Keşke geleceği öngörebilsek. Ne müthiş olurdu. Ne yapmak isterdiniz? Bahis oynamak, borsada yatırım yapmak, sevgililer edinmek, ailenizle daha çok vakit geçirmek. Hepsi? Hiç biri?

Ama maalesef mümkün değil. Geleceği bilemiyoruz. Belki de böylesi daha iyi.

Ama trendler yakalayabiliriz. Trendler geleceğin bir kısmını aydınlatan el fenerleri gibidir. Bir kaç tanesini ellerimize alarak önümüzü aydınlatabiliriz, nispeten emin ve güvenli adımlar atabiliriz. Ama dikkat. Yolunuzu ve istikametinizi, yani hedefinizi siz belirlemelisiniz. Trendler, teknolojiler, modalar, yenilikler amaç değildir.

Sadece bir araçtır, sizi hedefinize götürecek araçlardır, öyle olmalıdır, öyle görülmelidir, o şekilde ele alınmalıdır.
2018 yılında gündemimizi epeyce meşgul edecek on trend belirledik. Bugünlerde konuşulmaya başlandı, ama seneye çok daha fazla konuşulacak. Trendleri yakından izlemekte fayda vardır. Bazen yatırım yapılmalıdır, bazen beklenmelidir. Bazen yetkinlik geliştirilmelidir, bazen tedbir alınmalıdır. Ama hiç bir şekilde ilgisiz ve duyarsız kalınmamalıdır.

Bu sefer ne kapakta ne de önsözde ipucu vermeyeceğiz. Raporu sonuna kadar okumalısınız. En önemli trendi öğrenmek için, son sayfaya kadar ilerlemelisiniz. Hepsi önemli, ama bazıları daha önemli.

İlk üç gerçekten radikal. Bunları çok yakından takip etmelisiniz. Bunların üçüne de yatırım yapmalısınız, acilen yetkinlik geliştirmelisiniz ve sektörünüze, süreçlerinize, iş modelinize etkilerini analiz etmelisiniz. Çünkü üçü de yıkıcı etkileri olan süper keskin konular.

Yeterince heyecan uyandırabildik mi? EVET. Haydi başlayalım. İlk olarak on numaralı trend…

#10 Nesnelerin İnterneti

Her şey internete bağlanacak. Ama her şey. Hareketli ve hareketsiz olan her şey. Tüm araçlar, tüm kamyonlar, tüm uçaklar, tüm trenler, tüm park bankları, tüm sokak aydınlatmaları, tüm binalar, Ztüm mağazalar, tüm fabrikalar, tüm beyaz eşyalar, ve daha neler neler…

Canlı ve cansız olan her şey internete bağlanacak. İnsanlar, eşlerimiz, çocuklar, tutuklular, emniyet güçleri, itfaiyeciler, madenciler, ustalar, çiftçiler ve daha kimler kimler… Aynı zamanda tarım ve hayvancılık alanında büyükbaş hayvanlar, küçükbaş hayvanlar, evcil hayvanlar, koruma altında olan yaban hayvanlar ve daha neler neler…

Neden trend?

Bir şeyi (eşya veya canlı) internete bağlamak, bağlamamaktan daha akıllıca, daha ekonomik ve daha mantıklı hale gelecek. Nasıl mı?
Şu sebeplerden ötürü:

1- Her yerde internet var. Daha önce hiç bu kadar yaygın değildi, hiç bu kadar hızlı değildi, hiç bu kadar ucuz değildi. Kaldıysa bazı olmayan yerlerde, oralara da pek yakında internet gelecek.
2- Entegre devreler giderek küçülüyor, giderek ucuzluyor. Dünyanın en küçük işlemcisi bir kaç milimetre çapında. Aklınıza gelebilecek her türlü sensör var. Daracık alanda sofistike devreler oluşturmak her zamankinden daha mümkün ve çok daha ucuz.
3- Pil ömürleri giderek uzuyor. İnternete bağlanabilen, her türlü işlemi yapabilen ve bünyesinde pek çok sensörü, GPS modülü, kamera, vb. ekipmanları barındıran bir devreyi yine aynı ebatlarda küçücük bir pil 3 – 5 yıl kadar besleyebilmektedir.

Yerli ve yabancı pek çok tedarikçi, teknoloji üreticisi ve girişimci size her türlü çözümü sunabilir. Seçenek çok olması ve rekabet kalitenin ve çeşitliliğin hızlıca artmasına, iş modellerin oturmasını ve farklı sektörlerde çözümlerin gelişmesini hızlandırmaktadır.

Neden ilgilenmeli?

Etrafınızdaki her şey internete bağlanırken, siz seyirci kalamazsınız. Hangi sektör olursa olsun, elindeki canlı ve cansız unsurların hepsi bir şekilde çiplenecek ve internete bağlanacak.

