Kategori: Gelecek, Teknoloji

İnsan bildiğimiz homo sapiens. Bulunduğumuz gezegende üstün bir model, iyi bir tasarım. Evrimin 4 milyar yıl ile eriştiği nokta. En üstün canlı mı? Adapte olma, düşünme ve öğrenme yetkinliği bakımından evet, ama pek çok özelliği bakımından hayır. Bir fil kadar büyük veya güçlü değil. Bir çita kadar hızlı değil, bir zürafa kadar uzun değil, bir yarasa gibi duyamıyor, bir yılan gibi diliyle koklayamıyor, bir sinek gibi düz duvara tırmanamıyor, bir kedi gibi gece göremiyor… Daha sayabiliriz.

Belki bunlara gerek yok. Belki bizim tasarım kendi içinde mükemmel. Belki…

Makineler alemi ne durumda? İnsan uçamıyor, uçak uçuyor. Gemi tonlarca yükü okyanuslarca taşıyabiliyor. Helikopter havada istediği şekilde hareket edebiliyor. Türbine yüksek kapasiteyle elektrik üretiyor. Üretim makineleri saniyede onlarca yüzlerce işlem yapıyor. Daha sayabiliriz…

Üstüne üstelik, şimdi bu makineleri internete bağlayacağız, sonsuz ve otonom bilişim gücü, yapay zekaya kavuşturacağız. Bu makineler büyük oranda programlandığı gibi veya öğrenerek, kendilerini programlayarak otonom çalışacaklar, bize hizmet edecekler. Bu makinelerin arasına robotları da sayabiliriz. İster sadece bir üretim robot kolu olsun, isterse insana benzeyen android veya humanoid bir robot olsu. Ki önümüzdeki yıllarda bunlar giderek gelişecek, ucuzlayacak ve yaygınlaşacaktır.

Bu makineler, yapay zeka ile insan aklını geçecekler. İnsanda olmayan sensörler ile bizden iyi görecekler, duyacaklar, koku alacaklar, güçlü olacaklar, uçacaklar, kaçacaklar, kondisyonları olacak. İnsanın yapabildiği pek çok şeyi aynen yapabilecekler, bunun ötesinde daha fazlasını ve hiç yorulmaksızın yapabilecekler.

İnsan ile makineler arasında bir çatışmanın çıkması kaçınılmaz gözüküyor. Bunu önlemek için İsaac Asimov kanunlarını anayasalarımıza dahil etsek dahi, kavga kaçınılmaz. Nitekim mevcut anayasalarda insanların da savaşmaması yazılı, ama oluyor işte…

İnsanın gelişimi bilimsel ve teknolojik olarak ilerlemeye devam edecek. Transhumanizm dediğimiz insan ötesi bir varlığa doğru, insanı geliştireceğiz. Öncelikle buna parası olana vereceğiz. Daha iyi görme, daha iyi işitme, daha uzun yaşama, daha güçlü olma, daha sağlıklı olma, ve benzeri özellikler. Sonra çoğu insana peyderpey yayılacaktır. Bu kendi içinde bir ekonomi olacaktır. Bu yüzyılın ikinci yarısında bunları görme şansımız son derece yüksek.

Peki. İnsanı makine özellikleriyle harmanlarsak ortaya ne çıkar? Hibrit bir model? İnsan beyin kapasitesi artı internete bağlantılı yapay zeka uzantısı. Normal göz artı üstün özellikleri olan kamera sinyallerin beyne dahil edilmesi. Bu arada beynin bu tür ilavelere müsait hatta son derece yatkın olduğu tespit edilmiştir.

humanoid

Bugünün teknolojisi ile exskeleton, harici iskelet, yarın ise güçlendirilmiş kemikler, farklı kas ilaveleri ile insan çok daha hızlı koşabilir, çok daha yükseğe zıplayabilir, çok daha farklı fiziki görevler yerine getirebilir. Mekanik olarak ve mental olarak buna bir mani yoktur. Bir takım zor anlarda insanların insan üstü kabiliyetleri bilinç dışı yapabildiklerini biliyoruz. Demek ki, aslında bu mümkün, doğru hormonlar, doğru konsantrasyon, doğru kombinasyon sağlandığı an, normal halimiz bu olabilir.

Nasıl? Kafanız karıştı mı? Evet, bizim de…

Nasıl devam edecek? Bilemiyoruz.

İnsan gelişmeye devam edecek.

Makineler gelişmeye devam edecek.

Bir de ikisinin özelliklerini birleştiren ‘hibrid bir şey’ ortaya çıkacak, o da oluşmaya ve gelişmeye devam edecek?

Sizce hangisi kazanır? Sizce hangisi kazanmalı?

21. yüzyıl boyunca bunun kavgasını versek, acaba 22. yüzyılda dünyaya veya uzaya kim hükmediyor olacak?

Makineler mi? İnsanlar mı? Hibridler mi?

Gelin tartışalım…

İlgili Yazılar

Arama yapın