Kategori: Gelecek Habercisi

Gen Hareketi’nin 21. Yıldönümü Kutlandı

2015 yılında GelecekHane liderliğinde başlatılan Gen Hareketi, Mayıs 2036’da yirmi birinci yıldönümünü kutluyor. Asil hedeflerle yola çıkan Gen Hareketi, Türkiye’deki yaşam bilimleri kalkınmasına öncü olmuştur. Yaptığı etkinliklerle pek çok öğrencinin yaşam bilimleri konusuna ilgilerini artırmış ve bugünlere yönelik yetişmiş, vasıflı istihdamın oluşmasına büyük katkıları olmuştur.

Türk Genom Projesinin tamamlanması üzerinden 16 yıl geçti ve artık kişisel tıp pek çok sağlık merkezinde yaygın bir yöntem haline gelmiştir. Yaygın hastalıklarda ve çok daha önemlisi nadir hastalıklarda genetik tanı, kişisel ve hedefe odaklı tedavi kullanılmaktadır. Hekimlerimizin bilinçlenmesine de Gen Hareketinin çok büyük katkısı olmuştur.

En önemli gelişmelerden birisi kanser konusunda gelinmiş noktadır. Erken tanı, kişiye özel ve hedefe odaklı tedavi ve tekrar nüksetmemesi için gerekli tedbirler konusunda Türkiye Genetik sektörü dünyadaki ilgili merkezler arasında yerini almıştır. Uluslararası projelerde Türk Genom Enstitüsü ve Türk Kanser Enstitüsü önemli paydaşlar arasına terfi etmiştir.

Sentetik biyoloji alanında yaptıkları çalışmalarla yapı endüstrisi, gıda/tarım, turizm, enerji ve daha pek çok alanda çok ilginç inovasyonlar yapan mucitler, Gen Hareketinin verdiği destek ve özgüven ile girişimciler ortaya çıkmıştır, ulusal, bölgesel ve küresel başarılara imza atmışlardır. Bugün Türkiye BiyoTek endüstrisi 10 Milyar Doları aşan bir sektör haline gelmiştir, en gözde işler bu sektörde ortaya çıkmaktadır.

Dünya DNA Günü, Nadir Hastalıklar Günü, Kanser Günü, IGEM yarışmaları ve daha pek çok etkinlik düzenli olarak yaşatılmaktadır. 2015 ve 2016 yılında mütevazi bütçeler ve katılımlar ile yola çıkan Gen hareketi, 2036 yılı itibariyle ulusal etkisi olan, bölgede ve dünyada örnek alınan, yaygınlaştırılan bir bilinçlendirme ve kalkınma hareketi haline gelmiştir. Daha nice 20 yıllara…

Beyin Depolama Merkezi Açıldı

Ölmeden önce beynini yedeklemek isteyen, beyninin bir bölümünü boşaltıp, yeni deneyimlere yer açmak isteyenlere müjde. Son yıllarda artan talep ve gelişen teknoloji sayesinde beyinlerimizdeki bilgileri ve deneyimleri dijital ortama aktarmak mümkün hale gelmiştir. Farklı ortamlarda başlayan bu fenomen, bu merkez sayesinde önemli bir kapasite ve kalite kazanmış olacak.

Ölümden sonra dimağının yaşamaya devam etmesini isteyen bireyler birincil müşteri kitlesi. Önemli iş ve bilim insanları, siyasetçiler bu yola başvuranlar arasında. Yaşarken, beyin kapasitesinin dolduğunu düşünen, yeni boş veya taze beyin kapasitesi isteyenler de bu merkeze ön kayıt yaptıranlar arasındadır.

Türkiye’nin 3. en büyük veri merkezine sahip olan bu merkez, aynı zamanda beyin araştırmaları alanında da çalışmalar yapacak. Depolanan beyin verileri 50, 100 veya 150 yıl kayıtlı kalacak. Servis bedeli buna göre hesaplanmaktadır. Beynin özelliklerine göre depo kapasitesi fark etmemektedir. Zira neresinin dolu, neresinin boş, neresinin kullanıldığı ve neyin nasıl bağlantılı olduğu bilinmediği için, tümü ayrıntılı bir şekilde kayıt altına alınmaktadır.

