Kategori: Gelecek, Gelecek Habercisi, İnovasyon, Teknoloji

Geleceği hiçkimse tam olarak bilemez, ancak gelecekteki devrimlere öncülük edecek olan, altyapısını sağlayacak olan teknolojilerin bu devrimlerin öncesinde geliştirilmeye başlandığını, insanlık tarihine baktığımızda önceki deneyimlerimizden biliyoruz. (Bkz. Dijital Taş devrinden Dijital Rönesans dönemine blog yazımızda ele alınan Kontradiev dalgaları.)

Bu ay sizler için, günümüzden 20 yıl sonra, yani 2035’te bir gazete yayınlansa, ne gibi haberler içerebilirdi diye düşünürek Gelecek Habercisi isimli bir gazete hazırladık. Birçoğunuzun e-posta adresine bülten olarak ulaşan bu gazetemizde yer alan haberler elbette kurgu. Ancak bunların kurgu olması, gerçekleşmelerinin mümkün olmadığı anlamına gelmiyor. Gelecek Habercisi için ürettiğimiz haberlerin bilimsel dayanaklarını bu blog yazımızda sizlerle paylaşmak ve bu konularda sizlerin de görüşlerini almak istiyoruz. Yorumlarınızı bize e-posta olarak iletebilirsiniz.

Gelecek Habercisi’ne konu olan ilk haberimiz İstanbul’a dronların düşmesi ile ilgili. Bültenimizi görmemiş okuyucularımız için öncelikle haberimizi buraya da alıyoruz:

İstanbul'a dron yağdıİstanbul’a dron yağdı
Türkiye’nin en büyük dron bulut ağına bağlı olarak çalışan binlerce dron aniden düştü. Bulut ile bağlantısı kesilen dronların bir kısmı otomatik pilota geçerek dron parklarına iniş yaparken, parklarda yer kalmaması sebebiyle düşen dronlar İstanbul’un meydanlarını doldurdu. Dron faaliyetlerinin 1 saatten fazla kesintiye uğramasına sebep olan arızanın, bulut sistemini kontrol eden personel hatasından kaynaklandığı bildirildi.

Bir gün gökten dron yağması mümkün mü?

İlk örnekleri askeri amaçlarla kullanılmaya başlanan dronlar, sivil kullanıma yönelik modellerin piyasaya çıkması ile günümüzde popüler kültürün bir parçası olmaya başladı. Dronlar, uzaktan kumanda ile kontrol edilen, 4 ya da daha çok sayıda motoru ile uçan araçlar. Dronlar, üzerine monte edilen video kameralar ile fotoğraf ve video çekimi yapabilme özellikleri ile tanındılar. Günümüzde sinema sektörü, olay yeri inceleme, radyasyon ve ısı gibi değerlerin ölçüm ve denetlenmesi, kargo ve nakliyat, keşif uçuşu gibi farklı amaçlarla kullanım alanları oluşmuş durumda. (Bkz. 21. Yüzyılın Posta Güvercinleri blog yazımız.)

Moore yasasına göre, günümüzden 20 yıl sonra mevcut dron sayının 1 milyon kat artacağını öngörebiliriz. 30 yıl sonra ise bu sayının 10 milyona yükselmesi mümkün. Sayılarının bu şekilde katlanarak artması halinde, sivil dronların bugünkü ilk örneklerinden çok daha uzun menzilli uçabilen, çok daha ağır yükleri taşıyabilen, bugünkü kullanım alanlarına ek olarak daha farklı amaçlara hizmet edenleri de kullanıma sunulabilecektir elbette.

Gökyüzünde yüzbinlerce dronun uzun menzilli uçuş yapabilmesinin yolu, kumanda cihazının anten menzilini de genişletmek ya da GSM şebekesinden data hizmeti alan ve dronların birbirleri ile çarpışmadan gidecekleri noktaya otomatik olarak ulaşmalarını sağlayan, güzergah yönetim hizmeti sunan bulut servislerinin bulunması da akla yatkın bir senaryo olacaktır. Öte yandan günümüzden 20 yıl sonra, dronların yükleme ve teslimat yapabilmeleri ya da enerji yüklemesi yapabilmeleri gibi amaçlara yönelik olarak dron parkı işletmeleri de bulunabilir.

