Kategori: Vizyon 2050
O

nur güneşin yavaş yavaş üzerine doğmasıyla kuş cıvıltılarını dinleyerek uyandı. Esneyerek yatağından kalktı ve komidinde odacığını aydınlatan tatlı ışığın ve kuş seslerinin çıktığı küresel objeye seslendi.  

– Sabah haberleri!

Kuş cıvıltıları kesilirken ciddi bir tonda konuşan spiker sözü aldı. Bu arada Onur, ahşap panellerle ve bitkilerle modern bir şekilde dekore ettiği penceresiz odasındaki iki kapıdan biri olan banyoya doğru ilerledi. Onun yaklaşmasıyla hareketlenerek sessizce sağa kayan kapı duvarın içinde yok oldu. Onur, aynada kendisine bakarken parlak yüzey üzerinden bir yandan da maillerini kontrol ediyordu..

Bir tasarımcı olan Onur, 50 katlı bir rezidansın 27. Katında oturuyordu. Nüfus yoğunluğu artmış ve megaşehirler artık normalleşmişti. Özellikle şehirlerin işlek kesimleri bu tarz yüksek rezidanslarla bezenmişti. İçlerinde kendi parkları, bahçeleri, spor alanları, açık ofisleri ve atölyeleri bulunan bu rezidanslar aslında eskinin yüksek kulelerine çok benzemiyordu. Alışveriş merkezi konseptinden ziyade daha çok bir mahalle havasına sahip bu rezidanslar dikey şehirleşmenin ciddi örnekleriydi.

Onur’un  tek bir kişi için geniş bir oda ve kullanışlı bir banyodan oluşan dairesi yapının iç kısmında kaldığı için penceresizdi. 30 sene öncesine kadar problem olabilecek bu özellik, nefes alabilen ( yani hava filtre edebilen ) süper yalıtımlı duvarların ve geniş ölçekte gerçeklik deneyimi yaşatabilen süper ince adeta duvara işlenebilen ekranlar sayesinde artık sorun değildi, hatta belli durumlarda tercih bile edilebiliyordu.

Yaşam alanı eskiden akıllı 2050 içinse olağan sayılabilecek bir akıllılık seviyesindeydi. Dikdörtgen biçimli odanın kısa kenarlarından biri boydan boya dikey bahçeden oluşuyordu. Bina sistemine entegre olan bu bahçe hemen her dairede vardı ve rezidansın yönetim sistemine bağlıydı. Kullanıcının yapması gereken tek şey ektiği tohumun ne olduğunu sisteme girmekti.

Bundan sonra sistem gerekli suyu, mineralleri ve ışığı bitkiye otomatik olarak sağlıyordu. Ayrıca apartman sistemi bitkilerin gelişimini ve olgunlaşma sürecini takip ediyor ve hane halkı istediği zaman bu bilgilere bulut üzerinden ulaşabiliyordu.

Onur tek kişi yaşadığı için bahçesi nispeten küçüktü. Banyoda işi bittikten sonra olgunlaşmış domateslerden birkaç tane koparıp kahvaltısını hazırlamaya başladı. Domatesleri tabağına koyduğu an sağ bileğindeki ince bileklikten hafif bir sinyal sesi geldi. Bu bileklik vücudundaki sensörlerden bilgi çeken ve bunları işleyen bir alıcıydı. Domatesleri tabağına koyduğu an bileklik kendisine bunların günlük mineral ihtiyacının %50 sini karşılayacağını haber verdi.

Onur kahvaltısını bitirmek üzereyken komidinin üzerindeki objeden gelen spiker sesi gelen arama sinyali ile kesintiye uğradı. Onur oturduğu sandalyede doğrulup kimin aradığına baktı.

Objenin üzerinden çıkan küçük hologram şehirin uzak bir köşesinde oturan annesinin aradığını gösteriyordu. Onur’un aramayı kabul etmesiyle beraber annesinin neşeli sesi odanın duvarlarında çınladı:

Nasılsın oğlum? Ne yapıyorsun?

Onur gözlerini devirdi. Eğer odada başka biri olsaydı telefonu hoparlörde bıraktığı için kendine kızar ve aramayı direkt duyma implantına yönlendirirdi. Kafasını sallayıp cevap verdi:

– İyiyim anne. Birazdan ortak ofise geçeceğim. Çevrimiçi bir toplantım var, proje sunumu yapacağım.

