Kategori: Gelecek, Gelecek Habercisi, İnovasyon, Teknoloji

Günümüzden 20 yıl sonrasındaki yaşam için kurguladığımız haberlerimizin yer aldığı Gelecek Habercisi’nin 2035 Ağustos sayısı ile karşınızdayız. Gelecek Habercisi için kurguladığımız haberlerde yer alan teknolojiler belki çok mümkün gelmeyebilir ilk bakışta. Ancak bu haberlerimizde yer alan teknolojiler zaten günümüzde mevcut. Amerikalı – Kanadalı bilim kurgu yazarı William Gibson’nın dediği gibi: “Gelecek zaten burada. Yalnızca herkese eşit dağıtılmamış.

Gelecek Habercisi’nde yer alan haberlerimizle ilgili detaylara geçmeden önce, e-posta bülteni olarak yayınladığımız Ağustos 2035 sayısını bu linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

Gelecek Habercisi’nde bu ayki ilk haberimiz sosyal medya ile ilgili:

Facebook’tan 5 milyarıncı üyesine uzay seyahati

Dünyanın en yaygın sosyal medya platformu Facebook, 31. yaşını kutladığı 2035 yılında, kurucusu Mark Zuckerberg de 51. yaş gününü kutladı. Zuckerberg, dünya nüfusunun %60’ının internete erişimi bulunduğunu, bu kişilerin ise %40’ının günlük olarak aktif Facebook kullanıcısı olduğunu açıkladı.  Facebook’un günlük kullanıcı sayısının 2 milyar 320 milyon kişiye, aylık kullanıcı sayısının ise 4 milyar 142 milyon kişiye ulaştığını belirten Zuckerberg, 5 milyarıncı üyelerine uzay seyahati hediye edeceklerini açıkladı.

20 yıl sonra Mark Zuckerberg 51 yaşında olacak. Dünya genelinde en yaygın olarak kullanılmakta olan Facebook platformunun başına bir şey gelmezse, o da 31 yaşında olacak. Peki 2035’te dünyada kaç milyar insan yaşıyor olacak? Bunların ne kadarının internet erişimi olacak?

Birleşmiş Milletler'in yüksek (kırmızı), orta (turuncu) ve düşük (yeşil) artış oranları için hesaplamış olduğu dünya nüfusunu gösteren grafik. Gerçek verilere dayalı nüfus mavi renkte gösteriliyor. Siyah ile gösterilen kısım, 1950'den önceki yıllara ait kesin veriler bulunmadığı için geriye doğru tahminleme yapılarak çizilmiş.

Birleşmiş Milletler’in yüksek (kırmızı), orta (turuncu) ve düşük (yeşil) artış oranları için hesaplamış olduğu dünya nüfusunu gösteren grafik. Gerçek verilere dayalı nüfus mavi renkte gösteriliyor. Siyah ile gösterilen kısım, 1950’den önceki yıllara ait kesin veriler bulunmadığı için geriye doğru tahminleme yapılarak çizilmiş. Daha fazla bilgi için Bkz. Wikipedia – World Population

  • 2015’te dünya nüfusu 7 milyar 360 milyon kişi. (Bkz. Worldometers)
  • 2035 yılında dünya nüfusunun 8 milyar 743 milyon kişi olacağı öngörülüyor (Bkz. PopulationPyramid)

İnternet’e bağlı kişi sayısı ile ilgili hesaplamalar da şu şekilde:

  • 2015 itibarı ile dünya genelinde 3 milyar 185 milyon kişi İnternet kullanıcısı. (Bkz. ITU, InternetLiveStats)
  • 2035 yılında dünyada 5 milyar 749 milyon kişinin İnternet erişimi olması bekleniyor.

En yaygın kullanılan sosyal ağ olan Facebook’un 2015 yılı itibarı ile günlük aktif kullanıcı (DAU – Daily Active User) sayısı 936 milyon kişi iken, aylık kullanıcı sayısı 1 milyar 440 milyon kişi.

Üye trendini incelediğimizde, Facebook’un 2035 yılına geldiğimizde günlük aktif kullanıcı sayısının 2 milyar 320 milyon kişiye; aylık kullanıcı sayısının ise 4 milyar 142 milyon kişiye ulaşması beklenebilir.

Facebook 31. yılında 5 milyar üye rakamına ulaşması halinde, prestijli bir ödül vermek isterse uzay yolculuğu hediye etmesi çok uzak bir ihtimal olmayacaktır.