Teknolojik olarak üstteki imkanlar ile aklınıza gelebilecek her şeyi internete bağlayabilirsiniz. Sensörleri sayesinde durumunu takip edebilirsiniz, üzerindeki devre sayesinde açıp kapatabilir, başka otomasyonlar ve entegrasyonlar yapabilirsiniz.

Etkileri ne olacak?

Bugünlerde Endüstri 4.0 özellikle üretim yapan sektörler için en büyük başlık. Zaten listemizde 6 nolu trend, kendi başına işlenecektir. Endüstri 4.0’dan ilham alarak lojistik sektörü, perakendecilik, hatta bankacılık ve sigortacılık dahil olmak üzere, herkes daha çok veri toplamanın peşindedir.

Örnek: Akıllı oto kasko ürünü araca takılacak küçük bir internete bağlı ‘nesne’ ile gerçekleştirilmektedir. Toplanan verilerle araç ve sürücü hakkında pek çok veri kolayca toplanmaktadır. Buna göre kasko primi azalmakta veya artmaktadır.

Ne yapmalı?

En önemli, en acil, en kritik, en değerli veya en riskli alanlar tespit edilmelidir. Buralarda çip kullanarak, uzaktan takip ederek, ne tür faydalar elde edilebileceği araştırmalı, prototipler denenmeli ve uygulamalar geliştirilmelidir. Buradan elde edilen deneyimler kurumun geri kalanına yaygınlaştırılabilir

#9 Artırılmış Sanal Gerçeklik

Mobil cihazınızı elinize alıp, kamerasını bir yere doğru yönlendirdiğinizde ekranda gördüğünüz gerçek görüntünün üzerine başka katmanlarda animasyonlar, bilgiler, filmler oynatıldığında, buna artırılmış gerçeklik denilmektedir. Eğitimden sağlığa, e-ticaretten güvenliğe kadar pek çok uygulama alanı bulunmaktadır.

Kafanıza bir gözlük, kask veya cihaz takıp, iki gözünüze ayrı görüntüler verilip, size sanal bir deneyim yaşatılıyorsa, buna sanal gerçeklik denilmektedir. Yine benzer alanlarda farklı uygulamalar görülmektedir Ama en fazla oyun ve eğlence alanında yaygınlaşmıştır.

Neden trend?

Pokemon Go fenomeni geçen sene yaz aylarında rüzgar gibi esti geçti. VR gözlükleri, uygulamaları ve oyunlar sürekli gündeme gelmektedir. Facebook önemli bir toplantıda yüzlerce insana aynı anda sanal gerçeklik gözlüğü taktırmakta ve sanal dünyaları gezdirmektedir.

Magic Leap hala ürünü çıkaramadı, ama yatırım almaya devam ediyor. Google yeni bir Glass versiyonu üzerinde çalışıyor. Microsoft Hololens ürünü ile düzenli olarak yeni uygulama alanları tanıtmaktadır. Endüstri 4.0 kapsamında farklı kasklar, gözlükler, dijital uygulamalar gündeme gelmektedir.

Görme duyumuz en güçlü algımızdır. Dolayısıyla sanal deneyimler ufkumuzu açmaktadır, algımızı geliştirmektedir. Bundan dolayı bu tür artırılmış ve sanal gerçeklik uygulamaları yaygınlaşmaya devam edecektir.

Neden ilgilenmeli?

Bir yandan işin pazarlama boyutu var. Müşteriler daha etkileşimli deneyimler arzu etmektedir. Ürünler hakkında, fiyatlar hakkında, diğerlerinin neler düşündüğü hakkında daha çok bilgi istiyorlar. Bunu da olabildiğince kolay bir şekilde görmek istiyorlar.

Diğer yandan ister endüstriyel ortamda ister ofis ortamlarında farklı uygulama alanları gelişmektedir. Çalışanlara bunların sunulması, verimi ve kaliteyi artırmaktadır, motivasyonu yükseltmektedir. Ayrıca daha az eğitim ile, daha hızlı adaptasyon ve daha öngörülebilir sonuçlar elde edilmektedir.

Etkileri ne olacak?

Dijitalleşme ilerledikçe, fiziki mekanlarda dijital zenginleştirme beklenecek. Yani elinizdeki akıllı mobil cihazı elinize aldığınızda, etrafınıza baktığınızda farklı bir şeyler görmek isteyeceğiz, bu zaman içinde sıradanlaşacak, beklenti haline gelecek. Olmaması tuhaf ve eksik olarak algılanacak. Çalışanlar, müşteriler, iş ortakları, öğrenciler, öğretmenler, hastalar, doktorlar, işçiler, çiftçiler, kısaca herkesin zaman içinde böyle bir beklentisi olacak. Zira herkesin elinde akıllı bir telefon bulunmaktadır.

Ne yapmalı?

