Kategori: Bilim, Gelecek, Teknoloji

Moore yasasını hepiniz duymuşsunuzdur. Kabaca 2 yılda bir bilişim kapasitesi iki katına çıkacaktır. Gordon Moore intel şirketinin kurucularındandır. 1965 yılında böyle bir öngörü ile sadece kendi şirketinin eksponansiyel büyümesini değil, tüm dijital teknolojilerin eksponansiyel gelişmesini sağlamıştır. Hatta dünya ekonomisinin hızının artmasında önemli bir rol oynamıştır.

intel’in çipleri, CPU diyebiliriz, von Neumann Mimarisine göre tasarlanmıştır. Yarı iletken tabanlı, transistör temelli, bellek, denetim birimi ve aritmetik birim ile girdileri alıp, hesaplayıp, çıktıları üretmektedir. Bugünkü bilgisayarlarımızın tümü bu şekilde çalışmaktadır.

Bugünkü bilgisayarlar sadece bildiğimiz bilgisayarlar değil. Kullandığımız cep telefonları da birer bilgisayardır. Onların iletişim kurmak için bağlandıkları baz istasyonu da bir bilgisayardır. İnternetin var olması için sürekli koşan sunucular. Nesnelerin interneti için, buluş bilişimi için, sürücüsüz araçlar için, havada uçan dronlar için ve daha aklınıza gelecek dijital olan her şeyin içinde aslında bir veya birden fazla mikroçip vardır.

Ama bugünlerde Moore yasası sürat kaybetmektedir. Hatta belki yakın gelecekte geçerliliğini yitirecektir. Üzücü. Yolun sonu mu? Hayır, tam tersi. Asıl film yeni başlıyor. Tünelin sonunda ciddi bir ışık görünüyor.

tunnel_light

Neden mi? Işık nedir? Moore yasası bitiyorsa, bundan sonra ne var ki???

Evet, heyecanlı günler. Mısırlılar at arabasını icat ettiler. 20. yüzyılın başına kadar kullanıldı. Epeyce gelişti, epeyce çeşidi yapıldı. Ama sonra otomobile geçtik. O da çok hızlı gelişti, çok çeşidi çıktı, hala çıkıyor. Bugünlere elektriklisini nasıl yaparız, daha hafif nasıl olur, amfibik olur mu, uçar mı, kaçar mı, onları araştırıyoruz, deniyoruz.

Yani bir teknoloji iyice olgunlaştı ve fiziki limitlerinin sonuna doğru yaklaştığında, genelde başka alanda araştırmalar hızlanmaya başlar ve yeni çıkış yolları bulunur. Çip dünyasında da bugünlerde benzer şeyler yaşanmaktadır, ilk somut ip uçlarını almaya başladık. Nedir bunlar?

Cognitive computing. Kavrama kabiliyeti olan bilişim. Burada genelde insanın beyninin çalışma şekline bakılmış, ondan ilham alınmıştır. Öğrenen mekanizmalar, algoritmalar ve yapay zeka yaklaşımları çip tasarımlarına yansıyınca, ortaya yeni kuşak elektronik çözümler çıkmaktadır.

Qualcomm şirketinin Zeroth isimli bir mikroçipi bunun bir örneğidir.

İlginizi çektiyse, Qualcomm’un CTO’su Matt Grob’un MIT’nin konferansında yaptığı konuşmayı buradan izleyebilirsiniz:

Bu alanda IBM’in de çalışmaları var.

IBM Watson ve altyapısında çalışacak olan cognitive computing. Kim daha hızlı ilerleyecek, göreceğiz.

Bunun dışında neler var? Quantum computing. D-Wave Systems bu alandaki en önemli teknoloji üreticisidir.

Bunun dışında daha neler olabilir?

IEEE organizasyonu ‘REBOOTING COMPUTING’ başlıklı bir inisiyatif yürütmektedir.

Videonun son bölümünde yeni bazı yaklaşımlardan bahsedilmektedir

Neuromorphic Computing
Approximate Computing
Adiabatic / Reversible Computing

Daha kim bilir neler çıkacak karşımıza…

Özellikle takip edilmesi gerekenler:

ITRS – International Technology Roadmap for Semiconductors: http://www.itrs2.net/

IEEE – Rebooting Computing: http://rebootingcomputing.ieee.org/

Nature dergisinde de ilginç bir haber yayınlandı.

Hep birlikte göreceğiz.

İlgili Yazılar

Arama yapın