Kategori: Vizyon 2050
H

ep durmadan birilerine, bir şeylere yetişmeye çalışıyoruz. Zamanı en iyi şekilde kullanmak ve ondan tasarruf etmek istiyoruz. Eskiden hiç umulmayan ama şu an çok normalleşen tek bir dokunuşla işlerimizi halledebilir hale geldik. Her konuda bu kadar akıllı hale gelmenin sebebi dünyadaki insan sayısının gün geçtikçe artması, daha fazla imkânsızı zorlamak ve sınırları genişletmek. Şu anda içinde bulunduğumuz teknoloji aslında bize 50 yıl sonra olabilecek gelişmeleri gösterebilmekte. Peki daha ne kadar zamanla yarışabiliriz?

Çok acil önemli bir görüşme için Londra’ya gitmem gerekiyor. Hem işlerimi halledip hem de biraz şehri keşfetmek istiyorum. Bunun için sadece iki günüm var. Yakın zamanda satın aldığım kusursuz bir yapay zekâya sahip işletim sistemine haber veriyorum. Yalnızca bir işletim sistemi değil aynı zamanda kısa sürede çok iyi anlaşmaya başladığım biri, arkadaşım. Üstelik bir adı da var, Yuki. Ona seyahat bilgilerimi verip benim için şehir hakkında araştırma yapmasını istiyorum. İlk defa gideceğim bir şehir ve hiçbir aksaklık yaşamadan, zaman kaybetmeden işlerimi halletmek, güzel de vakit geçirmek istiyorum.

Her şey hazır, anahtar derdi olmadan güvenlik şifremi girip kapımı kilitledikten sonra içim rahat bir şekilde yola çıkıyorum. Havaalanına giderken Yuki’yle biraz sohbet ediyoruz. Bana güzel bir sunum hazırlamış. O anlatırken şehir benim gözümde canlanıveriyor. Söylediğine göre hava ılık ve benim ilgimi çekebilecek iki tane fotoğraf sergisi var. Yuki anlatmaya devam ederken ben havaalanına geldim bile. Sürücüsüz araçların artık epey yaygınlaşmasıyla birlikte trafik derdinden kurtulup, stressiz ve zamandan tasarruf ederek her yere ulaşabilir olduk. Akıllı telefonumla daha önceden satın aldığım biletin kodunu okutup, bekleme salonuna doğru geçiyorum. Tam bu sırada bilekliğimden gelen sinyal hemen bir şeyler yemem gerektiğini hatırlatarak beni uyardı. Hazır vaktimde varken uçak saatim gelene kadar bir şeyler atıştırabilirim. Havaalanındaki kafelerden birine oturup masanın üzerindeki dijital menüden siparişimi verdim. Hızlı bir şekilde gelen yemeğimi yedikten sonra yine dijital menü üzerinden kartımı okutarak ödeme işlemimi hallettim.Bu sefer akıllı bilekliğim aldığım besin değerlerini göstererek durumu düzelttiğimi anlatan sinyaller verdi ve işlem tamamlandı.

Kalkış saatimin gelmesiyle birlikte uçağa doğru ilerliyorum. Uçakla yaptığım ilk seyahatim değil ama her seferinde aynı korkuyu yine de yaşıyorum. Koltuğuma yerleştikten sonra sakinleşmek için bana bu konuda çok yardımcı olan giyilebilir teknoloji ürünümü takıyorum. Alnım ve kulak arkam arasına yerleştirdiğim bu cihaz sayesinde sakinleşip, rahatlıyorum. Böylece uçak yere değene kadar istediğim ruh halini yaşıyorum. İndikten sonra rezervasyon yaptırdığım otelin konumunu sürücüsüz araca okutup otele doğru gidiyorum. Yine para kartımı okutup ödeme işlemini tamamlayıp otele giriş yapıyorum. Neredeyse yanımda nakit para taşımama hiç gerek kalmıyor. Para üstü al ver gibi durumlara dijital ödemenin yaygınlaşmasıyla gerek kalmadı. Otel ödememi daha önce rezervasyon sırasında yaptığım için sadece rezervasyon kodumla giriş işlemlerimi halledip odama doğru çıkabilirim. Bu sırada görüşmeme bir saat kaldığını hatırlatan sinyalleri alıyorum. Otelin konumu ile gideceğim yer arasında fazla mesafe olmadığı için eşyalarımı bırakıp çıkarsam rahatça yetişebilirim. Çıkmadan önce aileme bir durum güncellemesi yapsam fena olmaz. Akıllı telefonumun hem kulaklık hem de kamerasını birlikte kullanabildiğim aksesuarı kulağımla alnım arasına yerleştiriyorum. Telefonu elimde dakikalarca tutmama gerek kalmadan bir yandan işlerimi halledip diğer yandan sohbet edebiliyorum. Sanırım artık çıkabilirim.