Acaba sizin kurumunuzda bununla ilgili uygulama / kullanım alanı var mı? Acaba sizin kurumunuzda bununla ilgili uzman var mı? Acaba sizin ekosisteminizde bununla ilgili girişimci var mı? Bunlardan birinde dahi bir şeyler varsa, buradan başlanabilir. Bir problem veya fırsat tespit edilip, onunla ilgili bir uygulama geliştirilebilir. Hiç olmadı şirketin lobi / fuaye alanında müşterilerin denemesi için bir uygulama geliştirilebilir.

#8 Platform Olmak

Bazı sektörlere tek bir oyuncu şekil vermektedir, gündemi belirlemektedir. Örneğin dünya perakende sektörüne Walmart kendi başına yön vermekte, zira ölçeği çok büyümüş durumdadır. Hilton otelcilik sektörüne yön vermektedir, örnek olmaktadır.

Ancak son yıllarda bazı internet siteleri ve mobil uygulamalar ortaya çıktı. Öncelikle sosyal ağların en büyüğü olan Facebook bir arkadaşlık ortamı sağladı ve defacto standart oldu. Kendisi sadece bir platform. Ancak bugün 2 milyara yakın aktif kullanıcısı bulunmaktadır. YouTube boş bir platform, ama herkes ister birey, ister kurum, videosunu oraya yüklemektedir.

Ebay liderliğinde, sonra Amazon gücüyle, dünyada Alibaba, ülkemizde de hepsiburada, gittigidiyor, n11 gibi e-ticaret platformları yaygınlaştı. Bunlar sadece kendileri ticaret yapmıyor, e-ticaret yapmak isteyen herkese deposundan ödemesine kadar lojistik ve dijital platform sunmaktadır. Hatta bulut hizmeti vermektedir.

Son bir kaç yıldır yeni bir grup platform daha türedi. Mobil uygulamalar. En meşhurları UBER ve Airbnb. UBER taşımacılığın platformu oldu, ulaşımı bir servise dönüştürdü. Airbnb ise konaklamayı bir servis haline getiren bir platform olmuştur. Hatta iki servisin rahatsız ettiği kesimler dava açmıştır. Bazı şehirlerde kiralamak için daire sayısı ciddi miktarda azalmıştır. Diğer yandan ise UBER taksicilerin işlerini ellerinden almaktadır.

Neden trend?

Bitaksi sonrasında İstanbul’da itaksi ortaya çıktı ve yaygınlaşacaktır. Benzer şekilde kamyoncular için webnak projesi geliştirildi ve başarılı bir şekilde ilerlemektedir. Yani platform işletmeciliği giderek yaygınlaşmaktadır. İş modelleri dijitalleştikçe platform olma ihtimali artacak, yaygınlaşacaktır. Dijital kapasitesi ve yetkinlikleri fazla olanlar çok şanslı olanlar olacaktır.

Neden ilgilenmeli?

Sizin sektörde platform var mı? Siz olabilir misiniz? Başkası olursa, sizin işleriniz aynı şekilde devam eder mi? Bunları hiç düşündünüz mü?

Üstte bahsi geçen platformlar sizi etkiler mi? Etkiledi mi? İçlerinde bulundunuz mu? Hiç bulunmayı denediniz mi? Pek çok sektörde bu tür yapıların gelişeceği ve iş modelleri üzerinde önemli etkileri olacağını düşünüyoruz.

Etkileri ne olacak?

Platformlar sinerji yaratmaktadır. Platformlar üyeleri için pek çok lojistik işlemi ortadan kaldırmakta ve onların hayatını kolaylaştırmaktadır. Bundan dolayı kullanıcı sayısı hızlıca artmaktadır. Bundan dolayı da trafik çekme güçleri artmakta, işleri bünyelerinde toplama imkanları giderek gelişmektedir.

Dijitalleşen dünyanın ölçek ekonomisi yaklaşımı kendini platformlar üzerinden göstermekte ve artan şiddetle göstermeye devam edecektir.

Ne yapmalı?

Platform işini öğrenmelisiniz. Kendi sektörünüzdeki durumu inceleyip, neler olabileceği üzerine senaryolar geliştirmelisiniz. Platform siz olsanız, nasıl olurdunuz? Platform rakibiniz olsa, nasıl yararlanır veya rekabet ederdiniz? Bu soruların yanıtlarını araştırmalı, geç kalmadan aksiyona geçmelisiniz.

#7 Şeffaflaşma Sızıntılar

Şeffaflaşma bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması anlamına gelmektedir. Camdan bir evin içinde ne olup bittiği dışarıdan görülebilir. Böylece evin içindekilerin davranışları değişir, utanmayacakları, saklanmayacakları, yasak veya sakıncalı bir şey yapmayacakları şekilde yaşarlar.

Şirketler için de aynı durum söz konusu. Halka açık şirketler zaten finansal durumlarını borsaya bildirmek zorundadır. Pek çok sektör regülasyona tabiidir. Bankacılık, enerji, ilaç, vb. sektörlerde ne olup bittiğini kamu yararına devlet veya denetçi kuruluşlar kontrol etmekte ve raporlamaktadır.