Beyin verilerinizin kayıtlı olduğu sürece, uzaktan dijital erişim yetkisi tanınmaktadır. Böylece kayıtlı bilgilere erişmek mümkün, onları da kullanmak mümkündür. İstanbul’da açılan bu merkez türünün dünyadaki onuncu örneğidir. Yurt dışından da başvuruların geldiği ve kapasitesinin 10 – 15 içinde dolacağı öngörülmektedir.

Yeni Yemaker Görücüye Çıktı

Ülkemizde her yıl düzenlenen “Mutfağa Dair Her Şey” fuarı bu yıl da her yıl olduğu gibi büyük bir teknoloji şovuna dönüştü. Büyük beyaz eşya üreticisi firmaların yeni ürünleri ile gözleri doldurduğu fuar standları kalabalıktan geçilmedi. En çok ilgi gören ürünlerden biri de yeni modeli ile Yemaker oldu.

Yemaker ürünü teknoloji severlerin de yakından takip ettiği gibi iki yıl önce piyasaya sürülmüş ve çokça ilgi görmüştü. Evde yemek hazırlamayı kolaylaştıran üç boyutlu yazıcı Yemaker yıllardır üç boyutlu yazcılar üzerinde yapılan çalışmaların bir sonucu olarak günümüzde bir çok eve girmeyi başardı. Yemaker bu başarısının ardında bir çok besin maddesini işleyebilmesinin yanı sıra, hesaplı ve uygun bir fiyata sahip olması bulunuyor. Kendinden önceki rakiplerinin aksine firma Yemaker ürününü niş bir pazardan çıkarıp her ailenin almak isteyeceği ve alabileceği bir ürün haline getirdi.

Yemaker’ın fuarda bu kadar ilgi görmesinin sebebi ise bu yıl Yemaker3’ün lansmanın yapılıyor olması. Her yıl ürüne yeni özellikler ekleyerek mutfak ve teknoloji severlerin beğenisine sunan firma bu yıl da beklentileri boşa çıkarmadı. Merak edenler için Yemaker3 ile gelen en önemli özellikler ise şu şekilde: Aynı anda istenildiği kadar çeşit malzeme kullanılabilecek, kullanıcılar birbirleri ile yiyecek tasarımlarını paylaşabilecekler hatta bunun için Yemaker özelinde bir pazar yeri oluşturulmuş.

Yemaker’ın dış görünüşü için yeni kapak alternatifleri de fuar standındaydı. Klasik beyaz ve siyah renklerin yanı sıra yeni metalik renkleri de tanıtıldı. Firmanın basın sözcüsünün yaptığı açıklamaya göre bu yıl kullanıcıları sevindirecek iki haber daha var. Birincisi yazıcıya girdi olarak konulan besin maddelerinin fiyatının ucuzlayacağı, ikincisi ise bu malzemelerin dağıtım ağının yaygınlaşacağı şeklinde.

Hız Limitleyicisini Atlatan Yazılımın Sahibi Tutuklandı

Kara Yolları Genel Müdürlüğü’nün belirlediği hız limitlerine uyumu kontrol eden sistemi kandırarak araçların hız cezası almasını engelleyen yazılımın geliştiricisi N.B. yakalanarak tutuklandı. Yasal olmadığını bile bile yazılımı kullanan araç sahipleri ise teker teker tespit edilerek hem geriye dönük hız cezaları kesildi hem de yasaları çiğnemiş olmanın kefaretini ödediler.

N.B. geliştirdiği yazılımı el altından akıllı araç sahiplerinin araçlarının yazılımına gömerek, araç kullnıcılarının trafikteki hız denetleme noktalarını ceza almadan atlatabilmelerini sağlıyordu. N.B.’nin faiş fiyata sattığı yasal olmayan yazılım kendini 10 cezada amorti ediyordu.

N.B.’nin geliştirdiği yazılımın devre dışı bırakmaya çalıştığı otomatik hız denetleme sistemi iki yıldır uygulanmakta. Trafikteki araçların hepsinin en azından seviye 1 (en basit akıllı araç özeliklerine sahip) akıllı araç olması zorunluluğu getirilmesinin hemen ardından trafikteki kurallarda da yeni bir düzenleme yapılmıştı. Yeni düzenlemenin en önemli maddelerinden biri de akıllı araçların yollardaki hız limitleme sistemlerine otomatik olarak uyması uygulamasıydı.

