Kategori: Gelecek, İnovasyon, Teknoloji

inov

İnovasyon kelimesini duyunca artık hepimizin gözleri parlıyor. Geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da gerçekleşen 3. Türkiye İnovasyon Haftası’nda da bu konunun önemine bir kez daha değinildi. Etkinliğe konuşmacı olarak davet edilen MIT Medya Laboratuvarı Direktörü Nicholas Negroponte’nin de dediği gibi yaratıcı bir toplum yaratmak için inovasyon şart.

Günümüzde birçok farklı inovasyon yöntemi ve disiplini kullanılagelmekte: Yıkıcı inovasyon, Açık İnovasyon, Tersine İnovasyon vb. gibi.

Biyomimikri isminde de bir inovasyon disiplini var. İlk duyduğumda oldukça şaşırmış ama daha sonra üzerinde düşününce de oldukça mantıklı bulmuştum.

“Biyo“ hayat, “mimikri” de taklit etmek demek. Bu iki kelimeden türeyen Biyomimikri de doğadan öğrenmeyi, doğadaki formları ve süreçleri kendine rehber edinmeyi seçen bir inovasyon yöntemi. Diğer bir ifadeyle iş ya da teknoloji dünyasında karşılaşılan problemlerin çözümü ya da gerçekleştirilmek istenen yenilikler için doğadan ilham almak demek.

doga

Sto şirketinin Lotus bitkisinde bulunan ve cila görevi gören lipidleri kullanarak, ‘Lotusan’ adlı dış cephe boyası üretmesi, güneş panellerinden daha fazla verim alabilmek için Ayçiçeği bitkisinin yapısının incelenmesi Biyomimikri ile ilgili verilebilecek örneklerden sadece birkaçı.

Günümüzün popüler konusu olan nesnelerin interneti ve onun önemli parçalarından biri olan sensör yapılarında da pekala biyomimikriden faydalanabilir.

GE Global Research biriminde çalışan bilim adamları, Morpho türündeki kelebeğin ilginç bir özelliğini keşfettiler.

Morpho kelebeğinin kanatları ısı, gaz ya da kimyasal ile temas ettiğinde çok hızlı bir şekilde renk değiştiriyor. Araştırma biriminin başındaki Radislav Potyrailo ve ekibi de bu renk değiştirmenin peşine düşerek benzer şekilde duyarlı termal ve kimyasal görüntü sensörleri yapılabilir mi onun üzerinde çalışmaya başladılar.

morpho

Eğer araştırmalar ve çalışmalar olumlu sonuç verirse bu durum IoT (Internet of Things | Nesnelerin İnterneti) uygulamaları ve çözümlerinde oldukça ufuk açıcı ilerlemeler sağlayabilir. Aşırı hassas özellikteki bu sensörler akıllı sağlık, biyomedikal, yeşil çevre, akıllı ev ve daha birçok alanda kendilerine kullanım alanı bulacaktır.

Giyilebilir teknolojilerle de birleşen bir sensör olduğunu hayal edersek daha da uçuk fikirlerin gelecekte hayata geçmesi hiç de zor olmayacaktır.

Hiç şüphesiz tabiat ana nesnelerin internetine de kucak açacaktır.

İlgili Yazılar

Arama yapın