Kategori: Gelecek, Teknoloji

Geçen akşam evde elektrikler gitti ve internet bağlantım kısa bir süre kesildi.Bir anda sudan çıkmış balık gibi ne yapacağımı şaşırdım.İnternetin hayatımda ve hepimizin hayatında ne kadar büyük bir yer kapladığını ve önemli bir ihtiyaç haline geldiğini düşünmeye başladım.Bu düşünme beni üniversite yıllarıma davranış bilimleri dersine,özellikle de Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisine kadar götürdü.O an aklıma eskiden görmüş ve epeyce gülmüş olduğum bir karikatürü hatırıma getirdi ve bu yazı fikri de oradan doğdu.

ABD’li psikolog  Abraham Maslow’un, 1943 yılında yayınlanmış  “A theory of human motivation (insan motivasyonunun teorisi)” çalışmasında ortaya atılmış ve sonrasında geliştirilmiş bir insan psikolojisi teorisi olan meşhur “ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi”ni bilirsiniz.Maslow’a göre,bireyler temel ihtiyaçlardan başlayıp, daha ileri katmana geçer ve piramit şeklinde o kategorideki ihtiyaçlarını gidermeye çalışıp yine bir üst safhaya geçer.Model genellikle piramit şeklinde gösterilir. En alt safhada,bireylerin en temel ihtiyaçları bulunurken, üst katmanlara ilerledikçe ihtiyaçlar daha karmaşık hale gelir. Piramidin en alt safhasında bulunan ihtiyaçlar,yiyecek-içeçek ve barınma gibi bireylerin yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli olan temel şartlardır. Bu safhadaki ihtiyaçlarını karşılayabilen kişiler, bir üst safha olan güvenlik kategorisine geçerler. Piramidin ilerleyen safhalarında sosyal ve psikolojik ihtiyaçlar ortaya çıkar. En son katmanlar ise saygınlık ve kendini gerçekleştirme gibi ihtiyaçlardan meydana gelir.İletişim ve bilgi teknolojilerinin ilerlediği,özellikle de internet kullanımının yaygınlaştığı ve bilgiye ulaşmanın çok kolay hale geldiği bilgi çağında ve bilgi toplumununda teorinin yenilenmesi ve geliştirilmesi üzerine bazı muzip fikirler geliştirilmiş durumda.Özellikle mizahi bir yaklaşımla piramitin en altına en temel ihtiyaç olarak wifi koyulmuş halini hepiniz görmüş ve gülmüşsünüzdür.Olaya “Her şakanın altında bir hakikat yatar” perspektifiyle baktığımızda ve mizahdan hakikate doğru yol almaya başladığımızda ortaya enteresan sonuçlar çıkıyor.Konuyu bilgiye ulaşmanın en kolay yolu olan ve de günlük hayatımızda büyük yeri olan internet ve sosyal medya mecraları ile birlikte ele aldığımızda ise şaka bir anda gerçeğe dönüşüyor.

wifi 2

Maslow’un teorisindeki üçünçü basamakta yer alan “ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)”gibi ihtiyaçları,toplumun büyük bir çoğunluğunun ve özellikle ingilizcede “teenager” olarak adlandırılan ergenlik dönemindeki gençlerin(hatta yetişkinlerin bile) büyük ölçüde sosyal medya kanalları üzerinden gerçekleştiriyor olması olayın boyutunu farklı bir yere taşıyor.Ülke nüfüsumuzunda %17’sini oluştururan ,2000 yılı sonrası tabiri caiz ise internet teknolojileri ile doğan z nesli, günümüzde yaygın olan akıllı telefonlar, ipad’ler ya da tablet bilgisayarlar ile her alanda aktifler ve internet aracığıyla sosyalleşmeyi tercih ediyorlar. Bugün sadece z kuşağı ve teenager’lar değil çoğumuz Maslow’un piramitinde üçüncü,dördüncü ve beşinci basamaklarında yer alan;sevgi,güven ve bağlılık, saygınlık ve kendini gerçekleştirme gibi ihtiyaçlarımızı karşılamak için çeşitli sosyal medya mecralarını kullanıyoruz.Örneğin kariyer-iş ve kaynaklarla ilgili güveni (piramit 2.basamak) LinkedIn üzerinden sağlıyorken; arkadaşlık ve sosyal ihtiyaçlar (piramit 3.basamak) için Facebook’u kullanıyoruz.Başarı,özgüven ve saygınlık ihtiyaçlarımızı (piramit 4.basamak) kısmen Twitter’da giderirken; mükemmel olan kendini gerçekleştirme ihtiyacımızı(piramit 5.basamak) ise bloglarımızda yaptığımız paylaşımlarla karşılıyoruz.Sosyal medya kanallarına ulaşmanın tek yolunun da internet bağlantınız olması koşulu,mizahi bir yaklaşımla wifi’yi artık Maslow’un teorisinde bir yere monte etmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.

