Kategori: Gelecek, Teknoloji

Distopya ne demek bilir misiniz? Ütopya kelimesinin tam tersi anlama sahip “kara ve kötücül bir gelecek planlama” manasına gelir.Distopya öngörülerinde gercekleşmesi imkansiz gibi gözüken fakat çaba gösterdikçe gerçekleşebilecek olan düşünceleri anlatmak için kullandığımız ve genelde iyimser olan “ütopya” ya zıt olarak,kötümser senaryolar ve olumsuz bir hava hakimdir.Peki tam bu noktada yakın bir gelecekte vuku bulması beklenen teknolojik gelişmeleri ve hayatımıza etkilerini ütopya mı yoksa distopya mı olarak değerlendirmemiz gerekiyor,gelin bir televizyon dizisi üzerinden düşünelim.

Bilimkurgu,dram ve gerilim içerikli çarpıcı bir senaryoya sahip olan Black Mirror(Kara Ayna) dizisini hiç izlediniz mi bilmiyorum ama izleyenlerin benim gibi her bölüm sonrası ciddi bir şekilde etkilendiğini ve konular üzerinde düşündüğünü tahmin ediyorum.İzlemeyenler için biraz bahsedelim.Bir İngiltere yapımı olan Black Mirror,her sezonda üç bölümden oluşuyor ve her bölümünde diğerinden farklı oyuncular ve konular içeriyor.Kasım 2012’de Emmy ödüllerinde de en iyi tv filmi / mini dizi ödülünü kazandı.Temel olarak bilgi çağında ve bilgi toplumunda yaşanan hadiselerin,nasıl bir teknolojik paranoyaya neden olduğunu ve hayatlarımızı derinden etkilediğini anlatıyor.Bu anlamda dizinin ana temasına “distopya” kurgusu diyebiliriz. Dizinin fikir babası Charlie Brooker’un “Teknoloji bir ilaçsa -ki bir ilaca benziyor- yan etkileri tam olarak nelerdir?”sorgulaması üzerinden teknolojinin sebebiyet verdiği fayda ile zarar arasındaki çelişki kurgulanıyor.Burada hemen belirtelim dizinin bazı bölümleri yoğun olarak argo ve cinsellik içeriyor ki çocuklarınızla beraber izlemenizi tavsiye etmem.Fakat teknolojik gelişmelerin gelecekte ne boyutlara varacağını ve günlük yaşantımızda meydana getireceği olumsuzlukları anlamak için izlenebilir.

Black_Mirror_Logo

Dizinin bölümlerinde içerik olarak sosyal medyanın kontrol edilemeyen etkisi ve gücü kullanılarak bir başbakana bile neler yaptırılabileceği,beynimizle bağlantılı olarak göz bebeklerimize yerleştireceğimiz akıllı çipler sayesinde her anımızı kayıt altına alarak geri izleyebileceğimizi ve bunun neden olduğu paranoyak etkileri,yapay zekaya doku kaplama yapılarak çok minik detayları(gözenekler ve parmak uçları gibi) bile iki boyutlu görsel şeklinde gösteren robotlar ile ölen insanları aynı ses tonu,hafıza ve kişilik özellikleri ile tekrar yapay olarak canlandırma yapmanın beraberinde getirdiği sonuçları,bir komedyenin kumanda kolları ve sesiyle canlandırdığı küfürbaz bir çizgi karakter ile siyaset alanında kitleleri nasıl etkilediği,adaleti sağlamak için teknolojinin ortaya çıkaracağı yeni ceza çekme şekilleri ile suçluya,işlediği suçu birebir yaşatmak gibi senaryolar içeriyor.Dizinin adı da bilinçli olarak vurucu bir şekilde seçilmiş:Kara Ayna.Charlie Brooker açıklamalarında ”kara aynayı dizideki her duvarda, her masada, herkesin avucunda göreceksiniz diyor :Televizyon, monitör, akıllı telefonların soğuk, parlak ekranı.”

Burada gerçekten de sorgulanması gereken konu,akıllı telefonlarımızın siyah-dokunmatik ekranları ve diğer cihazların yüzeyleri birer kara aynaya mı dönüşecek veya çoktan dönüştü de haberimiz mi yok?Teknolojik gelişmeler bizlere sadece karanlık yüzümüzü gösteren bir ayna mı tutacak?Teknoloji hayatımıza hem keyif hem de huzursuzluk vermeye devam mı edecek?Sorgulamaya devam edelim.

Özellikle sosyal medya örneğinden ilerlersek kitleleri etkilemek ve yönlendirmek,insanlık tarihinin hiçbir evresinde bu kadar ucuz ve kolay olmamıştır.Bilinçli olarak üretilen yalan ve yanlış içerikler ile psikolojik bir savaş alanı haline gelen sosyal medya mecraları,bugün artık doğruyu yanlış veya yanlışı doğru olarak gösterebiliyor Dizinin birinci bölümündeki,İngiltere Kraliyet Ailesi’nden bir prensesin kaçırılmasıyla İngiltere Başbakanı’na yapılan şantaj ve yapılan bu şantajın sosyal medya kanalları vasıtası ile hızla yayılması,yalan içeriklerle beslenmesi ve sonucunda meydana gelen absürt yaptırım sosyal medya gerçeğini anlamamız için bizlere mükemmel bir örnek sunuyor.Ülkemiz de bunun için mükemmel bir ortam.Google Tüketici Barometresi 2014 sonuçlarına göre,Türkiye sosyal medya kullanımı konusunda dünyada ilk sırada yer alıyor.Dünya genelinde internet kullanıcılarının sosyal medya kullanım oranı yüzde 40 iken Türkiye’de yüzde 92.Ne güzel değil mi?İleride sosyal medya mecraları kullanılarak yapılacak karalama veya şantaj kampanyaları için şimdiden hazır olun ve farkındalığınızı artırın derim.

BlackMirror1x02_0604

Blackmirror’un ilk sezon üçüncü bölümünde yer alan beynimizle bağlantılı çalışan ve gözlerimize yerleştireceğimiz çipler ile her anımızı kayıt altına alarak,istediğimiz zaman tekrar başa sararak izleme hadisesinin getireceği paranoyak sonuçlar…Aslında güzel anılarımızı tekrar yaşayabilmek ve hatırlayabilmek için güzel bir teknoloji iken rahatsız edici ayrıntıları fark edebilmemize de neden olacağı için teknoloji nimet iken birden nikmet haline geliyor.Her şeyin kayıt altında olmasına fırsat sağlayacak bu teknoloji,şu an için fark edemeyeceğimiz ayrıntıları detaylı bir şekilde izleyip analiz ederek ikili ilişkilerimiz açısından korkutucu bir ortam hazırlıyor.Ve bölümün finalinde olduğu gibi kişi kendi hayatını mahvettiği için çipi vücudundan çıkarıp atıyor.Yani teknolojiyi reddediyor.Bütün yüzeylerin birer ekrana döneceği yakın gelecekte bizleri de böyle bir senaryo mu bekliyor hep birlikte göreceğiz.

Son Yazılar

Arama yapın