Kategori: Gelecek Habercisi

20150619151853_gelecekhabercisi2

20160215201403_600x450-1

Şifa Bulmak İçin İnisiyatifi Kendi Eline Aldı!

Halil: Sen hangi hastalığa bağış yapıyorsun?
Erdem: Nasıl yani? Ne hastalığı? Ne bağışı?
Halil: Senin ailende veya etrafında hiç hasta yok mu?
Erdem: Var, olmaz olur mu? Ne alaka?
Halil: Peki tedavisi var mı?
Erdem: Bir yakınımız var ki, nadir hastalığı var, tedavisi yok.
Halil: Bu mudur yani? Kaderine terk ettiniz, öyle mi?
Erdem: Evet, ne yapsaydık. Gerçi annesi her gün onun için dua ediyor, ama…
Halil: Nadir hastalık da olsa, artık bir şekilde tedavisini bulabiliyorlar. Ama maddi boyutu var.
Erdem: Bizim böyle bir fonumuz yok.
Halil: Evet, olabilir. Ama bu hastalığı olan sadece siz misiniz?
Erdem: Hayır. Bir Facebook grubumuz var. Bu şehirde en azından 30 – 40 hasta daha var. Bunlar bildiğimiz vakalar.
Halil: Bak, işte ne güzel. Damlaya damlaya göl olur.
Erdem: Bu da ne demek?
Halil: Herkes biraz fon katabilir, herkes imza toplayabilir, topluca SağlıkGoGo sitesinde kampanya açabilirsiniz.
Erdem: Eh, sonra?
Halil: Bu fon ile ilaç şirketlerine gidebilir, genetik şifa merkezlerine gidebilir, bu hastalığa Kişisel Tıp uygulamalarını söyleyebilirsiniz.
Erdem: Bu nasıl olacak?
Halil: Her hastanın geni sekanslanacak. Ortak noktalar bulunacak. Sonra Gen tedavisi ile hepsi iyileşecek.
Erdem: Bu bir rüya mı?
Halil: Hayır, bu nadir hastalıkların yeni kaderi. Ama kaderinizi elinize almanız, harekete geçmeniz gerekmektedir.
Erdem: Haydi hoşça kal. Benim hemen eve dönmem gerek. Bunu hemen teyzemle paylaşmalıyım.
Halil: Kolay gelsin. Geçmiş olsun.

20160215201335_600x450-2

Medya-Arkeolog

2016’da memory kartlarına kaydedilen bilgilerin
okunması için başvurulan uzmanlık !

Sultan Hanım 60. yaşgününde kötü bir sürprizle karşılaştı. 40. yaşgününde büyük bir parti yapılmıştı. Bolca video ve fotoğraf çekilmişti. Sultan Hanım 3 yıl evvel eşini kaybetmişti. O günleri çok özlüyordu. Bugün videolara bakıp, o günleri hatırlamak, eşiyle geçirdiği güzel günleri hatırlamak üzere harici depo birimini evdeki akıllı görüntü sistemine taktı. Ama ekranda şu mesajla karşılaştı: ‘Bu cihaz okunamadı.’ Bu da ne demek?

Yıllardır Sultan Hanım eski depolama ünitelerine dokunmamıştı. Evdeki tüm verileri internete sakladığı ve tüm dijital hizmetleri internet üzerinden aldığı için, depolama cihazları ile hiç ilgisi yoktu. Dolayısıyla bu alandaki gelişmeleri ve değişimleri takip etmemişti. 2016 yılında pek yaygın olan standartlar 2036 yılında artık geçerli değildi. Ayrıca SSD denilen teknoloji üzerindeki verileri 20 yıl saklamadığı aslında bilinen bir gerçekti.

Sultan Hanım pek üzüldü. Büyük bir heyecan ile eşini görmeyi, arkadaşlarını, en yakın dostlarıyla yaptıkları eğlenceyi yeniden yaşamayı hayal ediyordu, ama hiç öyle olmadı. Hemen evdeki Sanal Kişisel Asistanı olan Sırrı’ya sordu: Yok mu bunun bir çaresi? Sırrı cevap verdi: Sultancığım, elbette var. Medya arkeologları bu işi yapıyor. Nasıl yani? Eski kullanılmayan, hatta teorik olarak çalışmayan veri taşıyıcılarını inceleyip, üzerindeki verileri itinalı çalışmalarla tekrar gün yüzüne çıkarıyorlar.