VR sistemlerinin yaygınlaşması işyeri kavramını sanal ortama taşımada büyük rol oynamıştı. Bunun yanında VR’lara entegre arayüz sistemlerinin iyileştirilmesi de insanların bu teknolojiyi kolayca kabullenmesini sağlamıştı. Onur hızlıca cebini karıştırdı ve eski bir usb stick büyüklüğündeki bir nesneyi masanın üzerine bıraktı. Bu bir görüntüleyiciydi.

Onur’un kişisel bulutundaki 3 boyutlu proje görüntüsünü hızlıca kontrol etmesini ve üzerinde değişiklikler yapabilmesini sağlıyordu. Onur, projesinin son kontrollerini yaparken annesi devam etti.  

O zaman konuşmayı kısa tutacağım. Babanla cumartesi günü oraya gelmeyi planlıyorduk. Ama dedenin sağlık asistanı bizimle iletişime geçti, dişleriyle alakalı operasyonu yapmak için Doktor Abril cumartesi günü uygun olacakmış. Avusturya’dan çevrimiçi olacak. O yüzden planı bir sonraki cumartesiye kaydırabiliriz.

Annesiyle babası şehrin dışında nispeten küçük bir mahallede oturuyorlardı. Bulundukları şehir birden fazla şehir merkezine sahipti ve çok da homojen olmayan bir yapıdaydı. Fakat otonom araçların kullanılmasının normalleşmesiyle, bu araçların toplu taşımaya dahi uyarlanmasıyla ve 3 boyutlu haritalama ve navigasyon sistemlerinin gelişmesiyle trafik sorunu çözülmüştü. 

Anladım anne. Benim için sorun yok ama otobüs biletlerinin tarihlerini kaydırmayı unutmayın.

Tabi ki canım. Dora o işi halletti bile.

Dora annesiyle babasının ev yönetimini yapan yapay zekâ sistemine verdikleri isimdi. Bu tarz ev yönetim sistemleri son yıllarda oldukça yaygınlaşmıştı. Haneyle alakalı her şey, alışveriş listesinden, faturalara; harcamalardan, güvenliğe kadar herşeyi düzenleyip organize eden bu sistemler kişilere büyük kolaylık sağlamıştı. Onur, hologram şeklinde havada süzülen projesindeki küçük bir ayrıntıyı düzelterek cevap verdi:

Tamam anne. O zaman görüşürüz.

Görüşürüz canım. Sunumda iyi şanslar.

Onur konuşma bittikten sonra hızlıca eşyalarını toplamaya başladı. Üzerinde şimdi şehrin eşzamanlı manzarası oynayan interaktif duvarı saatin 8’e yaklaştığını gösteriyordu.

Odasından çıkmadan önce boş mekana seslendi:

Oda sıcaklığı 23 derecede sabit kalsın.

Komidindeki objeden gelen dediğini onaylayan sesi duyunca toplantı için yola koyuldu.

Kendisininkiyle beraber 6 dairenin kapılarının baktığı avlu sakin gözüküyordu. Komşuları da kendisi gibi sanal ofislerde çalışan insanlar olduğundan zaten burada birilerini görmek mucize olurdu. Avludaki hareketsizliği bozan tek şey bir köşede tembelcene dolaşan yassı temizlik robotuydu. Oldukça eski bir model olan bu robotun bu sürümü için artık güncelleme bile yapılmıyordu. Hem temizlik için robot kullanmak şu zamanda iyice gereksizleşmişti.

Gıdalar için yenilebilir zar inceliğinde ambalajlar ve diğer herşey için dikey bahçelerindeki toprağı zenginleştirmek için kullanabilecekleri faydalı ambalajlar yaygınlaşmıştı. Ayrıca yüzeylerin kir ve toz tutmasını engelleyen bir nevi kendi kendini temizlemesini sağlayan uygulamalar gelişmişti. Ortalıkta temizleyecek birşey olmayınca bu robotun gereksiz yere enerji harcaması biraz göze batıyordu. Bundan çevrimiçi apartman toplantısında bahsetmesi gerektiğini aklının bir köşesine yazdı. Ve hızlı adımlarla bütün avluların bağlandığı bir cadde genişliğindeki koridora yöneldi.

İlgili Yazılar

Arama yapın