Son yıllarda sürdürülebilirlik raporları yaygınlaştı, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları arttı ve bunların kamuoyu ile paylaşılması bir değer haline geldi. Marka itibarı ve değeri bakımından bunlar son derece yararlı faaliyetlerdir. Hatta bazı kurumlar verilerini açmakta (açık veri) ve sistemlerinin uçlarına API (programlama ara yüzü) sunmaktadır. Böylece girişimciler ve

Tüm bunlar bilinçli ve istekli şeffaflaştırma faaliyetleridir.

Bir de bunların dışında istek dışı şeffaflaşma faaliyetleri cereyan etmektedir. Genelde veri hırsızlığı, sahtekarlık, ispiyonluk gibi başlıklar altında, kurumların bir takım verileri ortaya çıkmaktadır. Kredi kartı bilgilerin çalınması, vergi durumların açığa çıkması veya bir takım resmi yazışmaların deşifre edilmesi gibi. Panama Papers skandalı sonrasında, bu yıl Paradise Papers olayı vuku buldu. Daha öncesinde Wikileaks ve Edward Snowden olayları dünyayı çalkalamıştı.

Neden trend?

İstekle yapılan şeffaflaşmalar artmaktadır. Tüketici bilinci ve beklentileri, devlet teşvikleri veya kanunları, marka itibarı ve değerini artırma istekleri, diğer yandan sızıntı ve saldırı korkuları, üst yönetimleri bu konuda aksiyona sevk etmektedir. Önümüzdeki yıllarda artmaya devam etmesini beklemekteyiz.

Neden ilgilenmeli?

Marka değerinizi artırmak için, bu pratik bir yol olabilir. Ayrıca ortaya koyduğunu bilgiler ve veriler girişimciler veya akademisyenler için çok değerli olabilir ve size yönelik inovasyon ile karşılaşabilirsiniz.

Diğer yandan istem dışı gerçekleşen şeffaflaşma (sızıntılar, hackleme olayları) artma eğilimi göstermektedir. Kendinizi korumanın yollarını bulmalısınız.

Etkileri ne olacak?

İstekli yapılan çalışmalar için düzenli ortamların sayısı ve çeşidi artacak. Karbon piyasaları gibi, sosyal sorumluluk veya arge harcamaları ve projeleri pazarları gibi ortamlar oluşacak.

İstem dışı durumlar için siber güvenlik harcamaları artacaktır. Kurumlar savunmaya geçecek ve kendilerini koruyacaktır. Ayrıca hackerlara karşı ve / veya tehdidin geleceği istikamete yönelik saldırı yapan kurumlar dahi olacaktır.

Ne yapmalı?

Başınıza neler gelebileceği ile ilgili ciddi bir bilinç geliştirmelisiniz. Tercihen mantıklı oranlarda ve alanlarda şeffaflaşma gündemini ve faaliyetleriniz olmalıdır. Yoksa birileri kapınızı çalabilir.

#6 Endüstri 4.0

Yeni çağdaş teknolojilerin kullanımı ile üretim faaliyeti sürekli gelişmektedir. Sanayi devriminden bu yana mekanizasyon, otomasyon ve optimizasyon sürekli artmıştır. Elektronik sistemler, robotlar ve benzeri ile verim, kalite ve sürat sürekli artmıştır.

Endüstri 4.0 bunu bir adım daha öteye götürmeyi vaat etmektedir. Süreçlerin entegrasyonu, çalışanların ve ekipmanların dijitalleşmesi, tedarik zincirlerin uçtan uca entegrasyonu sayesinde sürat daha da artacaktır. Fiziki ortamların ve eşyaların ile dijital akışların ve verilerin birlikte görüldüğü sanal deneyimler sayesinde kalite ve kontrol daha da artacaktır.

Bu sayede müşterilere daha kaliteli ürünler, servisler ve deneyimler yaşatılacak, müşteri taleplerine kişisel cevaplar ve çözümler üretilebilecek, enerji tasarrufları sayesinde gezegen korunacak. Dikkatleri üzerine çekmek için Endüstri 4.0 devrimsel bir kavram gibi konumlandırılmış olsa da, aslında evrimsel bir otomasyon ve optimizasyon sürecinin doğal bir aşamasıdır.

Neden trend?

Büyük tedarikçilerin, özellikle Alman ve Amerikan firmaların, çok fazla gündemindedir, tüm fabrikaların dönüşmesi için büyük baskı vardır. Diğer yandan rekabet avantajı elde etmek isteyen üreticiler, Endüstri 4.0 yetenekleri ile bazı dertlerini çözme arzusundalardır. Örneğin verimi artırmak için, üretim süratini artırmak için, küresel rekabete ayak uydurmak, küresel tedarik zincirlerine ve beklentilerine entegre olmak için, zaten akıllı otomasyon ve sürekli gelişen optimizasyon gereklidir.

