Kategori: Gelecek, Tasarım, Teknoloji

 

Eskiden nineler vardı örgü örer nakış yaparlardı, sonra bir anda bütün dünyaya salgın gibi yayıldılar.

 

Artık otobüs duraklarında, devlet dairelerinde, hastanelerde kısaca sandalye ve zamanın olduğu her yerde vardı bu ninelerden.

 

Sonra bir gün iki nine aynı yerde örgü yapmaya başlamış, birbiriyle fikir alışverişinde bulunmuşlar, yaptıklarını aralarında paylaşmışlar.

 

Nineler çok, aksine örgü örülecek mekânlar da sınırlı olunca haliyle bu tür buluşmalar dünyanın her yerinde denk gelmeye başlamış.

 

Ve zamanı gelmişti, ufak ufak topluluklar kurulmaya başlandı, bu topluluklar etkinlikler düzenler bildiklerini başkalarına duyurmayı çok severdi.

 

Eski Dilbilim kaynaklarında bu tür etkinliklere “Gün” dedikleri yazıyor.

 

Bu davranışlar yüksek derecede bulaşıcıydı, ninelerin çocukları, onların çocukları hatta onlardan sonraki nesiller bile ciddi anlamda benimsemişti bunu.

 

Ve artık zamanı gelmişti, gençler akraba ziyaretlerinde ninelerin hediye ettikleri patikler, kazakları beğenmez oldular.

 

Bunun arkasında başka bir mesele vardı, bu nesil öyle bir nesildi ki kendisini bulabildiği her araç ile ifade etmek istiyordu.

 

“Madem benden dünyada sadece bir tane var, neden giydiklerim de benim gibi olmasın?” demeye başladılar ve nineler evin salonunda “Gün” yaparken bu gençler odalarına çekilip kıyafet tasarlamaya başlarlardı.

 

Yine ninelerde de olduğu gibi birbirleriyle denk gelmeye başladılar, tabi bu internet sefer aracılığı ile, YouTube’da yaptıklarını paylaştılar çeşitli sitelerde gruplar kurdular.

 

Artık öylesine arttı ki bu gençler büyük mekânlarda etkinlikler düzenleyip yaptıklarını sergilediler.

 

 

Buraya kadar hepimiz biliyoruz hikâyeyi, peki sonrası nasıl olacak? Şöyle olabilir mi acaba?

 

Tasarladıkları ve paylaştıkları kıyafetler çok başarılı ve dikkat çekiciydi, ne yazık ki paylaşılan tasarımlar herkesin yapabileceği türden değildi.

 

Temel bir sorun vardı, bu gençler var olan kıyafetler üzerinden çalışıyorlardı, aynısını yapmak isteyen veya ufak değişiklikler yaparak bu kıyafetlere sahip olmak isteyenlerde gerekli olan o kıyafetten ne yazık ki yoktu.

 

Bu yüzden bir makine geliştirdiler, makine herkes tarafından üretilebilir olmalıydı, gençlerin yaşadığı kronik parasızlık sorunu sebebiyle de ucuz olmalıydı, aynı sebepten dolayı makine kolayca çalışır ve her yere sığacak şekilde olmalıydı.

 

Artık gençler bir adım ileri attılar ve tasarımlarını bilgisayardan yapmaya başladılar, yaptıkları tasarımları internette çeşitli platformlar üzerinden paylaşmaya başladılar, beğenenlerin ise yapması gereken tek bir şey vardı, tasarımın olduğu dosyayı makineye yükleyip gerekli ipliği bağlamak.

 

 Gerisini makine hallediyor…

 

Hikâyenin bu kısmı size çok mu uzak geliyor?

 

Öyleyse OpenKnit’e bir göz atın derim.

 

OpenKnit bir örgü örme makinesi, üretilmesi kolay ve tamamen açık kaynaklı.

 

Makinenin nasıl üretilebileceği internet üzerinden anlatılmış, maliyeti de 550 dolar civarında.

 

Şu an 3 iplik aynı anda bağlanabiliyor, bu yüzden şimdilik karmaşık örgüler yapamıyor, fakat buna rağmen sayısızca kıyafet tasarlanıbiliyor.

 

Knitic adındaki bir yazılım ile çalışan bu makinenin tasarımları http://doknityourself.com/ üzerinden paylaşılabiliyor ve indirilebiliyor.

[ef-video type=”vimeo” href=”http://vimeo.com/86987828″][/ef-video]

 

 

 

 

 

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE

 

/* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:”Normal Tablo”; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-parent:””; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin-top:0cm; mso-para-margin-right:0cm; mso-para-margin-bottom:8.0pt; mso-para-margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:”Calibri”,”sans-serif”; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-fareast-language:EN-US;}

İlgili Yazılar

Arama yapın