Akıllı araçlar sürücünün tercihini ikinci plana atarak bir yoldaki hız limiti ne ise o hız limitine uymak zorundadır. Tüm yolların hız limit bilgileri akıllı araçların internetten ulaşabileceği Kara Yolları Genel Müdürlüğü’nün veri tabanında tutuluyor. Her aracın hangi yolda olursa olsun ilk kontrol etmesi gereken o yolda izin verilen hız limitinin ne olduğudur. Araç sahibi gaza bassa bile araç hız limitinin üstüne çıkamaz.

Tutuklanan N.B.’nin yazılımı da işte bu noktada devreye girerek akıllı aracın, Kara Yolları Genel Müdürlüğü’nün internetteki veri tabanından çektiği hız limitleri tablosundaki değerleri daha yüksek okumasını ve birer dakika aralıklarla hız limitlerine uyum sistemine yaptığı raporlamaları değiştirmesini sağlıyor. Böylece N.B.’nin yazılımı hem akıllı aracın yazılımını kandırıyordu hem de hız limitlerine uyum sistemine yanlış raporlama yapıyordu. N.B. bu yazılımı geliştirmek için üç yıldır çalıştığını itiraf etti.

Trafikte normalden hızlı giden araçlardan tedirgin olan ve hız limitlerine uyum sisteminin gerçekten çalışıp çalışmadığından şüphe duyan kamuoyu N.B.’nin yakalanmasından dolayı çok mutlu. Böylece halk arasında sisteme duyulan inanç arttı ve vatandaşlar kendilerini daha güvende hissediyorlar.

Kara Yolları Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada akıllı arabalar sayesinde kazaların azaldığını ve hız limitlerini yakın zamanda %10 arttıracakları söylendi.

Her Sağlık Ocağına Psikolog Yapay Zeka Yazılımı Geliyor

Ücretsiz psikolojik destek talebini karşılamakta zorlanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı harekete geçti. Psikolojik muayene masraflarının sosyal sigortalar kurumunca karşılanmaması sebebiyle vatandaşlar özel hayatlarındaki sorunları çözme konusunda uzman desteği almaktan kaçınıyorlardı. Toplu ihtiyacı en az maliyetle çözme arayışına giren bakanlık nihayet beş yıldır üzerinde çalıştığı “Herkes için Ruh Sağlığı” projesini hayata geçirdi.

Bakanlığın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı psikolojik yardımda bulunabilen yapay zeka yazılımı “Herkes için Ruh Sağlığı” projesi ile kullanılmaya başlanacak. Bu yazılımın geliştirilmesinde iki üniversite ve uzmanlardan oluşan bir danışman komitesi destek verdi. Çalışma ekibi nihayet çalışmalarından emin olduklarını ve yazılımı halk ile buluşturabileceklerini duyurdular.

İlk açıklamaları yapan Bakanlık Müsteşarı Ali Sututar “Herkes için Ruh Sağlığı” hizmeti kapsamında okul, hastane, cami, alışveriş merkezi, sağlık ocağı gibi halkın sıklıkla ziyaret ettiği kamusal alanlara psikolojik destek hücrelerini yerleştireceklerini böylece psikolojik desteği toplumun her ferdi için kolayca ulaşılabilir bir hale getireceklerini ifade etti.

“Herkes için Ruh Sağlığı Psikolojik Destek Hücresi” 4 metreye 4 metre bir prefabrik oda şeklinde kurgulanmış. Odanın içinde danışanın rahatça uzanabileceği bir koltuk da mevcut. Duvarda asılı olan ekranda da yazılımın söylemek istediklerini bir insan söylüyormuş gibi göstermek adına psikolog görüntüsü veren bir bilgisayar simülatörü oynatılıyor.

Yapay zeka yazılımı bir çok psikolojik rahatsızlığı tespit etme ve duruma göre danışana en uygun telkinlerde bulunma gücüne sahip. Ali Sututar’ın açıklamasına göre kurulan sistem toplumdaki gelir seviyesi düşük kitleleri, özellikle de çekirdek aildeki rolü sebebiyle ev hanımlarını hedefliyor. Müsteşar yazılımın vereceği en basit telkinlerin bile aile içi iletişimi kuvvetlendirmede önemli rol oynayabileceğinin altını çizdi.