Neden ilgilenmeli?

Bu konuda yetenek avı yaşanacaktır. Yani nesnelerin interneti konularından, robotikten veya yapay zekadan anlayan vasıflı uzman sayısı oldukça azdır, çok aranan profesyonellerdir. Bunları istihdam edebilen veya bünyesinde yetiştirebilenler şanslı olacaklardır.

Endüstri 4.0 ağır adımlarla veya hızlı bir tempoda yaygınlaşacaktır. Ama üretim sektöründe olan herkesin kapısını çalacaktır. Hazır olanlar ile olmayanlar arasında önemli bir fark yaşanacaktır. Gidişatın farkında olanlar daha avantajlı olacaktır ve bu fırsatları rekabetçi avantaja ve katma değere dönüştürecektir.

Etkileri ne olacak?

Endüstri 4.0 sanayi üretiminin verimi ve kalitesi üzerinde olumlu etkileri olacak. Muhtemelen entegre süreçler ve tedarik zincirleri nedeniyle çevre ve enerji tüketimi üzerinde de olumlu etkileri olacak. Ancak kafa karıştıran olumsuz bir durum var ki, istihdam üzerinde etkileri. Belli ki işçi kategorisindeki personele olan gereksinimleri ileri otomasyon nedeniyle zaman içinde azalacaktır. Vasıflı çalışanlara ihtiyaç artacaktır. Yapay zeka gibi teknolojiler aynı zamanda temel memurluk ve ofis işlerin de insana dayalı kalmasını azaltacak, orada da ileri yetkinlikleri olan uzmanlara olan ihtiyaçlar artacaktır. Bu dönüşümü iyi yöneten kurumlar ve toplumlar geleceğe daha sağlam adımlarla ilerleyecektir.

Ne yapmalı?

Özellikle üretim sektöründe olan kurumlar Endüstri 4.0 stratejisi oluşturmalıdır. Etkileri, olası gelecek senaryoları, kullanım alanları, yetkinlik gereksinimleri, güçlü ve güvenilir iş ortakları tespit edilmelidir. Buna göre istikamet belirlenmelidir. Endüstriyel evrim ve gelişim süreci devam edecek. Üretim yapan kurumlar mutlaka bu süreçte yer almalı, istifade etmelidir.

#5 Elektrikli Araçlar

Her otomobil markasının artık elektrikli araçları var. Bazıları çok stratejik adımlar atmaktadır, bazıları piyasada görünmek için modeller üretmiştir. Bazı ülkeler bu alanda stratejiler geliştirmiştir, somut hedefler belirlemiştir. Özellikle İskandinav ülkeleri çok iddialıdır. 2050 öncesinde fosil yakıtlardan uzaklaşmak ve içten yanmalı motorları terk etme niyetleri vardır.

İklim değişimi bakımından bu son derece elzemdir. Kişisel araçlardan, ticari araçlardan ve toplu taşıma araçlarından vazgeçmeyeceğimiz için, araçların ve toplam ulaşım / trafik sisteminin CO2 etkisini azaltmanın yolları aranmak zorundadır. Elektrikli araçlar bunun en etkin yollarından biridir.

Neden trend?

Her markanın bu alanda bir yaklaşımı ve söylemi bulunmaktadır. Otonom araçların gelişim sürecine paralel olarak motor elektrikli hale doğru evrilmektedir. Ayrıca büyük teknoloji firmaları ve yeni girişimler büyük otomobil markaları köşeye sıkıştırmaktadır.

Otomobil devleri bu girişimlerle ortak işler yapmakta veya onları satın almaktadır. Teknoloji devleri arasında patent davaları başlamıştır. Önümüzdeki yıllarda artacaktır. Aynı şekilde yetenek avı gündemdedir. En gözde mucitler ve mühendisler deneyimleri ve ekipleriyle birlikte kurumlarını sıkça değiştirmektedir.

Ülkemizde özellikle milli araba projesi nedeniyle çok konuşulacak, çok tartışılacaktır.

Neden ilgilenmeli?

Otomotiv sektörü ve yan sanayisi kesinlikle ilgilenmelidir. Zira onlar bilfiil işin içindedir. Aynı zamanda akıllı şehir işleriyle uğraşan belediyeler, tedarikçiler, düzenleyiciler, enerji sektörü (özellikle akaryakıt sektörü) pek yakından ilgilenmelidir. Zira iş modelleri değişecek, öncelikler değişecek ve büyük oranda oyuncular değişecektir.

Bu değişim ve dönüşüm içinde bertaraf olmamak için, gelişmeler yakından izlenmelidir, etki analizleri yapılmalıdır ve pozisyon alınmalıdır. Bazı kurum ve kuruluşlar için yok edici etkileri olacaktır.

Etkileri ne olacak?