Bugünkü dronlar enerjisi bittiğinde ya da kumanda sinyalini kaybettiğinde bulunduğu yere düşme gibi sorunlarla karşılaşabilirken, kontrol birimi ile bağlantısı kesilen dronların en yakın güvenli noktaya otomatik iniş yapabilmeleri ve sahibine veya dron uçuş işletmecisine bulunduğu konumu rapor etmesi de geliştirilebilecek özellikler arasında yer alıyor.

Tüm dronların buluta bağlı olarak uçuş yaptığı bir zamanda, dron işletmesinde meydana gelecek bir kesintinin tüm dronların zorunlu iniş yapmasına sebep olması çok da akla yatkın bir ihtimal görünüyor.

Trafik plakaları tarih oluyor Trafik plakaları tarih oluyor
31 Mayıs 2035 itibariyle son trafik plakası taşıyan 2015 model araç hurdaya ayrıldı. Böylece trafikte artık sadece 2020 yılında başlamış olan akıllı plaka elektronik etiketli araçlar yollarımızda dolaşıyor. 

Türkiye’de kullanmakta olduğumuz OGS (otomatik geçiş sistemi) daha sonra  kullanıma geçen HGS (hızlı geçiş sistemi) ile bir etiket haline gelmiş oldu. OGS veya HGS etiketi bulunan araçlar ücretli otoyollardan ya da köprülerden geçerken gişe memuruna ihtiyaç olmaksızın, hızlı ve otomatik ödeme yapabilmeyi sağladı.

Buna benzer bir dijital plaka teknolojisinin her araçta zorunlu olarak bulunması durumunda daha geniş kullanım alanları sunmasını bekleyebiliriz. Seyir halindeki aracın plaka ve diğer bilgilerinin uzaktan kablosuz sinyaller ile algılanması, aracın takibi, çalıntı olup olmadığı, geçerli sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığı gibi araçla ilgili çeşitli bilgilerin de teminini mümkün kılacaktır. Plakanın dijitalleşmesi halinde, bugüne kadar alışık olduğumuz plakalar da kullanımdan kaldırılarak, hatırasının yaşatılması için müzeye kaldırılabilir diye düşünüyoruz. Dijital plaka uygulamasının ilk örneklerini önümüzdeki günlerde görmeye başlayabiliriz. Örneğin, ABD’de sigortasız otomobil kullanımının %25 gibi yüksek bir oranda olduğu California eyaleti, otomobil plakalarının dijital plakaya dönüştürme testlerine başlanacağını duyurdu.

Nostaljik arabalar yarıştıNostaljik arabalar yarıştı
Geçmiş günlerin anısını yaşatmak amacı ile düzenlenen nostaljik araba yarışlarının 5.si geçtiğimiz hafta sonu yapıldı. İnsanların yeniden direksiyona geçtiği araba yarışı, daha önce hiç, ‘akıllı olmayan otomobil’ görmemiş olan genç nesiller tarafından da ilgi ile izlendi.

Akıllı olmayan araba kalmayacak

Otomobil ilk üretildiği günden bu yana insan tarafından kullanılıyor. TUİK verilerine göre, 2013 yılında 1.207.354 adet trafik kazası meydana geldi. Bunların 161.306 adedi ölümlü trafik kazası. Kazaya neden olan kusurların %88,7’si sürücüden kaynaklanıyor.

Bu durum sadece Türkiye için geçerli değil elbette. Diğer ülkelerde de maddi hasarlı veya can kaybı ile sonuçlanan çok sayıda trafik kazası meydana geliyor.

Otomobil üreticileri ve araştırma kuruluşları sürücüsüz otomobillerin bu soruna çözüm olacağına inanıyorlar. Google’ın yanı sıra Mercedes, Audi, BMW, Volvo ve diğer otomobil üreticileri de sürücüsüz otomobil geliştirmek için çalışmalar yapıyorlar. Bu konuda öncü çalışmaları olan Google’un lobi faaliyetlerinin etkisi ile ABD’de Washington D.C., Nevada, Florida, California ve Michigan eyaletleri sürücüsüz otomobillerin şehir trafiğine çıkabilmesi için yasal düzenlemeleri yaptılar. Şu anda bu eyaletlerde test sürüşleri gerçekleştirilmeye devam ediyor.

