Kategori: Gelecek, İnovasyon, Teknoloji

IBM, üzerinde çalıştığı “insan beynini taklit edebilen işlemci” projesinde önemli bir aşamaya geldi. IBM Araştırma Görevlisi ve Baş Bilim Adamı Dharmendra Modha ve ekibi Science dergisine proje ile ilgili detaylı açıklamalarda bulundu.

2_1

Modha, “İşlemci mimarimizde insan beyninin çalışma şeklini ve fonksiyonelliğini gerçeklemeye çalıştık ve bunu yaparken güç tüketimini minimumda tuttuk” ifadesini kullandı. Modha ayrıca bu işlemcinin ticarileştiği zaman akıllı sensör olarak kullanılabileceğini ifade etti ve bunun da mobil iletişimde bildiklerimizi tümden değiştirecek bir açılım olabileceği üzerinde durdu. Bu bağlamda bu işlemci tasarımı IoT (Internet of Things – Nesnelerin İnterneti) için bir nevi “silikon beyin” işlevi görecektir diye düşünebiliriz.

TrueNorth kod adı verilen bu yeni işlemci 5.4 milyar transistörden oluşmakta. Tüm bu transistörler 256 milyon sinaps üretebilecek 4096 nörosinaptik merkez oluşturabiliyor. IBM ayrıca bu çip düzenini 16’lı bir formda kullanarak 16 milyon nöron ve 4 milyar sinapslık bir yapı oluşturabilmeyi de laboratuvar ortamında başardı. Bu da tasarlanan çipin/işlemcinin ölçeklenebilirlik anlamında oldukça başarılı olduğunu bizlere gösteriyor.

1970’lerde ortaya çıkan ve bilişim dünyasında oldukça kabul gören Moore Yasası, her iki yılda bir işlemci hızlarının iki katına çıkacağını öngörüyor. Görülüyor ki bu yasadan daha hızlı davranacak bir teknoloji ile karşı karşıyayız.

İnsan beyninin çalışma prensibinin genel hatlarıyla bu işlemcide nasıl uygulandığına kısaca bir göz atalım. Her nörosinaptik merkez/çekirdek dediğimiz yapının kendi bellek alanı (sinaps), işlemcisi (nöron) ve haberleşme kanalı (axon) var. Bu üçlü yapı olay güdümlü bir şekilde hareket ederek nörosinaptik çekirdeğin fonksiyonelliğini çalıştırıyor. İşlemcinin olay güdümlü çalışacak olması klasik frekans/saat tabanlı çalışma prensibini ortadan kaldırdığından güç kullanımında oldukça avantajlı bir sonuç ortaya çıkarıyor.

Geleneksel bilgisayar sistemlerinde işlemciler daha çok beynin sol bölümü gibi davranırlar. Yani işlemsel kapasite ve analitik düşünme özellikleri daha ağır basar. IBM’in bu yeni işlemci yapısında ise beynin sağ bölümü gibi davranılabilmesi amaçlandı. Bu da sezgisel, yoruma dayalı ve hayal gücü gibi özellikleri öne çıkarır. Bugüne kadar hep mantıksal düşünen bilgisayarlarımız, yeni işlemci yapısında artık duygusal düşünmeyi de başarabilecek.

2_2

Kim bilir belki de gün gelecek silikon beyin insan beyni ile aynı kapasitede ya da daha üstünde çalışabilecek. Ne de olsa akıl akıldan üstündür 🙂

Bu yeni çip/işlemci modeli mobil cihazlar ve akıllı nesneler için ufuk açıcı devrimsel gelişmelere neden olabilir. Bu işlemcinin direkt olarak bir sensör içerisinde gömülü olarak yer alması; bilişsel ve işlemsel hesaplamaların, karar verme mekanizmalarının bir bulut ağına ya da veri tabanına gönderilip işlenmesine olan ihtiyacı ortadan kaldırabilir.

IBM’in, bu çipi ticari kullanıma açma konusu ile ilgili araştırmaları ve analizleri devam etmekte. Diğer yandan bu yeni çip modeli ile uyumlu çalışacak yazılım uygulamaları (derleyiciler, destekleyici uygulamalar) da beraberinde geliştirilmektedir.

Tabii, mükemmel bir tasarıma sahip olan insan beyninin daha keşfedilmeye hazır birçok yönü var kuşkusuz. Avrupa Birliği’nin desteklediği “Blue Brain” ve “Human Brain” projeleri de temel olarak insan beynini taklit edebilmeyi, onun gibi davranmayı amaçlamakta.

Dharmendra Modha’nın konu ile ilgili bir yazısına da buradan erişebilirsiniz.

İlgili Yazılar

Arama yapın