Özellikle otomotiv sektörü için bu değişim sürecinin yıkıcı etkileri olacaktır. İçten yanmalı motor ve ekosisteminde iş yapan yan sanayinin geleceği hiç parlak değildir. Elektrikli motor ekosisteminde iş yapan üretici ve yan sanayi için bilakis gelecek çok parlaktır. Dönüşüm uzun sürecek. Dolayısıyla herkesin pozisyon alması ve yetkinliklerini geliştirmesi için yeterince zaman bulunmaktadır.

Ne yapmalı?

Gelişmeler yakından takip etmeli. Özellikle otomotiv sektöründe olanlar çok daha yakından takip etmelidir. Farklı gelişim hızlarına göre, farklı senaryolara göre, kendilerine olası etkileri modellenmeli, buna göre farklı stratejiler geliştirilmelidir. Ama etkileri nispeten orta ve uzun vadede kendini gösterecektir.

#4 Post Truth

Kasten yanlış haberler, doğruların inkar edilmesi, popülist propaganda, gündemi saptırmak, sesi yükseltmek, bilimi reddetmek, ve bunların tümünün sonucunda neyin doğru, neyin yalan olduğunun anlaşılmaz olduğu bir dünya yarattık.

Özellikle internet ve sosyal ağlar bu yalanların veya kasti yanlış bilgilerin yayılmasını çok kolaylaştırmış, hızlandırmış ve yaygınlaştırmıştır. Ayrıca sosyal ağların algoritmalarının çalışma mantığı itibariyle size tüketiciye doğru bilgileri değil, ticari olarak en karlı bilgileri veya medyatik olarak en çok ilgi çekecek bilgileri göstermektedir. Böylece korkunç bir girdap oluşmaktadır.

Neden trend?

2016 yılında ‘Post-Truth’ kelimesi Almanya’da yılın kelimesi seçildi. Her yıl 10 Aralık tarihinde Nobel ödülleri sahiplerine İsveç Kralı tarafından takdim edilmektedir. 9 Aralık tarihinde ise bir Nobel Konferansı düzenlenmektedir. Önemli bir konunun geleceği irdelenmektedir. Bu senenin konusu ‘Gerçeğin Geleceği’ (The Future of Truth) idi.

Pek çok ülkenin seçimlerinde popülist (ve genelde ‘aşırı’ sağ görüşlü) siyasetçiler ortaya çıkmaktadır. İnsan ayrımı yapan söylemlerin sayısı ve şiddeti giderek artmaktadır. Sosyal ağların ve siber yeraltı dünyasının etkileri giderek artmaktadır. Artık demokrasiyi ve toplumsal düzeni tehdit eden seviyelere ulaşmıştır.

Neden ilgilenmeli?

Şirketiniz hakkında, ürünleriniz hakkında, pazarlama mesajlarınız ile ilgili, projelerinizle ilgili, hatta şahıslarla ilgili yanlış haberler olabilir, kasten veya bilmeyerek size zarar verebilir. Bundan dolayı sürekli teyakkuzda olmak zorundasınız. Bireysel olarak ve kurumsal olarak toplumsal bir sorumluluk olarak doğruları söylemek, yalanları ortadan kaldırmak hepimizin görevidir.

Etkileri ne olacak?

Seçimler çok daha çetin geçecek. Popülizm yaygınlaşacak. Sosyal ağlarda kitle oyalanacak. Daha bilinçli bireyler ve kurumlar kendilerine temiz, bilimsel ve steril bir alternatif ortam kuracak. Eğer doğrular galip gelmezse, yalanla bilimi ayırt edemez hale geliriz. İşte bu durum hiç hoş olmaz.

Ne yapmalı?

Sosyal ağları takip etmek ve analiz etmek şart. Ayrıca birey olarak, birim olarak ve kurum olarak iletişim stratejilerinizi doğrular, bilim ve gerçekler üzerine kurulmalıdır.

#3 BlockchaIn

Bir blok zinciri, kriptografi kullanılarak birbirine bağlanmış ve güvenli hale getirilmiş bloklar olarak adlandırılan sürekli bir kayıt listesidir. Tasarım gereği, blok zincirler verinin tadil edilmesine karşı doğal olarak dayanıklıdır. Harvard Business Review, bunu “iki taraf arasındaki işlemleri etkin ve doğrulanabilir ve kalıcı bir şekilde kaydedebilen açık, dağıtılmış bir defter” olarak tanımlıyor. Dağıtılmış bir defter olarak kullanmak için, bir blok zinciri, genellikle, yeni blokları doğrulamak için bir protokole topluca bağlı olan bir eşler arası ağ tarafından yönetilir.

İlk blok zinciri, 2008 yılında, Satoshi Nakamoto olarak bilinen isimsiz bir kişi ya da grup tarafından kavramsallaştırıldı. 2009 yılında, tüm işlemler için kamuya açık defter olarak görev yapan bir teknoloji olarak gündeme oturdu. Bitcoin için blok zincirinin keşfi, güvenilir bir otoriteye veya merkezi bir sunucuya ihtiyaç duymadan çift harcama sorununu çözmek için onu ilk dijital para birimi haline getirdi. Bitcoin dizaynı diğer uygulamaların ilham kaynağı olmuştur.