2035’te uzay turizmi olacak mı?

Ücretini kendisi ödeyerek Uluslararası Uzay İstasyonu’na ilk seyahat eden kişi olan Dennis Tito ile uzay turizmi de 2001 yılında başlamış oldu. Güney Afrikalı iş adamı Mark Shuttleworth (2002) ikinci turist, Amerika’lı iş adamı Greg Olsen (2005) üçüncü turist oldular. Telekomünikasyon alanında girişimci olan, İran kökenli Amerikalı Anousheh Ansari (2006) uzaya çıkan dördüncü kişi ve ilk kadın turist oldu. Uzaya çıkan beşinci turist ise Macar kökenli Amerikalı, yazılım mühendisi Charles Simonyi (2007) oldu.

2004 yılında, dünya yüzeyinden 100 km yükseğe çıkan SpaceShipOne, uzaya çıkan ilk özel hava taşıtı oldu ve 10 milyon dolarlık X Prize ödülünü kazandı.

İlk uzay turisti Dennis Tito’nun Mars seyahati projesi ‘Inspiration Mars Foundation’, gönüllüler arasından seçilecek evli bir çiftin, Ocak 2018’de Dünya’dan yola çıkmasını ve 501 gün sürecek bir yolculukla Mars gezegenine gidip dönmesini hedefliyor. Hazırlıkların bu tarihe yetişmemesi halinde uçuş 2021 yılına ertelenecek ve bu kez Mars’ın yanı sıra Venüs gezegeninin de yanından geçilecek.

İlk aşamada uzay turizminin alçak yörüngeye kadar çıkılarak tekrar yeryüzüne iniş yapabilen hava taşıtları ile yapılması planlanıyor. Bunlar arasında (haberimizde fotoğrafı yer alan) World View Experience, uçuş kabinini balon ile yükseltmeyi ve paraşüt ile indirmeyi planlarken; The Spaceship Company, bu uçuşu özel tasarımlı SpaceShipTwo aracı ile gerçekleştirmeyi planlıyor.

Uzay turizmi için talep edilen bilet fiyatları bugün için oldukça yüksek görünebilir (SpaceShipTwo için 250 bin Dolar, XCOR Space Expeditions için 95 bin Dolar) ancak ilk uçuşları gerçekleştirenlerin 30 milyon Dolar ve 20 milyon Dolar ödedikleri göz önüne alındığında uzay turizminin varlıklı kişiler için çok da pahalı olmadığını düşünebiliriz.

SpaceShipTwo (ortadaki), onu fırlatma yüksekliğine kadar taşıyacak olan ana gemi WhiteKnight2 (iki yandaki kabinler) ile birlikte. (Görsel kaynağı: wikimedia.org)

World View’in uçuş ile ilgili bir animasyonunu şu videodan izleyebilirsiniz:

ABD California merkezli XCOR firması ise uzay turizmi amacı ile Space XC Lynx uçuş aracını geliştiriyor. Animasyonunu izleyebilirsiniz:

The Game of Your Life’ta
ilk 1 milyon dolar!

Gerçek hayatta yapılan eylem ve davranışlardan puan toplamayı sağlayan ‘gerçek ortam oyunu’ The Game of Your Life’ta, 15 yaşında bir genç 1 milyon puana ulaştı ve böylelikle 1 milyon dolarlık ödülün de sahibi oldu.

Okuldaki, mahalledeki ve evdeki davranışlarından, yaptığı iyilik ve yardımlarından puan almayı sağlayan oyun; yapılan kurnazlıklardan, tembellik ve çevreyi rahatsız eden, zarar veren davranışlardan dolayı da puan kaybettiriyor. 2020 yılında Amerika’da başlayan oyun, mobil uygulaması üzerinden oynanıyor ve Facebook ile entegre çalışıyor.

Oyun oynamayı seviyoruz. Oyun oynarken eğleniyoruz, zevk alıyoruz. Oyun oynamak, hırs ve başarı duygularımızı tatmin ediyor. Puan kazanıyor, diğer oyuncular ile rekabet ediyor, ödül kazanıyor ve daha büyük hedeflere ulaşmak için motive oluyoruz…

Özellikle büyük şehirlerde, sokakta, metroda, metrobüste, otobüste genç – yaşlı hemen herkesin akıllı telefonunu elinden düşürmediğini gözlemleyebilirsiniz. Örnekleri günümüzde piyasaya çıkmaya başlamış olan saat, bileklik gibi ve 2035 yılına kadar hayatımıza girecek giyilebilir teknolojilerin de etkisi ile akıllı telefonlarımızın özellikleri ve etki alanı da çok daha genişlemiş olacak.

