Kategori: Ekonomi, Enerji, İnovasyon, Tasarım

12 Mart 2015 tarihinde Şehir 2.0 etkinliğimizde şehrin geleceğini konuşacağız.

Şehirler büyümektedir. Şehirler çekim merkezidir. Ne varsa şehirlerde var. Kırsal kesimde pek bir cazibe kalmadı, pek iş de kalmadı. Tarımdaki mekanizasyon ve otomasyon sayesinde çalışan sayıları giderek azaldığı için ve şehirlerde sanayi, servis ve bilgi bazlı işlere talep arttığı için, doğal olarak bir göç oluşmuştur.

Şu an dünya genelinde nüfusun yarısı şehirlerde, yarısı kırsal kesimlerde yaşamaktadır. Ülkemizde bu oran %70’in üzerinde şehirlerde ve kalanı kırsal kesimde. Daha gelişmiş ülkelerde bu oran daha yüksektir. İlginç olan, bu trend devam etmektedir. Yani şehirlerimiz daha da kalabalıklaşacak. Şehirler bu yükü nasıl kaldıracak?

Trafik zaten sıkışmış durumda. Enerji sarfiyatı hat safhada. Nefes alacak yeşil alanları kalmadı. Gettolaşma başladı. Özetle yaşam kalitesi giderek zayıflamaktadır. Gelir, sosyal haklar, yaşam kalitesi son derece eşitsiz bir şekilde dağılmaktadır. Zenginler kendilerine daha çok pay ayırmaktadır. Fakirler ise çöp bidonlarından beslenmekte ve sokakta yaşamaktalar. Bu mahallelerin arasında bazen 100 metre mesafe dahi yok. Aslında komşular…

Yapılaşma başka ilginç bir mevzu. Binalar yukarı doğru mu uzamalı, yana doğru mu genişlemeli, yerin içine doğru mu gömülmeli? Gönül ister, herkesin bahçeli bir evi olsun, çocuklar top oynasın, büyükler kendi meyve ve sebzelerini yetiştirsinler. Güzel bir düşünce, ama çok maliyetli. Şehir planı olarak da realize edilmesi son derece güç.

Enerji yine başka bir mevzu. Yaşam tarzımız o kadar çok enerji sarf etmektedir ki, bunun nereden geldiğini, nasıl üretildiğini düşünmeksizin tüketiyoruz. Sürekli de artmaya devam edecek. Zira artan yaşam kalitesi, büyüyen ekonomi ve şehirlerdeki artan nüfus bunu beraberinde getirmektedir.

Tüm bu unsurlara yenilikçi çözümler getirmek zorundayız. Sadece kanun koyucu ve idari / mülki amirlerin tasarrufuna bırakılacak meseleler değil. Elbette onların sağ duyulu ve bilinçli kanunlar yapmaları ve bunları iyi denetlemeleri gerek. Ama vatandaş ve özel kurumlar da bilinçli ve sorumlu davranmak zorundadır. Çarpık yapılanma çarpık zihniyetin sonucudur.

Daha yeşil, daha güzel, daha çok toplu taşıma ve kaslı taşıma, daha çok oyun ve eğlence, daha sürdürülebilir şehirler istiyorsak, hep birlikte neler istediğimizi yüksek sesle ifade etmek zorundayız. Ki özel kurumlar da kanun koyucu ve yürütücü de bizi duysun, ciddiye alsın ve taleplerimize uygun şehirler tasarlasınlar, hep birlikte hataya geçirelim.

12 Mart’ta Şehir 2.0 konferansımıza bekliyoruz.

İlgili Yazılar

Arama yapın