Konu hakkında fikri alınan psikologlar durumdan oldukça memnun. Uygulamanın halkta ruh sağlığı bilincini oluştuğunu kendileri için de bir bilinirlik sağladığını düşünüyorlar. Eskiden psikologlar deli doktoru olarak adlandırılırken psikolojik destek almanın devlet tarafından desteklenen ve sokağımıza kadar gelmiş bir hizmet olması genel olarak psikolojik rahatsızlık kavramının halkın her kesimi için normalleşme sürecine girdiğini gösteriyor. Bu durumda psikolojik sorunlarını çözmek için bir insan sıcaklığını arayan kişiler hala gerçek psikolog tercih ettiği için piyasadaki psikologların danışan sayısı artmış bulunuyor.

Yeni yazılımı bizzat test edip açıklamalarda bulunan Çocuk Rehabilitasyon Derneği başkanı Ayperi Gül konu hakkındaki görüşlerini şu şekilde bildirdi : “Psikologlar herkese lazım. Sadece bariz bir şekilde psikolojik rahatsızlığı olanların değil sağlıklı görünen kişiler de kendi potansiyellerini gerçekleştirmek ve kendileri ile barışık bir hayat sürmenin yollarını öğrenmek için ara ara psikologları ziyaret etmeliler. Bu şartlar altında mevcut psikologların her vatandaşa yeterli olmadığı ve herkesin bu masrafları karşılayamayacağı görünen bir gerçek. Genel olarak danışanlara önerimiz basit problemlerini yazılım ile çözmeye çalışmaları, yazılımın çözemeyeceği derin problemleri ise gerçek bir psikoloğa gelerek anlatmaları şeklinde oluyor. Devletin kurduğu yeni sistem ile daha sağlıklı ve uyum içinde yaşayan bir millet olacağımıza inanıyorum.”

Ünlü Restoran Chefix Robot Garson Kullanmaya Başladı

Dünyadaki robot garson akımının etkileri ülkemizde de görülmeye başladı. Özellikle uzak doğuda sıklıkla kullanılan robot garsonların ilk örneklerini görmek isteyenler Chefix’e uğrayabilirler.

Chefix’in sahibi Mine Çerkez hazırladıkları PR bülteninde robot garson kullanımı ile ilgili kararlarını detaylıca açıkladı. Mine hanım bu kararı vermeden önce çok düşündüklerini ve karar vermenin çok da kolay olmadığını söylüyor. Bültene göre yönetim ekibi yurtdışındaki kullanım örneklerini yerinde incelemiş ve bir düzine araştırma merkezi ile robotların dizaynı üzerine uzun görüşmelerde bulunmuş. Mine hanım robotu tedarik ettikleri firmayı seçerken daha önce hiç kaza raporu olmamasına çok dikkat ettiklerini, restoranlarındaki misafirlerinin güvenliğini onlar için en önemli konu olduğunun altını çiziyor.

Sizin için Chefix’e gidip robotları ilk elden deneyimledik. Restorana girdiğiniz andan itibaren sizinle bir robot ilgilenmeye başlıyor. Aslında restoran yönetimi bu robotlara birer isim de koymuş, o sebeple ismi ile hitap etmek de mümkün. Örneğin bizimle ilgilenen robotun adı Alix’di. Alix gelir gelmez kapıda bizi karşıladı, kaç kişi olduğumuzu sordu ve müsait masalardan birine kadar bize eşllik etti. Devamında kibar aksanıyla menüleri inceleyip sipariş vermeye karar verince onu tekrar çağırabileceğimizi söyledi. Her masada bir garson çağırma tuşu olduğu için ihtiyacımız olduğunda Alix’i bulmak çok da zor olmadı. Devamında edindiğimiz tecrübeden size şunu garanti edebiliriz ki Alix bildiğimiz insan garsonların yerini aratmadı. Siparişlerimizi eksiksiz getirdi ve yemeklerimizi beğenip beğenmediğimizi sormayı da ihmal etmedi. Alix’in ses kaydetme ve işleme özelliği onun hiç bir siparişi atlamamasını sağlıyor. Alix’e hizmetlerinden dolayı teşekkür ederken istersek şefe sesli mesaj bırakabileceğimizi de öğrendik. Şefler fırsat buldukça kendilerine bırakılan mesajları robot garsonlardan tekar dileyebiliyor.