Neden trend?

Bitcoin bugünlerde gündemin en ön sıralarında yer almaktadır. 2013 yılında da ilk çıktığı zamanlar böyle olmuştu. Sonra bir miktar yer altı dünyasına karıştılar. Bundan ötürü gündemden hızlıca düştüler. Ama 2017 yılı içinde inanılmaz bir değer artışı yaşadı ve çok ciddi bir balon oluşmuş olabilir. Balonlar ya solabilir, ya da patlayabilir. Zaman gösterecektir.

Neden ilgilenmeli?

Blockchain sadece çok popüler bir fenomen değil. Oldukça etkili bir teknoloji. Bitcoin ve etrafındaki fırtına durulduktan sonra, Blockchain teknolojisi çok daha iyi anlaşılacaktır. Nasıl kullanılabileceği algılanacak ve uygulanacaktır.

İşlemlerin çok olduğu bazı sektörlerde, mesela finans, ödemeler, tedarik zinciri, lojistik gibi, Blockchain çok hızlı yaygınlaşabilir, işin kuralları üzerinde önemli etkileri olabilir. Bunun için hazırlıklı olmakta, yetkinlik geliştirmekte ve ekosistemde yer almakta fayda vardır.

Etkileri ne olacak?

Bitcoin ve benzeri kripto paralar dünyasında büyük hezimetler ve üzüntüler yaşanacak. Hatta bazı ülkelerde düzenlemeler, belki yasaklamalar dahi görülebilir. Bu gelişmeler ışığında bir aydınlanma yaşanacak ve Blockchain teknolojisinin asıl kullanım alanları belirginleşecek ve olgunlaşan teknoloji sağlıklı ve katma değerli bir şekilde yavaş ama emin adımlarla yaygınlaşacak.

Ne yapmalı?

Çok yakından takip etmekte fayda var. Kripto paralardan uzak durmakta fayda var. Blockchain teknolojisini anlamak, organizasyonda bir veya bir kaç uzmanın vakit ayırmaları ve teknik yetkinlik kazanmaları desteklenebilir.

#2 Dijitalleşme

Dünya dijitalleşmektedir. Dijital dünyalaşmaktadır. İş modelleri üzerinde, mekanlar üzerinde, ekosistemler üzerinde, süreçler üzerinde, kısaca her şey üzerinde ciddi etkileri bulunmaktadır.

Dijitalleşme yıllardır gündemde, ve gündemdeki yerini korumaktadır. Zira dijital ekonomi sürekli büyümektedir, sürekli körüklenmektedir. Dijital inovasyon sayesinde akla gelmeyecek pek çok eşya, ortam ve iş modeli dijitalleşmektedir.

Neden trend?

Çünkü gündemde, çünkü hissedilir fark yaratmaktadır, çünkü ciddi yatırım çekmektedir, çünkü akla gelmeyecek her türlü alana doğru ilerlemekte, yayılmaktadır. Dijitalleşme sadece teknolojik bir olay değil, bir kültür ve bir zihniyet değişimidir.

Dijitalleşme deyince üç temel kavram / söylem akıllarımıza getirmeliyiz: Her şey internete bağlanacak. (Connectivity) Mobil cihazlar, giyilebilir teknolojiler, nesnelerin interneti, bulut bilişimi ve benzer teknolojiler bu söylem kapsamındadır.

İkinci söylem: Her şey akıllı hale gelecektir. İnternete bağlı her şey veri üretmektedir, küresel bulut imkanlarına erişmektedir, dolayısıyla her şey hesaplanabilir, kontrol edilebilir hale gelmektedir. Akıllı şehirler, akıllı fabrikalar (Endüstri 4.0), akıllı mağazalar, akıllı hastaneler, akıllı okullar, akıllı binalar, akıllı otoparklar, ve daha neler neler.

Üçüncü kavram ise eksponansiyel artış. Bu teknolojiler katlanarak ucuzlamaktadır, küçülmektedir, bundan dolayı hızlıca yaygınlaşmaktadır.

Neden ilgilenmeli?

‘Yazılım dünyayı yemektedir.’ (Marc Andreessen) ve ‘Gece bir endüstri şirketi olarak yatacaksınız, sabah uyandığınızda bir yazılım ve analitik şirketi olmuş olacaksınız.’ (Jeffrey Immelt) Dijitalleşme her sektör üzerinde radikal etkileri bulunmaktadır. Gelir kaybı yaşamamak için, oyun dışı kalmamak için, tam aksi büyümek ve rekabet gücünüzü artırmak, yeni gelir ve iş modelleri kurgulamak için dijitalleşmeye odaklanmalısınız.

Etkileri ne olacak?