Sultan Hanım bir hışımla 3 sokak ötedeki medya arkeoloğuna koştu ve depolama cihazını, daha doğrusu gençliğinin hatıralarını kurtarmasını istedi. Hulusi Bey yardımcı olabileceğini söyledi. Ama bunun süreceğini belirtti. Bir hafta sonra Sultan Hanım eski hatıralarına bulut üzerinden erişebildi ve geç de olsa, yaşgününü yeniden yaşadı, eşiyle sanal da olsa hasret giderdi.

20160215202804_600x450-4

‘O pastayı yememelisin…’ Gayipten Ses Duyan amca, cinnet geçirdi.

Hasan amca 65 yaşında. 45 yaşından beri işitme cihazı kullanıyor. Zaman içinde cihazların kalitesi sürekli arttı, ebatları sürekli küçüldü. 55 yaşlarında iken akıllı lens kullanmaya başlamıştı. İki yıl evvel işitme cihazını değiştirdi. Çünkü işitme cihazı büyüklüğünde yeni kuşak sağlık cihazları çıktı, ona geçti. Bu cihaz temel sağlık kontrolleri yapmakta ve bünyesindeki akıllı kişisel asistana bilgi vermektedir. Hasan amcanın tansiyonu, kalp ritmi, bir takım başka değerli böylece düzenli olarak gözetim altındadır. Geçen hafta yeni bir yazılım güncellemesi yükledi. O günden beri gözlerindeki akıllı lenslerden görüntüler işitme ve sağlık cihazına entegre edildi. Hasan amca kilosu ve sağlık durumu nedeniyle özel bir diyet izlemesi gerekmektedir. Bundan dolayı işitme cihazı ona sürekli ‘O pastayı yememelisin…’ veya ‘bu kızartmayı yememelisin…’ gibi sesler kulağına üflemekte. En sonunda Hasan amca kulağındaki cihazı da gözündeki lenside fırlattı attı…

20160215203654_600x450-5

Ülkemizin ikinci Böbrek Üretim İstasyonu İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’nde açılacak !

Son dönemde artan böbrek talebini karşılamakta yetersiz kalan “3D Organ Ürretim Merkezi” ne destek amacıyla sadece böbrek üretimine odaklanacak olan yeni merkezin açılışı yarın yapılacak. Açılışta merkeze yatırımda bulunan iş adamları komisyonunun yanı sıra bir çok üst düzey devlet yöneticisi de hazır bulunacak.

3D yazıcı kullanarak tüm organları üretme kapasitesine sahip ilk merkezin Hacettepe Üniversitesinde açılmasının üzerinden iki yıl geçti. Binlerce hastaya umut olan ve çalışmalarına başarılı bir şekilde devam eden merkezin son dönemde oldukça artan organ ihtiyacını karşılayamaması ve uzun bekleyen hasta sıraları oluşması ikinci bir merkez açma konusunda yatırımcıları hızlıca bir araya gelmesini sağladı Yeni organ ihtiyacı olan hastaların %75’inin böbrek beklediği için ikinci merkezin böberk üretimine odaklanması kararlaştırıldı.

Hacettepe Üniversitesi Hastanesindeki merkezin mevcut talebi karşılayamamasının en önemli sebebi olarak komşu ülkelerden tedavi amaçlı gelerek sağlık turizmi yapan turistler gösteriliyor. Yeni merkez ile sağlık ihracatının artması hedefleniyor.

Böbrek naklinde doku ve kan uyuşması çok önemli olduğu için her böbrek kişiye özel ve hastanın detaylı bilgileri alınarak üretiliyor. Nakilden sonra vücudun böbreği kabul edip etmediğine emin olmak için hastanın bir süre daha hastanede gözetim altında kalması gerekiyor.

Maddi olarak yeni organ yaptırmanın ve operasyonların bedelini ödeme gücü bulunmayan hastaların bankaların “3D Organ Kredisi”’ne başvurma şansları var. Yaşlı hastalara verilen kredilerin faiz oranları yüksek olsa da devletin “Gelecek Nesil Sağlık Destek” fonuna başvurarak faiz farkını geri almak mümkün. Devletin 3D organ üretimi ve nakli endüstrisini desteklemesinin nedeni üretilen organların %50’sinin yabancı hastalarca kullanılıyor olması. Hem sağlık hem de hizmet sektörününü sevindiiren bu gelişmeler ülkemize yeni bir gelir kapısı sağlamış oldu.