Bu yenilikçi adımı için tebrik etmek üzere Mine hanımı ziyaret etmesek olmazdı. Restoran misafirlerinin robot garsonlara nasıl tepki verdiklerinde sorduğumuzda Mine hanım aldıkları geri bildirimlerin hepsinin olumlu olduğunu ve verdikleri kararın ne kadar doğru olduğunun onaylandığını söyledi. İlk zamanlar misafirlerin bir insan sıcaklığını ve ilgisini arayıp aramayacaklarını merak ettiklerini ama gelenlerin robot garsonlarla yaptıkları konuşmaları ilginç ve eğlenceli bulduklarını bu sebeple insanlar yerine robotların garsonluk yapmasının misafirlerde beklenmedik olumsuz bir tepkiye sebep olmadığını gözlemlediklerini belirtti.

Mine hanım garsonluk gibi katma değeri düşük bir iş kolunda insan çalıştırmak yerine daha katma değerli bir alan olan robot garsonların geliştirilmesi ve bakımını sağlamak üzere nispeten küçük bir ekip çalıştırdıklarını açıkladı. Mine Çevik’in firma bünyesinde istihdam ettiği yazılım ekibi robotların yazılımının geliştirilmesi için çalışmalarını sürdürürken ortaya çıkan teknolojinin herkesi gururlandırmaya devam ediyor.

Restoran yönetiminin paylaştığı pazarlama verilerine göre robot garsonlara geçişten sonra restoranın popülerliği arttı ve özellikle iş camiasında toplantı yemekleri için tercih edilen mekanlardan biri oldu. İş adamları yabancı misafirlerini özellikle Chefix’e getirmeyi tercih ediyor çünkü böylece Türkiye’nin teknolojide ne kadar gelişmiş olduğunu göstermiş oluyorlar. Robot garsonların tercih edilmesinin en önemli sebeplerinden bir diğeri de en çok kullanılan 20 dilde hizmet verebilmeleri.

Ürün Reklamı: Spectra

Spectra çok amaçlı malzeme tarayıcısı, yeni nesil moleküler analiz teknolojisiyle günlük yaşamınızda size büyük kolaylık sağlayacak. Spectra, organik ve inorganik geniş bir madde yelpazesini yüksek detayda analiz edebilir. Sonuçları tek bir dokunuşla bulut üzerinden bütün mobil cihazlarınızla paylaşabilir, gerektiğinde beslenme danışmanınıza, kişisel sağlık asistanınıza iletebilirsiniz. Girdiği her ortamda sürekli olarak çevre taraması yaparak olası kirlilik, toksik madde ve alerjenlere karşı erken uyarıda bulunur.

Portatif ve kullanımı oldukça kolay olan Spectra, özellikle yaşlıların ve çocukların vazgeçilmezi olmaya aday. Spectra’yı kullanarak yiyeceğinizin içindeki besin değerlerini yüzdeleri ve gramajlarına kadar öğrenebilir, temas edeceğiniz eşyaların ve yüzeylerin içeriklerini ve hammaddelerini tek dokunuşla anlayabilirsiniz. Klasik wi-fi bağlantısıyla şarj olabilen Spectra, ömür boyu garantilidir.

İş İlanı: Yapay Zeka Geri Dönüşüm Uzmanı

JUNIOR YAPAY ZEKA GERİ DÖNÜŞÜM UZMANI

Dr. Gürkan Sönmez Yapay Zeka Sağlığı kliniğinde, kullanım süresi dolmuş ya da tercih edilmeyen yapay zekaların rehabilite edilip topluma kazandırılması üzerine çalışacak Yapay Zeka Geri Dönüşüm Uzmanı aranmaktadır. Başvuracak adaylarda aranılan özellikler aşağıdaki gibidir:

  • Üniversitelerin Dijital Psikoloji, Yapay Zeka Gelişimi, Online Geliştiricilik bölümlerinden mezun
  • AR ortamında kolayca çalışabilecek
  • Sektörde en az 2 senelik tecrübesi olan
  • Yapay zeka kodlama dilleri konusunda akıcı
  • Dijital Sağlık ve Güvenlik İş Mevzuatı ve yönetmelikleri hakkında bilgi sahibi
  • Çalışma etiğine uygun ve hedefleri olan, güler yüzlü ve pozitif

Adayların başvurularına daha önceden çalıştıkları ve staj yaptıkları şirketlerden aldıkları 2 adet referans mektubu eklemeleri zorunludur.

Önemli Not: Sanal ortamlarda yapılan stajlar tecrübe olarak kabul edilmeyecek, bu şekilde başvuruda bulunan adayların başvuruları kabul edilmeyecektir.

İlgili Yazılar

Yorum Yapın

Arama yapın