Binaların, yolların, otomobillerin akıllı hale geldiği, giyilebilir teknolojilerin yaygınlaştığı, her şeyin internete bağlı olduğu bir zamanda oyunlar da elbette bugün oynadıklarımızdan çok daha farklı ve çok daha geniş kitlelerin beğenisine hitap edebilir diye düşünebiliriz. Haberimizde belirttiğimiz gibi, belirli bir puana erişen kişilere büyük miktarlarda hediyeler verilmesi de bu oyunlara olan ilgiyi artıracaktır.

Gerçek ortam oyunu: The Game of Your Life

Haberimizde hayalini kurduğumuz oyun ise, gerçek dünyadaki tavır ve davranışlarımıza puan verilmesi esasına dayanıyor. Birisine yolda selam verdiğinizde, o kişi bundan mutlu oluyorsa, onun cihazı, ‘bana selam veren kişi beni mutlu etti’ mesajını sisteme ilettiğinde, selam veren kişinin hiçbir ek işlem yapmasına gerek kalmadan puan kazandığını düşünün. Hayatın kendisinin oyunlaştırıldığı (gamification) bu oyunun zaten içindeyiz. Bugün henüz tavır davranışlarımızdan puan kazanmıyor ve kaybetmiyoruz. Ancak üzerimizdeki sistemlerin bizi gözlemleyerek, bize puan kazdırdığını veya kaybettirdiğini ister miyiz? Bugün belki birçoğumuz bu fikir karşısında ‘hayır’ diyebilir. Ancak, daha iyi davranışlar sergilememiz için bizi teşvik edecek ve belki de milyon Dolarlık ödül kazanmamızı sağlayacaksa belki bunu isteyecek milyonlarca oyuncu olacaktır.

Tam olarak bu haberimizde portresini çizmeye çalıştığımız oyun gibi olmasa da, o yönde bir fikir sahibi olmamızı sağlayacak Ingress oyunundan söz edebiliriz burada. Ingress gerçek ortamda oynanan bir artırılmış gerçeklik (Augmented Reality) oyunu. İki takımdan birisine dahil oluyorsunuz. Mahallenizdeki cami, anıt, büst, graffiti vb. belirlenmiş olan noktaları ele geçirmeye ve savunmaya çalışıyorsunuz. Peki hangi anıtı ele geçirmeniz gerektiğini nasıl bileceksiniz? Telefonunuzun ekranında görüyorsunuz. Ingress oynarken, gerçekten orada bazı enerji yayan alanlar olduğunu ve bunun çıplak gözle görülemediğini, ancak telefonunuz ile tespit edebildiğiniz hissine kapılabilirsiniz. O noktanın yakınına kadar gitmeniz ve elinizdeki malzemeleri kullanarak o noktaya sahip olmaya çalışıyorsunuz.

Bu oyunun diğer oyunlara göre bazı önemli farklılıkları, önemli özellikleri bulunuyor:

  • Gerçek dünyadaki nesneler oyunun içine dahil edilmiş bulunuyor. Bu noktalara ele geçirmek veya korumak için onun yakınında olmanız gerekiyor.
  • İş modeli reklama dayalı. Şirketler, konumlarının oyuna dahil edilmesi için ödeme yapabiliyorlar. Böylece oyuncular ele geçirmek veya korumak amacı ile o noktayı da ziyaret eder hale geliyorlar.
  • Dünya genelinde 7 milyon oyuncusu bulunuyor.
  • Çeşitli şehirlerde oyuncular bir araya gelerek toplantılar düzenliyorlar.
  • Oyunu oynayan kişiler için düzenli olarak haber bülteni yayınlanıyor. (Bkz. Ingress Report)

Ingress tanıtım filmini izleyebilirsiniz:

Bir sonraki Gelecek Habercisi’nde buluşuncaya dek, şimdilik hoşça kalın… Görüş ve önerilerinizi info@gelecekhane.com e-posta adresimizden bize ulaştırabilirsiniz…

İlgili Yazılar

Arama yapın