üzerindeki etkilerinin derin olacağından korkuyor. Yanı sıra, onlarca yıldır birikmiş olan yüz milyonlarca plastiğin temizlenmesi yüzyıllar sürebilir. Kirlilik çok dağınık olduğundan, temizlenmesi de çok zor. Büyük okyanus çöpleri ile mücadele için prototip yöntemler olsa da kıyılara, denizlere ve su yollarına çözüm bulunamıyor. Bu noktada yeni bir inovasyona ihtiyacımız olduğu kesin görünüyor.

  • Enerji Tasarruflu Desalinasyon

Yeryüzünde, tatlı sudan yaklaşık 50 kat daha fazla tuzlu su vardır. Dünya nüfusu arttıkça ve iklim değişikliği kuraklıkları yoğunlaştırdıkça, tatlı suya olan ihtiyaç daha fazla keskinleşecektir.

İsrail, kendi su sorunu çözmek için, dünyanın en büyük ters ozmos tuzdan arındırma tesislerini inşa etti ve evlerdeki şebeke suyunun çoğunu denizden arıtarak sağlıyor. Ancak bu yöntem, dünya çapında bir çözüm üretme noktasında değerlendirildiğinde, çok yoğun enerji harcadığı için pratik bir çözüm değil. Bu sorunun çözümü için, belki yeni zar süzgeç tipleri yardımcı olabilir. Bununla birlikte, elektrokimyasal teknikler de tuzlu suların sulama için kullanılabilecek hale gelmesine yardımcı olabilir. İklim değişikliğine adaptasyon teknolojileri üretirken, okyanustan içme suyu yaratmak en önemli önceliklerimizden olmalı.

  • Güvenli Sürücüsüz Araba

Otonom araçlar, halka açık yollarda milyonlarca kilometreler boyunca test edilmiştir. Bununla birlikte, otonom araçlarla teslimat ve taksi hizmetleri için pilot programlar yürütülmektedir. Ancak şoförsüz araçlar hala genel olarak yolları ele geçirmeye hazır değil çünkü kaotik trafiği idare etmekte zorlanıyorlar ve kar, sis gibi zorlu hava koşullarında zorluk çekiyorlar. Eğer otonom araçlar tam olarak güvenli hale gelirse, ulaşımın toptan yeni bir boyut kazanmasını sağlayabilirler. Trafik sıkışıklığı ortadan kaldırılabilir ve şehirler dönüştürülebilir. Hepsinden önemlisi, otonom araçlar, trafik kazalarının bir yılda neden olduğu 1,25 milyon ölümün çoğunu ortadan kaldırabilir.

  • Bedene Bürünmüş Yapay Zekâ

Geçtiğimiz yıl, Boston Dynamics tarafından tasarlanan Atlas’ın videosu internette yayımlanmıştı. Atlas robot bir komando gibi atıyor ve adımlar atabiliyordu. Bu gelişme, AlphaGo’nun dünyanın en iyi Go oyuncusunu yenmesinden sadece iki yıl sonra gerçekleşti.

Bilindiği üzere Atlas, bir bedene sahip olsa da akıllı olmadığı için Go oynayamaz. AlphaGo da akıllı olmasına rağmen, bedeni olmadığı için koşamaz. Peki, AlphaGo’nun aklını Atlas’ın vücuduna koyarsanız ne olur? Birçok araştırmacı, gerçek genel yapay zekanın, olaylar arasında ilişki kurma yeteceğini, ancak insan ve hayvanlar gibi fiziksel dünyadaki gerçek nesnelerle etkileşime girip öğrenerek kazanabileceğini söylüyor.

  • Deprem Tahmini

2010 Haiti depreminde 100.000’den fazla insan öldü. Bugüne kadar kaydedilen en güçlü depremlerden birinin tetiklediği 2004 Hint Okyanusu tsunamisi; Endonezya, Sri Lanka, Hindistan ve diğer yerlerdeki yaklaşık bir milyon insanın ölümüne sebep oldu. Kasırgaları, günler, bazen de haftalar öncesinden tahmin edebiliriz, ancak depremlerin ne zaman olacağı bizim için hala sürpriz. İnsan ölümlerini engellemek için, depremlerin orta vadede bir miktar olsun tahmin edilmesi, şehir plancılarının dayanıklılık için çözümler üretmelerini kolaylaştıracaktır. En azından birkaç saat önceden uyarıda bulunmak, insanların güvenli olmayan bölgeleri boşaltmasına ve milyonlarca kişinin hayatını kurtarmasına olanak sağlar.

  • Beyni Çözümleme:

Beyinlerimiz, sinir bilimciler için derin bir gizem olmaya devam ediyor. Düşündüğümüz ve hatırladığımız her şey, tüm hareketlerimiz, bir şekilde kafalarımızdaki milyarlarca nöronda kodlanmakta. Ama nedir bu kodun sırrı? Beynimizin depolama ve düşüncelerimizi iletme şeklinin nasıl olduğu konusunda hala bilinmeyen birçok parça var. Eğer beynin kodunu kırıp, tamamen çözümleyebilirsek, şizofreni ve otizm gibi zihinsel bozukluklar konusunda neler yapılması gerektiğini öğrenebiliriz. Hatta belki bu sayede, beyinlerimizin doğrudan bilgisayarlar veya diğer insanlarla iletişim kurmasını sağlayan ara yüzler geliştirebiliriz.

Recent Posts

Aramak için bir kelime yazın

X