Bugün Bitcoin adının piyasalarda belirdiği ilk gün. Bitcoin efsanesi bundan tam olarak on yıl önce, yepyeni bir internet türünün omurgası olan ve dijital verinin kopyalanmasına değil dağıtılmasına izin veren Blockchain teknolojisi kullanılarak yaratıldı. Hala kimliğiyle ilgili herhangi bir bilgiye ulaşılamayan anonim karakter Satoshi Nakamato hayatımıza kripto para sistemini getiren ilk kişi/kişiler/ekip olarak dünya piyasalarında büyük bir inovasyon gerçekleştirdi. 31 Ekim 2008 yılında ilk olarak metzdown.com adresinin mail listelerinde boy gösteren bitcoin.org adlı yeni web sitesi, bitcoini, “Merkezi Olmayan” ve “Eşlerarası Elektronik Ödeme Sistemi” olarak insanlığa tanıttı.
2009 yılında kamuya açılan Bitcoin ile yapılan ilk alışveriş, 22 Mayıs 2010 tarihinde bir kullanıcının satın aldığı iki adet pizza oldu. Bitcoin topluluğunun “pizza günü” olarak andığı bu tarihten sonra, Bitcoin, zaman içerisinde değerini katlayarak, borsa ve ekonomi dünyasının dikkatini çekmeyi başardı.
Bitcoin, on yıllık tarihi boyunca bir çok düşüş ve yükselişler yaşadı, siber saldırılara uğradı ve ülkeler tarafından-kriminal kişilerin kullandığı ve vergilendirilemediği gerekçeleriyle-yasaklandı. Bununla birlikte, piyasalarda Bitcoine ve bu girişimle birlikte ortaya çıkan diğer kripto paralara artan ilgi sona ermedi. 2016 yılında Ethereum ve kripto paraların halka arz edilmesiyle birlikte, halk , bağış toplama adı altında kripto paralara yatırım yapma imkanı buldu ve Bitcoin gibi diğer dijital paraların da piyasadaki hacmi büyük oranda arttı.
2017 yılına gelindiğinde, 1 BTC’nin piyasa değeri, 20.000 dolar seviyelerine kadar yükseldi, ancak 26 Aralık 2017 itibarı ile, bu fiyat 16.000 dolarlara gerilemeye başladı. Belirli ekonomi çevrelerince, bu durumun belli başlı sebeplerinden biri hükümetlerin getirdiği yasaklar, diğeri ise yapılan siber saldırılar olarak değerlendiriliyor. Yapılan saldırılar sonucunda, kripto para ticaretinin en önemli merkezlerinden biri olan Mt. Gox, Japonya’da bulunurken, yaşanan siber saldırıların ardından Güney Kore’ye taşındı.
Bu on yıllık periyotta Bitcoin piyasasında yaşanan dalgalanmaların yanında, bazı çevreler tarafından dijital altın olarak da değerlendirilen Bitcoin ile ilgili araştırmalar ve ekonomik sisteme entegrasyonu ile ilgili fikirler de baş gösterdi. Örneğin; Amerika’nın en büyük vadeli işlem borsası olan CME, 2017 yılının Aralık ayında, Nasqad Borsası ise 2018 yılında Bitcoinle ilgili vadeli işlemleri başlattı. Yine Tokyo Borsası Ceo’su, kripto para birimleri ile ilgili çalışma başlattıklarını dünya basınına duyurdu. Ekim 2018’e geldiğimizde ise, dünyanın en büyük ödeme hizmeti sağlayıcılarından biri olan Visa’nın Ceo’su Al Kelly, kripto paraları kendilerine tehdit olarak görmediklerini ve zorunda kaldıkları takdirde kendilerinin de bu piyasaya gireceklerini açıkladı.
Bununla birlikte, ekonomi dünyasında hatırı sayılır kişiler, Bitcoin ve diğer kripto paraların, bugün ve gelecekte dünya ekonomisindeki yeri açısından karşıt fikirlere sahipler. Bazıları Bitcoini ve diğer kripto paraları, enflasyon sonucu paranın değer kaybını engellemek adına en iyi yatırım olmasından dolayı muhteşem bir icat olarak değerlendirirken , diğerleri kripto paraların spekülasyona dayalı olan ve patlamaya hazır bir balon olduğunu savunuyor.

Örneğin, milyoner yatırımcı Tim Draper, 2022 yılına gelindiğinde, Bitcoin’in değerinin 250.000 dolara kadar çıkacağına inanıyor. Sisteme eklenen yeni regülasyonlar sayesinde, kripto paralar ile ilgili yatırımcıların da daha az endişe ve belirsizlik duyacağını vurgulayan Tim Draper, kripto paraların katlanarak yüklü değer artışı yaşaması nedeniyle, bir çok yeni yatırımcı için önemli bir yatırım olarak görüleceğini varsayıyor.
Bununla birlikte, kripto paralara şüpheci yaklaşımı olan önemli ekonomistlerden biri, New York Üniversitesi’nden Nouriel Roubini. Daha önce 2008 krizinin patlak vereceğini öngördüğü için “kriz kahini” olarakta tanınan ünlü ekonomist Nouriel Roubini, kripto paraların değer saklama aracı olmadığı için, döviz olarak değerlendirilemeyeceğini savunuyor. Bunun yanında, Bitcoin ve Ethereum gibi blok zincir teknolojilerinin, Visa gibi bankaların bize sunduğu işlem hacmi (ödeme, alışveriş vs) konusunda değersiz ve başarısız olduğunun da altını çiziyor.

Aynı zamanda, Roubini’ye göre Bitcoin, insanlık tarihinin en büyük balonu ve bu yıl içerisinde %60 seviyesinde kaybettiği değerinin ardından, bu balonun sonunda patladığını belirtiyor. Bununla birlikte, piyasada yer alan bir çok kripto paranın da Bitcoinden daha kötü durumda olduğunu savunan Roubini, Blockchain teknolojisinin de, kripto para üretimi için icat edilmiş bir sahtekarlık olduğunu savunuyor. Dahası, veri madenciliğinin yüksek enerji talebi nedeniyle, çevresel bir felaket olduğunun da altını çiziyor.
Bitcoin hakkında olumlu ve olumsuz bir çok farklı görüşler olsa da, ekonomik politik ve sosyal alanlarda etkisini göstereceği ve adından sıkça söz ettireceği su götürmez bir gerçek. Gelecek merkezi olmayan ve kripto paraların hakim olduğu bir ekonomik sistem üzerinden mi ilerleyecek, yoksa döviz akışının olduğu merkezi bankalar üzerinden devam mı edecek? Bekleyip göreceğiz…

.

.

Recommended Posts

Aramak için bir kelime yazın

X

Arkadaşınızla paylaşın.