Biyomimikri eski Yunancada “yaşam” anlamına gelen “bios” ve “taklit etmek” anlamına gelen “mimesis” kelimelerinden türetilmiş. Doğadaki modelleri taklit ederek, insan yararına kullanma anlamına geliyor.

Mimar Michael Pawlyn, Biyomimikri’yi örnek alarak tasarım yapmayı öneriyor. İnsanlığın önünde atılması gereken üç büyük adım ve değişimden bahsediyor.

  1. Kaynak verimliliğinde radikal artış
  2. Kaynakları,lineer döngü modeli yerine kapalı döngü modeli ile kullanmak
  3. Fosil yakıt ekonomisinden güneş enerjisi ekonomisine geçiş

Amazon nilüferlerinden yola çıkarak verimli bina çatıları tasarlayabileceğimizden, doğadaki polimerlerden yola çıkarak, daha hafif, daha ısı yalıtımlı malzemeler üretebileceğimizden, kartondan nasıl havyar üretilebildiğinden, lineer modelin “kısa vadeli kullanıp atmak ve kirlilik yaratmak” prensibi yerine kapalı döngü modelinin “bir organizmanın atığının, o sistemdeki başka bir şey için besin olması” prensibiyle tasarladıkları restauranttan bahsediyor.

Michael Pawlyn, özetle dünyadaki enerji ve kaynak problemlerinin çözülemez olmadığını, mühendislik bilgisiyle yaratıcılığın sınanması olduğunu özetliyor. Antoine Saint Exupery’nin sözleriyle konuşmasını bitiriyor.

“Bir gemi yapmak istiyorsanız, insalara ağaç kestirip görevler vermeyin, onlara keşfedebilecekleri uzak sahillerin özlemini ateşleyin”

giant-lily-pads-1920-1080-5040

13 dklık TED videosunu izlemenizi öneririm.

Gelecekhane’de biyomimikri hakkında yazıya burdan ulaşabilirsiniz.

Michael Pawlyn hakkında biyografiye burdan ulaşabilirsiniz.

Michael Pawlyn Arkitera dergisi röportajına burdan ulaşabilirsiniz.

 

 

 

Arama yapın