20160215210952_600x450-9

Trafikte İnsan Taşıyan Dron Sayısı Otomobil Sayısını Geçti

Her yıl gerçekleşen Ulusal Ulaşım Fuarında açılış konuşmasını yapan Ulaştırma Bakanı trafikte insan taşıma amacıyla kullanılan dron sayısının otomobil sayısını geçtiğini açıkladı. Sektördeki herkesin haberdar olduğu bu durumun bakan tarafından resmi istatistiklerle doğrulanması üretici firmaları sevindirdi.

Yüksek fiyatlara rağmen bireysel kullanım amaçlı satın almaların artmış olması her yeni teknolojide olduğu gibi dronlarda da zamanla maliyet ucuzlamasına sebep oldu. İnsan taşıyan dronların maliyetinin ucuzlaması günlük hayatta kullanımlarını son yıllarda oldukça arttırdı. 2030’lara girerken büyük şehirlerdeki nüfus artışı kaynaklı trafik probleminin katlanılamaz hale gelmesi bireylerin dronlara yönelmesinin en önemli sebebi olarak gösterlliyor.

Dron trendi yaşam alanlarında da değişikliklere sebep oldu. Büyük bir inşaat firması yeni bitirdiği konut projesinin reklamını yaparken her dairenin dronla giriş balkonuna sahip olduğunun altını gururla çiziyor. Bu yeni sitede oturanlar çok şanslı, çünkü hangi katta otururlarsa otursunlar dairelerine dronları ile dışarıdan yaklaşıp, dron park balkonlarına rahatlıkla iniş yapabilecekler. Artık aracınızı onlarca kat aşağıya park edip asansörle dairenize çıkmak zorunda kalmayacaksınız. İnşaat firması ayrıca 5+1 dairelerinin iki adet dron park balkonuna sahip olduğunu da belirtiyor.

Ulaştırma Bakanı konuşmasının devamında 2036 yılında hükümet olarak dronla yolculuk yapanların otomobil ile yolculuk yapanlara göre daha az vergi vermesini sağlayacak olan yasa tasarısının gündemlerinde olduğunu sözlerine ekleyerek dron sahiplerini sevindirecek bir müjde de verdi. Dron vergisinin otomobil vergisinden daha az olmasının sebepleri dronların yenilenebilir enerji ile çalışması, çevreyi kirletmemesi ve trafiğe sebep olmaması olarak gösteriliyor. Dronların artması ile yer yüzeyinde trafiğin azalması gözle görülür bir şekilde fark edildi. Hava trafiği yer trafiğinden farklı olarak onlarca katmandan oluşuyor. Yer yüzeyinde tek bir düzlem ve iki boyutta hareket etmek gerekirken, havada bir çok yol güzergahi ve üç boyutlu hareket etme özgürlüğü sunuluyor.

Eğlence ve taşıma amaçlı kullanılan ilk dronlar zamanında kurulan katı trafik kuralları sayesinde günümüzde çok nadiren bir dronun kaza yapmasına rastlıyoruz. Dronlar birbirleri ile haberleşebildikleri için olası kaza senaryolarını ön görüp sürücüyü uyarabiliyorlar. Çoğu dron sahibi araçlarını çoktan sürücüsüz dronlar ile değiştirdiler bile. Sürücüsüz dronların kaza olasılıklarının daha düşük olması tüketicilerin onları tercih etmesi için en önemli nedenlerden biri.

Bakanın açılış konuşmasının diğer dip notları ise şöyle: Türk sanayi devlerinden birinin devlet desteği ile Eskişehirde açacağı yeni dron fabrikası için geri sayım başladı. Bu dron fabrikasında üretilen araçların çoğunun ihraç edilmesi bekleniyor. Boğaz köprülerindeki trafiğin rahatlaması sebebiyle dördüncü boğaz köprüsünün yapılması planı tamamen iptal edildi. Yer yüzeyindeki trafiğin azalması sebebiyle şehir içindeki kimi yolların önümüzdeki üç yıl içinde şehir parkına çevrilmesi projesi meclisde kabul edildi.

araniyor.fw

Son Yazılar

Arama yapın