Kategori: Gelecek, İnovasyon, Teknoloji

2016 yılında sonunda kanun çıkmıştı. Bursa – Eskişehir karayolu ‘Dijitalleşmesine’ karar verilmişti. Bu karayolu akıllı araçlar, akıllı yollar, akıllı aydınlatma, akıllı sinyalizasyon için ‘test yolu’ haline getirilmesine ve böylece bu sektörlerin hızlıca kalkınmasını sağlayacak. Nitekim öyle oldu…

2016 itibariyle otomobil üreticileri hem şahıs otolar için hem yolcu ve yük taşıma için olan otonom araçlarını buraya getirdiler. Bu yolun iki ucunda olan üniversitelere yerleştiler ve ‘Akıllı Ulaşım Enstitüleri’ kurdular. Bursa – Eskişehir arası muhtelif sensör teknolojileri ile donatıldı ve çok büyük miktarda data toplanmaya başlandı.

Yurt dışı üniversiteleri ile iş birlikleri kuruldu. Yerli ve yabancı uzmanlar farklı alanlarda araştırmalar ve geliştirmeler yapmaktalar. Bazı kurallara karar verildi. Tüm araştırmalar açık yapılacak, veriler paylaşılacak. Açık veri yaklaşımı hackathon’ların yapılmasına ve başka bölgelerin öğrencilerinin de iştirak etmesini sağladı. Ülke genelinde bir furyaya neden oldu.

2017 yılında Bursa – Eskişehir yolunda tam manasıyla çalışan bir ağ sistemi oluştu. Farklı standartları yürütebilen bu ağ, otonom araçları kapsamaktadır, akıllı sinyalizasyon sistemlerini kapsamaktadır ve akıllı enerji sistemini (aydınlatma, enerji tüketimi, enerji tedariği, vb.) kapsamaktadır.

Peki faydaları ne oldu? Öncelikle kaza sayıları ve beraberinde yaralı ve ölü sayıları azaldı. En önemlisi bu değil mi? Daha az trafik sıkışması yaşandı. Çevrede yapılan ölçümler hava kirliliğinin azaldığını gösterdi. Ve tüm bu veriler birikti, araştırmacılar ve araştırmalar arttı, patent sayıları arttı, yabancı yetenekler Türkiye’ye gitti, yerli yetenekler yurt dışına gitti, konferanslara konu oldu, muhtelif teknoloji şirketi sayısız ödül kazandı. Bursa – Eskişehir karayolu ‘Akıllı Trafik Dönüşümü’ konusunda dünyaya örnek oldu.

2018 yılı itibariyle ikinci aşamaya geçildi. Eskişehir akıllı trafik ağına şehir olarak dahil edildi. Önce ana arterler, sonra diğer yollar, sonra tüm şehrin yolları sensörler ile donatıldı. Şehir çok daha kompleks bir sistem. Ama karayolunda kazanılmış deneyimler ile, birikmiş data ile ve üretilmiş yöntemler ile 2 yıl içinde Eskişehir Türkiye’deki ilk ‘Akıllı Trafik Sistemi’ olan şehir haline geldi. Anadolu Üniversitesi bu konuda dünyadaki önemli uzmanlık merkezlerinden birisi oldu. Uludağ Üniversitesi ile birlikte yoğun bir iş birliği deneyim ve veri paylaşımı söz konusu.

Bu esnada Eskişehir’de otonom araçlar, akıllı trafik yönetimi, yayaların hakları, araçların sorumlulukları, yeni dönem için yenilikçi trafik kanunları tasarlanmakta ve hayata geçirilmektedir. İçinde sürücü olmayan araç birinde çarptığında ne olacak? Sistemdeki bir hata nedeniyle bir sorun veya kaza yaşandığında ne olacak?

Nitekim 2019 yılında büyük bir kaza yaşanır. Yağışlı bir günde bir şimşeğin bir sensöre isabet etmesi ile sanayi bölgesinde seyir eden sürücüsüz bir kamyon filo, sinyali kaybeder ve bir atölyeye çarpar. Sistemdeki ve kamyonlardaki yedek sistemlerin devreye girmesi sayesinde insanlara zarar önlenir, ama kamyonların durması gecikir ve atölyeye çarparlar. Bu kaza pek çok TV programına konu olur ve etik komisyonları bu teknolojilerin durdurulması gerektiğini, daha vahim kazaların yaşanabileceğini savunurlar. Yerel yönetim teknolojilere sahip çıkar, ekonomik ve ekolojik faydalarını rakamsal olarak ifade ederler. Ayrıca sağladığı nitelikli istihdam ve ulusal ve uluslar arası itibar, vatandaşların teveccühünü kazanmıştır.

2018 – 2020 yılları arasında Eskişehir’de görülen başarılardan sonra, başka yerel yönetimler de kolları sıvamaya başlar. Sırasıyla Gaziantep, İzmir, Adana, Trabzon ve Kayseri düğmelere basarlar. Ulaştırma Bakanlığı bu şehirler arasındaki kara yolları kısmen akıllı yollar haline getirirler ve ağ yaygınlaşmaya devam eder.

Artık otomobil üreticileri ikna olmuştu ve yeni kuşak fabrikalar kurmaya başlamışlardır. Yerli ve yabancı telekom operatörleri yolların akıllı hale gelmesi için yerel yönetimler ve ilgili diğer kurumlarla çalışmaları yoğunlaştırmışlardır. Teknoloji üreticileri ‘inovasyon merkezlerini’ Türkiye’nin muhtelif şehirlerine kurmaya ve oradaki yerel üniversitelerle iş birliği yapmaya devam etmektelerdir.

