Kategori: Gelecek, Teknoloji

Dijital dünyalaşmaktadır. Dünyadaki pek çok canlı ve cansız unsur internete bağlanmaktadır. Aklınıza gelebilecek her şeyin üzerine bir çip takılmaktadır. Pek çok eşyaya bulut üzerinden uzaktan akıl yüklenmektedir. Bugün için genelde bu tür gelişmeleri akıllı cep telefonundan, bilgisayarımızdan alışığız. Biraz biraz akıllı evler, akıllı ofisler, akıllı fabrikalar konuşmaya başladık.

Evler akıllanınca, ekranlar büyüyünce, internet bant genişliği artınca, uzaktan görüntülü konuşma uygulamaları yaygınlaştıkça, acaba aynı salonda oturuyor gibi hissedecek miyiz? Uzaktan bayramlaşmak mümkün olacak mı? Uzaktan bayramlaşmak isteyecek miyiz? Sanki seslerinizi duyuyorum:
* Gençler: Cool! Ben isterim. Hem daha çok kişiyle bayramlaşabilirim. Hem de hiç yerimden kalkmadan, evimden çıkmadan…
* Orta Yaşlılar: Olur mu acaba? Büyükler ne der? Gitmek daha doğru olur sanki. Yok yok, biz yine gidelim, sonra üzülürler…
* Yaşlılar: Olur mu hiç öyle şey! Kucaklaşmadan, el öpmeden, bir arada olmadan, hiç bayram olur mu? Kapatın o ekranları…

Herkes haklı. Güzel olan, herkes için imkan var. Daha çok seyahat etmek isteyenler için, seyahat etmek, ucuz bilet bulmak, ucuz konaklama bulmak, artık çok kolay. Uzaktan görüşme yapmak da çok kolay. İkisinin arasını bulmak sanırım en zoru…

bayram

5 yıl sonra daha dijital olacağız, Z kuşağı gençler nasıl bayramlaşacaklarını kendileri belirleyecek.

10 yıl sonra uzaktan görüntülü görüşme son derece normal algılanacak. Ekranlar büyüyecek, görüntü kalitesi artacak. Hatta daha samimi bir deneyim yaşamak istediğimizde Oculus benzeri AR / VR gözlükler kullanarak çok daha zengin bir deneyim yaşayacağız.

20 yıl sonra Oculus tarzı teknolojiler lens gibi olup, pek çok kişinin gözünde olabilir. Sevdiğimiz her an gözümüzün önünde olabilir.

30 yıl sonra bunları konuşmaz hale gelmiş olacağız. Bunlar son derece normal, son derece olağan, son derece ucuz, son derece yaygın olacaktır. Dolayısıyla bunlar genel kullanıma girmiş, toplumsal farkındalık artmış, genel kabul görmüş olacaklardır.

50 yıl sonrasını bu gidişat bakımından hayal etmek, neredeyse imkansız. Teknoloji o kadar hızlı ilerlemekte ki, hologram mı olur, ışınlanma mı olur, başka bir teknoloji mi hayatımıza girer, kestirmek pek zor…

Ama bir de insani boyutu var. İnsan beşeri bir varlıktır. İnsana dokunmak, tenini hissetmek, sarılmak, koklamak, nefesini görmek, duymak isteriz. Bir şekilde bunlar genetik yapımızda var veya 100.000 yıllık alışkanlıklarımız arasında var. Bunlardan öyle kolayca, bir kaç nesil içinde vaz geçmemiz pek mümkün olmaz gibi duruyor.

Yani bayramlar her zamanki gibi kutlanmaya devam edecektir. Buluşacağız, sarılacağız, eller öpülecek, harçlıklar verilecek, yemekler yenilecek…

Ama imkanı olmayanlar, engeli olanlar, yeni dijital imkanlardan yararlanacaktır. Nöbet tutanlar, çalışanlar, fiziki veya farklı engeli olanlar, hastanede veya hapishanede olanlar, yurt dışında olanlar, farklı zaman dilimlerinde olanlar, vb. vb.

Bunlar için dijital bayram güzel bir gelişmedir. Onlar bu imkanı zevkle kullanacaklardır.

Son Yazılar

Arama yapın