Sürücüsüz otomobil çalışmaları içinde Google’ın direksiyonu ve pedalları olmayan konsept aracı, bu çalışmaların ulaşacağı noktanın işaretini veriyor. Çocuklar, yaşlılar, işitme veya görme engelliler dahil tüm engelli kişilerin sürücüsüz otomobil ile seyahat edebileceğini düşünmek gerçekten etkileyici. Otonom otomobiller ile ilgili şu video da bu yazımızda özetlediğimiz bilgileri içeriyor:


Bu araçların yaygın olarak kullanıma geçmesi halinde, artık kimsenin ehliyete ihtiyacı kalmayacak diyebiliriz. Bir süre sonra trafikte akıllı olmayan araba görmemeye başladığımızda, insanların yeniden direksiyon başına geçtiği, eski günlerde kullanılan arabalarla yarıştığını izlemek nostaljik bir eğlence olacaktır şüphesiz.

Android bankacılar iş başındaAndroid bankacılar iş başında
Banka şubelerinde android bankacılar hizmet vermeye başladı. İnsan yoğunluğunun tüm gün kesintisiz olduğu noktalarda android bankacıların bulunduğu şubeler 7/24 faaliyet gösterecek. Yapay zekaya sahip olan robot bankacılar, müşteri kimliğini biyometrik olarak belirleyebiliyor ve işaret dilini de konuşabiliyorlar. Android bankacılar ATM’ler tarafından verilmekte olan hizmet yelpazesinin genişlemesine yardımcı olacak.

Robotlar ve androidler birçok hizmeti vermeye başlayacak

İnsan görünümlü robotlar olarak tanımlayabileceğimiz androidler artık hayal değil. Burada birkaç örnek vermek istiyoruz ancak burada bahsettiğimiz çalışmaların dışında birçok üniversite ve araştırma kuruluşunda farklı amaçlarla robotlar, humanoidler ve androidler geliştirme çalışmaları yapıldığını da belirtmek gerekiyor.

İnsan görünümlü, çeşitli mimikleri bulunan android geliştirmeleri yapmakta olan araştırma kuruluşları arasında Toshiba ve Japonya’da Osaka Üniversitesi‘ni sayabiliriz. Öte yandan IBM Watson yapay zeka çalışmaları gelecek vaat ediyor. Şu anda Watson, doktorlara tedavi tavsiyeleri verebiliyor, herkesin kullanımına açılan Chef Watson uygulaması ile yemek tarifleri önerilerinde bulunabiliyor (Birbirinden ilginç yemekler denemek isterseniz siz de Chef Watson’a danışabilirsiniz).

Robotlar, çocukların eğitimine destek olmak, ürünlerin tanıtımını ve satışını yapmak ve bankalarda görevlendirilmek üzere hizmete girmeye başladı. Yaşlı bakımı veya hasta bakıcı olarak çalışmak üzere ya da askeri amaçla yük taşımak için geliştirilmesi devam eden robotları da önümüzdeki günlerde hizmete girdiğini görebileceğiz.

Haberimizi android bankacıların hizmete girdiğini kurgulayarak yazdık, ancak sadece bankalarda değil, bugün aklımıza gelmese dahi pek çok alanda robotların, humanoid veya androidlerin çalışacaklarını öngörebiliriz.

Her şey akıllı ve elektronik ise bunları belirtmeye gerek olur mu?Akıllı ve ‘e-‘ ön ekleri artık hayatımızdan çıktı
1993’te e-mail kavramı ile hayatımıza giren e- ön eki ve onlarca yıldır birçok sözcüğün başına eklenen ‘akıllı’ kelimeleri Türk Dil Kurumu tarafından kullanımdan kaldırıldı. Hemen her aracın zaten akıllı olması ve pek çok şeyin de elektronik ortamda gerçekleşmesi sebebi ile kelimelerin önüne e- veya ‘akıllı’ ifadelerini eklemek yıllar içinde gereksiz hale gelmiş oldu.

