Kategori: Gelecek, Maker

Hiç şöyle düşündün mü?

Geleceğe kim şekil veriyor? Bu binaları kim yapıyor? Bu arabaları kim yapıyor? Bu sanat eserlerini kim yapıyor? Bu kıyafetleri kim yapıyor? Bu bilimsel buluşmaları kimler buluyor? Bu uzay mekiklerini kimler yapıyor? Hiç düşündünüz mü?

Cevabınız var mı?

Benim cevabım: BİZ!!

Yani hepimiz, yani insanlık, yani sen ve ben.

Her gün mühendisler, bilim insanları, işçiler, yöneticiler, sanatçılar, anneler, babalar, çocuklar, gençler, görevlerinin başına koşuyorlar ve bu dünyaya şekil veriyorlar. Bazıları daha az bazıları daha çok, ama herkesin bir etkisi var, herkesin bir katkısı var. Aynı kelebek etkisi gibi. Neyin nerede ne kadar etkili olup olmayacağını o an bilemezsiniz. Siz çok heyecanlı bir şekilde yeni bir icat çıkarabilirsiniz, ama kimse dönüp bakmaz. Diğer tarafta birisi kendi çapında bir şeyler yapar, dünyanın seyrine önemli bir etkisi olabilir.


İnsanlık tarihinin her döneminde bilinçli ve tesadüf eseri yenilikler bulundu, insanlığın seyri değişti. Bundan sonra da böyle olacak. İnsanlığı yok edecek silahlar, teknolojiler ve çevresel koşullar da olacak. İnsanlığı kurtarmaya çalışan, yaşam kalitemizi iyileştirmek için çabalayan, ve insanlığı, medeniyeti ileriye taşıma gayreti içinde olan insanlar olacak.

Bu ikinci kategoride olan insanlar çok kıymetli. Medeniyeti ilerletmek için gece gündüz uğraşan, çabalayan insanlar…

İşte Maker Hareketi ile yapmak istediğimiz de bu aslında.

Çocuklar ne kadar erken yaşta üretmek, yaratmak, tasarlamak, programlamak, problem çözmek, birlikte çalışmak, denemek, yanılmak, tekrar denemek, başarmak gibi fiillerle karşılaşırlarsa, o kadar medeniyetin ve insanlığın gelişim sürecine katkıda bulunurlar. Bilincinde olurlar, farkında olurlar.

Gelecekle ilgili ümitli misiniz?

Cevabınız ‘EVET!!!’ olmalı. Kendiniz için, aileniz için, mahalleniz için, insanlık için…

Elbette eleştirmek önemli, elbette yolunda gitmeyen şeyleri dile getirmek önemli, ama yıkıcı olmak, kırıcı olmak, tembel olmak, sadece kötülemek, sadece itiraz etmek, yararlı ve yapıcı bir yaklaşım değil. Siz de insanlık da daha iyisini ve daha fazlasını hakkediyor. O yüzden sizin de dahil olmanız, sizin de katkıda bulunmanız şart.

Aslında herkes ister istemez, farkında olarak veya olmayarak katkıda bulunmaktadır. Zira aynı gezegende yaşıyoruz. Bazıları daha çok enerji tüketiyor, bazıları çevreyi daha çok kirletiyor, birileri de bunların tasarrufunu yapmaya çalışıyor, birileri de çevreyi temizlemeye gayret ediyor. Bir kollektif olarak bu evimizde, bu gezegende birlikte yaşıyoruz, kaynaklarımız ortak, havamız ortak, suyumuz ortak, medeniyetimiz ortak.

Gelecek bizim elimizde!

Böyle bir manzarada huzurla, keyifle, derin derin temiz hava nefes alarak, yanından geçen dereden avucumuzla tertemiz su içerek, evimizde, bahçemizde kendimiz yetiştirdiğimiz meyve ve sebzeleri yiyerek günler geçirmek istiyorsak, bu gelecek için hepimiz çalışmak, hepimiz üretmek, hepimiz daha bilinçli tüketmek, hepimiz çevreyi korumak zorundayız.

Yoksa…

İlgili Yazılar

Arama yapın