Kategori: Gelecek, İnovasyon, Tasarım

Günümüzde tüm yolcu uçakları ses hızının altında ve azami olarak yaklaşık 40.000 feet (12 km) irtifada çalışmaktalar. Yıllar önce meşhur Concorde ve adını daha az duyduğumuz amcası Tupolev Tu-144 gibi ses hızının üstündeki hızlarda ilerleyebilen (süpersonik) yolcu uçakları ile ticari uçuşlar yapılmış olsa da, 60’lı ve 70’li yıllarda dizayn edilmiş bu uçaklar güvenli olmadıkları için günümüzde ortadan kalktılar. Son ticari süpersonik uçuş 2003 yılında Concorde ile yapıldı. Teknolojinin inanılmaz bir hızla ilerlediği çağımızda süpersonik yolcu uçuşlarının olmaması dikkat çekici.

Eskiden süpersonik yolcu uçuşlarının hepsi, azami 60.000 feet irtifada yapılmaktaydı. Bu irtifalarda süpersonik uçuş yapmanın zorluklarından biri hava direncidir. İrtifa arttıkça, havanın yoğunluğu ve direnci azalmaktadır. Dolayısıyla süpersonik uçuşlar için hava direncinin (ve aynı zamanda kaldırma kuvvetinin) azaldığı, konvansiyonel uçuş kurallarının geçerli olmadığı alt-yörüngeler mantıklı gözükmektedir. Bu prensipten yararlanarak 2004 yılında SpaceShip One, Mach 3 (ses hızının 3 katı, 3700 km/s) hızında 112.000 km irtifada başarılı bir uçuş yapmıştı. Ancak uçak başka bir uçak tarafından çekilerek 14 km irtifaya getirilmişti.

Eğer sık hava yolculuğu yapıyorsanız (ya da Ankara, İstanbul veya İzmir’de yaşıyor ve tramvaya biniyorsanız) Bombardier’ın araçlarından birine binmiş olma ihtimaliniz oldukça yüksek. Firmanın kurucusunun torunu endüstri mühendisi Charles Bombardier yukarıda bahsettiğimiz örneklerden esinlenerek, eğer üretilebilirse devrim niteliği taşıyacak bir uçak konsepti tasarladı: Paradoxal. Paradoxal konsepti, eski ve yeni süpersonik yolcu taşıma konseptlerini birleştirerek yüzlerce yolcuyu alt-yörünge uçuşlarıyla dakikalar içerisinde uzun mesafelere taşımayı planlıyor.

Paradoxal diğer alt-yörünge uçaklarından farklı olarak, yüksek irtifaya çıkmak için roketlerini yakmadan önce Rim-Rotor Rotary Ramjet Engine (R4E) olarak tanımlanan, gelecekte kullanılacak motorlar ile, herhangi bir pistten, başka bir çekici uçağın yardımı olmadan kendiliğinden kalkacak. Kuvvetli motorlar sayesinde uçak yaklaşık 14 km irtifaya, Mach 3 hızda yerleşecek.

Tabii ki daha yüksek irtifalarda, hava oldukça inceldiği için hava soluyan jet motorlar çalışmayacaklar. Bu noktada Paradoxal, motorlara sıvı oksijen püskürtmek suretiyle motorlarını bir roket gibi kullanarak yaklaşık 70 km irtifaya yükselip parabolik bir alt yörüngeye girecek.

Alçalma esnasında ise uçak tekrar jet motorlarını çalıştıracak ve konvansiyonel bir süpersonik uçak gibi alçalacak ve iniş yapacak. İnmek için 1.8 km uzunluğunda bir pist yeterli olacak.

İlgi çekici bir nokta da, uçağa adını veren Paradoxal prensibi. Normalde uçak motorları, itkiyi hareket yönünün tersine olacak şekilde üretirler. Başka bir deyişle motorların ürettiği hava akımı uçağın arkasına doğrudur. Paradoxal ise “Long Penetration Mode (LPM)” olarak bilinen bir jet başlığı kullanacak. Bu başlıkların normal jet başlıklarından farkı, hareket yönüne doğru itki üretmeleri. Ancak süpersonik hızlarda uçağın hareket yönüne bakan yüzeylerinde şok dalgası oluştuğu için, hareket yönüne doğru üretilen itki bu şok dalgası tarafından bir ayna gibi yansıtılmakta ve net olarak normal uçaklarda olduğu gibi bir itki oluşmaktadır. Kısacası üretilen hava akımı hareket yönünde olsa da, “paradoksal” bir şekilde net hava hakımı diğer uçaklarda olduğu gibi hareket yönünün tersine olur. Bu teknoloji hava direncini ve yüzeylere binen termal yükü azaltacak.

Uçağın aynı zamanda bu sıra dışı uçuşunu destekleyecek, kanat ve gövdeyi kesintisizleştiren bir tasarımı var. Yolcular oldukça geniş bir kabinde oturtulacak ve dolaplar ve benzeri aksamlar uçağın arka tarafında olacak. Kanat ve gövde birleştiği için uçağın içi günümüzde olduğu gibi sıkışık olmayacak.

Uçuş deneyiminin en ilginç kısmı da tabii ki dışarıdaki manzara olacaktır. Uçuş sırasında dünyanın küresel şekli görünür olacak ve uçağın üzerinde bulunan kameralar sayesinde dışarıdaki manzara izlenebilecek. Hatta alçalmaya başlarken Bombardier’a göre anlık olarak ağırlıksızlık hissetmek bile mümkün.

İlgili Yazılar

Yorum Yapın

Arama yapın