Her şeyin “akıllı” veya “elektronik” olduğunu belirtmeye gerek kalmayabilir

Arabaların, yolların, binaların, trafik levhalarının, beyaz eşyaların, elektrik-su-doğalgaz sayaçlarının… bugün aklımıza gelen – gelmeyen hemen her şeyin akıllı hale geldiği ya da elektronik olduğu bir çağa ulaştığımızda, her kelimenin başına “akıllı” yazmak uygulanabilir olmaktan çıkacaktır. Örneğin “akıllı sahnede akıllı kürsümün önünde durmaktayım, aramızdaki bazı arkadaşlar akıllı sandalyelerde oturmakta, akıllı tabletler ile not alıp akıllı sistemlere bu notları aktarmakta, diğer arkadaşlar ise akıllı kameralar ve akıllı mikrofonlar ile akıllı televizyonlara yayın sağlamaktalar. Akıllı demekten cümle anlaşılamaz hale geldi” şeklinde serzenişlerle karşılaşabiliriz 🙂 Bu sebeple gelecekte, her nesnenin akıllı olduğunu ya da e- ön eki ile elektronik olduğunu vurgulamaktan vaz geçebiliriz.

 

Yapay Zeka Terbiyecisi aranıyorİLAN: Yapay Zeka Terbiyecisi aranıyor
Ofisimize yeni aldığımız yapay zeka uygulaması UkOS’u eğitecek ve düzenli olarak terbiye edecek uzman aramaktayız.
Görevler:
* UkOS’a veri yüklemesi yapmak
* Yetkilerini düzenlemek
* Gayri ahlaki davranışlarda bulunmamasını öğretmek
* Veri işleme algoritması üzerinde gerekli düzenlemeleri yapmak

Yeni mesleklere hazır mısınız?

Yapay zeka uygulamaları ya da yapay zekaya sahip robotlar hayatımıza girdiğinde, bir öğrenme sürecini yaşamaları gerekeceği öngörülüyor. Başka yapay zekalar tarafından eğitilen bir yapay zekanın yine de sahibini tanıması, onun istek ve beklentilerini öğrenmesi, şirkete ait bir yapay zeka ise tüm şirketi, faaliyetlerini, çalışanlarını, rakiplerini ve onların neler yaptıklarını öğrenmesi, iş dünyasındaki fırsatları ve tehditleri öngörerek, yönetime karar vermesinde yardımcı olması beklenecektir. Gelecekte yapay zeka eğitmenlerinin olması da muhtemel bir meslek olarak hayatımıza girebilir.

Sürücüsüz otonom C-2REKLAM
Kontrolü ona bırakın, siz keyfinize bakın!
Sürücüsüz otonom C-2 çok uygun kiralama koşulları ile…
Kiralayın, adresinize kendisi gelsin!

İnternetten Akıllı Otomobil kiralamak mümkün olur mu?

Otomobiller akıllı ve sürücüye ihtiyaç duymadan kendisi seyahat edebilir hale geldiğinde, yaşamlarımızda da önemli değişikliklere sebep olacaklar. Direksiyonu ve pedalları olmayan bir otomobil kullanıyorsanız, bunun yolda gitmesi dışında bir asansöre binmekten teorik olarak pek de bir farkı kalmayacağını söyleyebiliriz. Asansör kullanmak için ehliyete ihtiyacımız olmadığı gibi araba için de ehliyet almaya gerek kalmayacağını öngörebiliriz. Çocuklar, yaşlılar, hastalar, engelli kişiler gibi, bugün otomobilin direksiyonuna geçerek kendisi bir yere gidemeyen kişiler dahi, otonom çalışan arabalarla rahatlıkla istedikleri yere gidebilir hale gelecektir. Böyle bir gelecekte, araba satın almak ya da kiralamak için sizin arabaya gitmeniz de gerekmeyecektir elbette. İnternet sitesinden satın aldığınız ya da kiraladığınız araç, kendisi sizin kapınıza gelerek, hizmet verebilecektir.

Bu ilk “Gelecek Habercisi” blogumuzda sizlere gelecekten bir pencere açmayı arzu ettik. Teknoloji trendlerine, yapılan araştırmalara ve geliştirilen nesnelere baktığımızda bu yazımızda kurguladığımız haberlerin her birisinin gerçekleşmesi oldukça mümkün diyebiliriz.

Siz de gelecek öngörülerinizi ya da dilerseniz çalışmalarımıza katkıda bulunmak için e-posta göndererek bize ulaşabilirseniz memnun oluruz.

İlgili Yazılar

Arama yapın