Kitap e-kitaba dönüştüğünde baskı ortadan kalmakta, sevkiyat, depolama, mağaza, gibi kavramlar ve süreçler ortadan kaybolmaktadır. Kitap okumak istediğinizde mobil cihazınızdan tuşa bastığınızda, parmak izinizle ödemesini yaptığınızda, dünyanın tüm kitapları parmağınızın ucundadır. Aynısı müzik için geçerlidir. Taksi çağırmak, gittiğiniz şehirde bir oda kiralamak, bankanıza ulaşmak ve daha neler neler. Bu etkileşimler esnasında başka hiç bir ortamda mümkün olmadığı kadar çok veri toplama imkanınız bulunmaktadır. Onları da ayrıca değerlendirebilirsiniz.

Ne yapmalı?

Kesinlikle bir dijitalleşme stratejisine ihtiyacınız vardır. Bu stratejiyi icra etmenize ışık tutacak bir yol haritası çok yararlı olacaktır. Bu işlerden bir üst düzey yönetici sorumlu olmalıdır (CDO). GelecekHane’nin Dijitalleşme Çerçevesi bir rehber olarak kullanılabilir.

#1 Yapay Zeka

Yapay zeka herkesin dilinde. Stephen Hawking’den Elon Musk’a kadar, Putin’den Cem Yılmaz’a kadar. Demek ki artık bir numaralı gündemimizdir. Neden mi? Zira çok keskin bir bıçak. Ya hepimizi yok edecek, ya da hepimizi kurtaracak. Biz ikincisinin savunucusuyuz. Belki sadece bir temenni.

Neden trend?

2012 yılında çok önemli bir gelişme oldu. Yapay zeka bilim insanları derin öğrenmeyi keşfettiler. Akabinde Google bazı şirketleri satın aldı. Bunun üzerine büyük teknoloji ve internet devleri arasında bir silahlanma yarışı başladı.

Ülkemizde 2016 yılında GelecekHane’nin Dijital 2.0 konferansının konusu yapay zeka idi. Daha pek kimse konuşmuyor iken, gündeme almıştık, Türkiye’deki başarılı projeleri ve girişimcileri tanıtmıştık. Zaten 2016 ve 2017 trend raporlarında da yapay zeka ilk on arasındaydı. Mayıs 2017’de Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi kuruldu (www.turkiye.ai). Artık yapay zeka herkesin en önemli gündemi haline geldi, hangi sektör olursa olsun.

Neden ilgilenmeli?

Yapay zeka pek çok alanda radikal kabiliyetler vaat etmektedir. Chat botlar çok hızlı yaygınlaşacak gibi görünmektedir. Görüntü işleme kabiliyeti farklı alanlarda ilginç yetenekler sunmaktadır. Perakende de envanter, ziyaretçi analizi, sepet analizi, otomatik ödeme ve çıkış, ürün eşleştirme ve tavsiyeleri gibi. E-ticaret için mobil cihazdan görüntü araması sayesinde aradığınız ürünü bulmak gibi. Diğer yandan güvenlik, kalite kontrol, otonom araçlar, vb. alanlarda pek çok proje ve uygulama geliştirilecektir.

Ses tanıma işin başka bir boyutu. Siri, Cortana ve son zamanda özellikle Amazon Echo ile sesli etkileşim oldukça popüler hale geldi. Ülkemizde de pek yakında bir ses tanıma cihazı piyasaya sürülecek. Sesli etkileşim kendi başına yeni bir mecra, yeni bir kanal haline geldi, gelecek.

Etkileri ne olacak?

Kısa vadede pek çok proje yapılacak. Burada kritik olan doğru uygulama alanlarını bulmak, bir de doğru yetkinlikleri bulmak. Bunun için acilen yapay zeka geliştiricileri yetiştirilmelidir. Girişimciler ve akademik dünya ile ilişkiler geliştirilmelidir. Yönetim seviyesinde bir farkındalık oluşturmak ve yapay zeka ile yapılabilecekler üzerine ufuk turları düzenlenmeli, potansiyel alanlar tespit edilmeli ve bunlara yönelik projeler üretilmelidir.

Orta vadede yapay zekayı iyi kullananlarla kullanamayanlar arasında ciddi rekabet farkı oluşacaktır. Yapay zeka ayrıştırıcı ve çok kritik bir yetkinlik haline gelecektir, hangi sektörde olursanız olun.

Uzun vadede (10 yıl ve sonrası) istihdam üzerindeki etkileri çok ciddi hissedilecek, toplumsal olarak yapay zekayı anlayan ve benimseyenler ile etkilendiğinden ötürü nefret edenler gibi iki kutup oluşacak.

Ne yapmalı?

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifini takip etmelisiniz, üye olmalısınız, istifade etmelisiniz.

www.turkiye.ai

İLETİŞİME GEÇİN

Gelecek hakkında konuşalım.

Aramak için bir kelime yazın

X

Arkadaşınızla paylaşın.