Türkiye’de her ay ulusal çapta ‘Akıllı Trafik Sistemlerinin Geliştirilmesi’ amaçlı hackathon ve datathon’lar düzenlenmektedir. Bu hackathon ve datathon’larda ortaya çıkan uygulamalar ve teknolojiler şehirler arası rekabet nedeniyle ihale edilmekte ve geliştirici ekipler ihya olmaktadır. Çoğu uluslar arası otomobil ve teknoloji şirketlerinin ar&ge ekiplerine işe alınmaktadır. Türk gençlerin özgüveni iyice artmıştı. Yurt dışında projeler yapan, bu teknolojileri dünya çapında pazarlayan, ihraç eden firmaların sayısı düzineyi geçmişti.

Vizyon 2023 kutlamaları ve yeni tarif edilmiş olan Vizyon 2033 nedeniyle devlet ‘Ulusal Trafik Sistemi’ (UTS) kurulmasına karar verir ve dönüşüm yeni bir boyut kazanır. Bunu ülke çapında ilan eden ilk ülke Türkiye olur. Akıllı araç, akıllı trafik, akıllı sinyalizasyon, bu alandaki açık veriler, trafik optimizasyonu algoritmaları alanında Türkiye dünyanın lider ülkesi yolunda hızlıca ilerlemektedir.

Eskişehir’de başlayan kanun altyapısı, ulusal boyuta taşınır, devletin kanunlarına intikal eder. Artık otonom araç, akıllı trafik sistemi, akıllı sinyalizasyon, vatandaşın sorumlulukları, filo işletmecilerin sorumlulukları konusunda somut kanunlar ve yönetmelikler vardır. TV programlarında konular konuşulmakta, sosyal iletişim kampanyaları ile halk bilinçlendirilmektedir. İlk okuldan itibaren sensörler, programlama, robotik ve matematiksel modelleme müfredata yansımış durumdadır. Kısaca ulusal bir farkındalık sağlanmıştır. 

Tüm bu teknolojik gelişmeler esnasında yeni bir uyanış ortaya çıkmaktadır. 2010’lu yıllarda ‘Paylaşım Ekonomisi’ olarak isimlendirilen fenomen iyice olgunlaşmıştır. Trafikteki araç sayıları yaşı giderek gençleşmektedir. Toplu taşıma ve araç paylaşımı yaygınlaşmaktadır. Yolcu ve yük taşıma konusunda daha önce görülmemiş optimizasyonlar yapılmaktadır. Nakliye ve hambaliye konusunda otomasyon, yazılım ve robotlar insanların yerine geçmeye devam etmektedir. 2020’li yıllar tam manasıyla ulaşım alanında bir devrim ve otomasyon furyası olarak yaşanmıştır. Gençlerin arasında araç sahipliği oranları düşmekte, ortak araçların ve kiralık araçların kullanımı yaygınlaşmıştır.

2030 yılına ulaşıldığında ülkenin tüm kara yolları, 81 il merkezi, ve daha pek çok vizyoner ilçe ‘Ulusal Trafik Sistemine’ (UTS’ye) dahil olmuştur. Ülke genelinde biriken veriler, bu konuya meraklı olan pek çok ülke tarafından referans olarak kullanılmaktadır. Kazaların ve çevre kirliliğinin 2015 yılının binde biri seviyesine düşürülmüş olmasından ötürü, T.C. Ulaştırma Bakanı ‘Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştür.

Türkiye’de kurulmuş olan onlarca teknoloji şirketi Borsa İstanbul, FTSE, NASDAQ ve benzeri borsalarda listelenmiştir. Akıllı trafik sistemleri ekosistemi binlerce beyaz yakalı ve kreatif insana istihdam kapısı olmuştur. Araçlar, sensörler, algoritmalar, data alış verişi ve ekosistemdeki diğer katma değerli servisler Milarca Liralık bir sektör haline gelmiştir. Tam manasıyla ‘Altın Çağ’ yaşanmaktadır. 

En önemlisi İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Adana gibi en büyük şehirlerimizde yaşam kalitesi artmıştır. Şehir içi trafik sıkışıklıkları tarihe karışmıştır. Pek çok yol trafiğe kapatılmıştır. Mahalleler arası ve mahale içi trafik yer altına alınmıştır. Yaya ve bisiklet kullanımı 2015 seviyelerine göre 1.000 kart artmıştır. Şehirlerdeki hava temizliği dünyaya örnektir. Çin ve Hindistan ülke çapında Türkiye ile ‘Stratejik İş Birliği’ ilan etmiştir. En yoğun ihracat bu ülkelere yapılmaktadır.

T.C. Ulaştırma Bakanlığı tarafından 2035 yılında yayınlanan ’20 Yıllık Kalkınma Raporu’ çok önemli tespitlerde bulunmaktadır:

  • Kaza sayıları 20 yılda (2015 – 2035 arası) 10.000’de birine düşürülmüştür.
  • Daha önce olmayan bir sektör var edilmiştir, dünyada lider olmuştur.
  • Toplam 10.000 ne yeni ve yüksek vasıflı istihdam sağlanmıştır.
  • 3 büyükşehirlerimizin hava temizliği dünyadaki ilk on arasındadır.
  • Yıllık yolcu ve yük taşıma kapasitesi 10 kat artmıştır. (yaklaşık yıllık ortalama %12 artış anlamına gelmektedir.)
  • Ülkemize Nobel Ödülü kazandırmıştır.

===============================================
Hikayemiz hoşunuza gitti mi? Haydi hayata geçirelim.
#UTS2035

İlgili Yazılar

Arama yapın