Benim asıl merak ettiğim konu 2020 sonrası nesnelerin interneti ile wifi ihtiyacının ne boyutlara geleceği?Çünkü Cisco,Intel,Ericcson ve bazı diğer firmalar 2020 yılında 50 milyar ve üzeri birbirine bağlı cihaz olacağını öngörürken, Morgan Stanley bu rakamın 75 milyar, IDC ise 2020 yılı sonunda bu rakamın 212 milyar olacağını öngörüyor.Müthiş rakamlar değil mi?İşte tam bu noktada,yakın gelecekte günlük hayatımızda büyük değişikler meydana gelecek ve internet erişimi konusunda ciddi problemler doğacak.Özellikle sağlık sektörü gibi insan hayatını doğrudan ilgilendiren konularda yaşanacak arızalar ölümlere bile yol açabilir.Örnek verecek olursak internete bağlı şekilde çalışan bir kalp pili düşünelim.Hastanın internet bağlantısı kesildiği zaman Azrail’le karşı karşıya gelmesi içten bile değil.Veya büyük bir hastane düşünelim.Hastalar yoğun bakım ünitesinde internet tabanlı cihazlara bağlı yatıyorlar.İnternet bağlantısı kesilse veyahut mazallah bir hacker saldırısına maruz kalsa toplu ölüm ve katliamlar ortaya çıkabilir.

Internet-of-Things-Needs-IPv6-566x500

Yukarıda verdiğim örneklerden hemen gözünüz korkmasın.Bunlar işin sadece karanlık tarafı.Bu demek değil ki yeni teknolojileri reddedelim veya kullanmayalım(istemesek bile ister istemez hayatımıza girecekler).Faydalı sonuçları daha çok olan şeylerin küçük zararlarına bakılmaz kaidesiyle olaya yaklaşmak gerekiyor.Olaya hayatımızı kolaylaştıracak,faydalı tarafından bakarsak ve aynı örnek üzerinden gidersek internete bağlı bir kalp pili veya yeni nesil bir çip ile sürekli olarak hastanın verileri gerçek zamanlı olarak ilgili doktora gidecek ve muhtemel oluşabilecek bir olumsuz etkiye veya zarara erkenden müdahele edilebilecek.Hatta yapay zeka programı ile hasta verileri sürekli olarak analiz edilerek ileride oluşabilecek bir hasara karşıda pozisyon alınılabilecek.Bu bahsettiğim olaylar şu anda kısmi olarak yapılıyor.Fakat 2020 sonrasında günlük hayatımıza etki eden ve sürekli olarak kullandığımız cihazlar birbiri ile etkileşim kurduğunda(M2M) cereyan edecek hadiseler hayal gücümüzü zorlayacak inanılmaz boyutlara varacak. Çok yakın gelecekte gerçekleşecek olan böylesine önemli bir değişimin,internete erişime olan ihtiyacı büyük bir oranda artıracağı ve de Maslow’un piramitinde temel ihtiyaçlardan bir tanesi haline getireceği de aşikar gözüküyor.

Son olarak da bilim ve teknolojideki gelişmeler,Maslow’un kuramının safhalarında zaman zaman ciddi değişikliklere sebeb olsa da,temel olarak büyük bir değişiklik olmamaktadır.Çünkü piramitin basamaklarındaki ihtiyaçlar,zaman ve mekana göre öz olarak değişmeyen fakat şekil itibariyle değişen kavramlar.Mesela kuramın üçüncü basamağındaki arkadaşlık ve sosyal ihtiyaçlarımız eskiden arkadaş ortamlarını veya kültürel etkinlikleri kullanarak yüz yüze görüşüyorken,şu an için aktif olarak sosyal medya mecralarını kullanıyoruz.Veya eskiden bilgi ihtiyacımız için kütüphaneleri kullanırken şimdi arama motorlarını kullanıyoruz.Mana aynı fakat şekil değişmiş.Yoksa milattan önce de insan ırkı havaya,suya,barınmaya veya diğer şeylere ihtiyaç duyuyordu,hala ihtiyaç duyuyor ve kıyamete kadar da duyacak.

İlgili Yazılar

Arama yapın