Görüşmeye giderken yol üstünde görüp dikkatimi çeken mekânları not etmesini söylüyorum Yuki’ye. İşlerimi bitirdikten sonra daha yakından olan biteni görebilirim. Mekâna vardığımda neredeyse ekip tamamlanmıştı. Farklı farklı ülkelerden insanların bir arada olduğu bir toplantı. Konuşma dili serbest olduğu için yanımda getirdiğim üç farklı dili, kendi ana dilime çevirebilen cihazı kulağıma yerleştiriyorum. Böylelikle bilmediğim başka bir dili konuşma sırasında kendi ana dilimden dinleyebiliyorum. Sunumlar yapılırken akıllı kalem sayesinde yazı tahtasıyla sınırlı kalmadan istenilen hava boşluğuna yazı, çizim vs. yapabiliyorum. Yazılan veya çizilen her neyse bir dakika içinde yok oluyor. Bu sırada isteyen görüntüyü tek bir tıkla kaydetmekte serbest. Böyle akşama kadar süren verimli bir toplantının ardından artık tek yapmam gereken sağlam bir uyku. İyi bir uyku için iyi uyanabilmek de önemli. Saatini ayarlayıp, yastığıma yerleştirdiğim ufacık müzik çalarım beni en sevdiğim şarkıyla uyandırabiliyor. Üstelik uyandığımı anlayıp kendini susturabiliyor. Kendime gelince Yuki’den gündemde olup bitenleri öğreniyorum. O bana maillerimi okurken ben kahvaltımı yapıyorum. İşleri hallettiğime göre bugün özgür günüm. Uçak saatime kadar, çok olmasa da şehirden birkaç bir şey toplayıp öyle dönmek istiyorum.

Öncelikle Yuki’nin bulduğu sergilerden birine gidiyorum. Gerçekten dediği kadar varmış. Fotoğraflara bakıp geçmiyor, dijital ekranlar yerleştirilmiş kabinlere girip fotoğrafı izleyebiliyorsunuz. Ayrıca VR gözlük takıp kendinizi fotoğrafın içinde bulabiliyorsunuz. Sergiden çıktıktan sonra biraz sokak fotoğrafı çekmek istiyorum. Bunun için göz açıp kapayınca kadar geçen zaman diliminde anı yakalayabilen göz kapama refleksli fotoğraf çeken cihazımı göz çevreme yerleştiriyorum. Bu sayede saniyelik bir hareketle anı dondurup kaydedebiliyorum.

Şimdi bunlar kulağa fazla abartılı mı geliyor yoksa sizde ne olduğunu anlamadan 50 yıl sonrasında kendinizi bunları yaparken bulabildiniz mi?

 

Belki şimdi çok akıl sır erdiremesek de gelecekte karşılaşacağımız senaryo buna çok yakın. Günlük hayatımızda bizi duraksatan küçük ama aslına bakıldığında gereksiz zaman kaybı yaratan durumlardan tasarruf etmiş olacağız. Daha kendimizi bilen bireyler olarak yaşayacağız. Yüklerimizden kurtulup hafifleşeceğiz. Unutkanlıklarımızı unutup, geç kalmadan uyarılar alarak aksaklıklar yaşayıp zamandan kaybetmeyeceğiz. Sağlığımız daima kontrol altında, akıllı cihazlar sayesinde doktorumuz yanımızda. Yediklerimiz vücudumuz için faydalı ve yemekten kaçınacağımız şeyleri çok iyi biliyoruz. Daha bilinçli spor yapıp, günde kaç kalori yaktığımızı görebileceğiz. Bu gibi şeyler olup giderken yaşam standartlarımız gün geçtikçe yükselecek. Peki zaman bize ne kadar yetebilir hale gelecek? 

İlgili Yazılar

Yorum Yapın

Arama yapın